Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/16255 E. 2007/320 K. 18.01.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/16255
KARAR NO : 2007/320
KARAR TARİHİ : 18.01.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı, davalı … müdahil Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili 21.10.1965 tarih 18 nolu 38.000 m2 yüzölçümündeki tapu kaydının gittisi olan Mart 1981 tarih 1 nolu tapuda müvekkili adına kayıtlı olan taşınmazın 1979 yılında yapılan kadastro çalışmasında 1933 parsel olarak tesbit edildiğini, ancak aynı taşınmazın yörede daha önce 1937 yılında 2613 sayılı yasa gereğince yapılan kadastro çalışmasında 270 parsel olarak tespit edilmesi üzerine 2. kez yapılan işlemin yok hükmünde olması nedeniyle iptal edildiğini, 1994 yılında yapılan kadastro çalışmasında 2385 parsel altında 348 m2’lik taşınmazın davacı adına tespit edilerek kesinleştiğini, ancak geriye kalan 37.652 m2’lik bölümün adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında Orman Yönetimi davaya müdahil olarak katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı gerçek kişinin davasının reddine, müdahil Orman Yönetiminin davasının kabulü ile A harfli (eski 1933 nolu parsel) 37.652 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi, davalı … müdahil Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Yörede 1948 ve 1975 yıllarında yapılan orman kadastro çalışması, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1-Davacı gerçek kişi ve davalı Hazinenin temyiz itirazları yönünden; toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından dava konusu olan (eski 1933 parsel ) A harfli 37652 m2 yüzölçümündeki taşınmazın yörede 1979 yılında yapılan arazi kadastro çalışmalarında önce dava dışı … … adına tesbit edildiği, daha sonra kadastro mahkemesinin 30.09.1985 tarih 1985/211-137 sayılı ilamı ile yörede 2613 sayılı yasa gereğince 1937 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında bu taşınmazın 270 parsel olarak tesbit gördüğü, yapılan işlemin 2. kadastro çalışması olduğu gerekçeleri ile kadastro tesbit tutanağının iptal edildiği, ancak 1994 yılında yeniden yapılan kadastro çalışmasında bu defa aynı yer ile ilgili olarak kadastro tespit tutanağının düzenlenmediği, çekişmeli taşınmazın Çetili devlet ormanı olarak bırakıldığı ,bu çalışmada davacının dayandığı 21.10.1965 tarih 18 nolu tapu kaydının (27.02.1956 tarih 47 nolu 76.000 m2 yüzölçümündeki … 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1946/198-1953 /189 sayılı ilamı ile izale-i şuyu kararı gereğince oluşan, üç hududu sahibi senet, bir hududu … olan) çekişmeli taşınmaza komşu olan ve davacı adına 348 m2 yüzölçümünde tesbit edilen 2385 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğü, davacı

gerçek kişinin açmış olduğu kadastro tispitine itiraz davasının kadastro mahkemesinin 10.2.1999 tarih ve 1997/251-20 sayılı ilamı ile husumetten red edildiği, aynı tapu kaydından gelen 21.10.1965 tarih 19 nolu tapu kaydının çekişmeli taşınmazın güneyinde bulunan 1815 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğü, … 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.09.1971 tarih 1958/536-635 sayılı kararı ile 21.10.1965 tarih 19 nolu tapu kaydının kapsadığı alanın orman sırları dışına çıkarıldığı, çekişmeli taşınmaz ile ilgili olarak orman sınırları dışına çıkarılma hususunda bir karar bulunmadığı, çekişmeli (A) harfli taşınmazın 1948 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı saptanmakla davalı … ile davacı gerçek kişinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
2-Müdahil davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarına gelince :
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece gerçek kişinin açtığı davanın REDDİ ve müdahil Orman Yönetiminin davasının kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; H.Y.U.Y.’nın 417. maddesine göre yargılama harç ve masrafları davada haksız çıkan taraftan alınır. Haksız çıkan tarafa yükletilecek olan yargılama harç ve masrafları hem davayı kazanan tarafın daha önce peşin olarak ödediği (m. 416), hem de Devlete ödenmesi gereken karar ve ilam harçlarıdır (m. 423). Ayrıca, davayı kazanan taraf, davasını bir vekille temsil etmişse haksız çıkan taraf yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinden de sorumlu olur (m. 423/6). Somut olayda; müdahil Orman Yönetimin davasının kabulüne karar verildiğine göre, harç ve vekalet ücretinin aleyhine hüküm kurulan davacıya yükletilmesi gerekirken harcın müdahil Orman Yönetiminden alınması ve idare lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Sonuç:1-) Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacı gerçek kişi ve davalı Hazinenin temyiz itirazlarının REDDİNE;
2-) 2.bentte açıklanan nedenlerle, hükmün 2. maddesinin 2. ve 3. fıkraları tamamen kaldırılarak; bunun yerine, müdahil İdare tarafından yatırılan 69.00.-YTL. peşin harç ile “Orman Yönetimi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 400.00.-YTL vekalet ücretinin davacı gerçek kişiden alınarak müdahil Orman Yönetimine ödenmesine, bakiye 206.40-.YTL.nisbi ilam harcının davacıdan alınarak Hazine’ye irat kaydına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.U.M.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine 18/01/2007 günü oybirliği ile karar verildi.