YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/14754
KARAR NO : 2006/2530
KARAR TARİHİ : 28.02.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11/03/2004 tarih ve 2003/10749- 2004/1985 sayılı bozma kararında özetle; ” Çekişmeli … Mahallesi 284 ada 2 parselle ilgili olarak yapılan araştırmanın yeterli olmadığı açıklandıktan sonra kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanakların usulünce uygulanması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu parselin davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen, bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Mahallesinde 1966 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun varlığından söz edilmekte ise de, Dairede aynı gün incelemesi yapılan ve aynı mahallede bulunan bir kısım parsellerle ilgili dava dosyalarından bu yerde 1965 yılında seri bazında orman kadastrosunun yapıldığı, bu nedenle … Mahkemesinde bir kısım yerlerde çalışma yapıldığı, bir kısım yerlerde ise yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu husus aydınlatılmadığından uyuşmazlığın çözümünde kesinleşen orman kadastro harita ve tutanaklarının mı yoksa kesinleşen orman kadastrosu bulunmayıp memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarının mı uygulanması gerektiği bilinememektedir.
Her iki hale göre de; hükme esas alınan orman bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Orman tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp değişik açı ve uzaklıklarda en az 4-5 OTS noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu, kesinlen orman kadastrosu yok ise, bu kez yöreye ait en eski tarihli ve orjinal renkli (elle boyama olmayan) memleket haritası ile çekişmeli parseli geniş çevresi ile birlikte gösterir pafta örneğinin ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine ablike edilerek konumu duraksamaya yer vermeyecek bir biçimde saptanmamıştır.
Bu nedenle rapor denetlemeye elverişli değildir.
Mahkemece dava tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun bulunup bulunmadığı kesin biçimde araştırılıp sonucuna göre yukarıda açıklanan yöntemle ya kesinleşen orman kadastro harita ve tutanaklarının ya da memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarının uygulanması suretiyle taşınmazın niteliğinin belirlenmesi zorunludur.
Kaldı ki; Dairemizin 11/03/2004 tarih 2003/10749- 2004/1985 sayılı bozma kararına konu olan yerel mahkeme kararına göre, çekişmeli yerin C1 ve C2 olarak nitelendirilen bölümleri ormandır. Bu kararı yalnızca Hazine temyiz etmiş olup, davalı gerçek kişilerin temyiz itirazları bulunmamaktadır.
Bu durumda C1-C2 kesimlerinin orman olma olgusu kesinleşmiş, bu yön Hazine lehine kazanılmış hak niteliği almıştır. Bu yönün gözardı edilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 28/02/2006 günü oybirliği ile karar verildi.