YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/14697
KARAR NO : 2006/2595
KARAR TARİHİ : 28.02.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02.06.2005 gün ve 2005/2719 – 7300 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece, resmi belgelerin uygulamasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurulu raporuyla kabule konu çekişmeli taşınmaz bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğunun ve davacılar ile katılanlar yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle adlarına tesciline karar verilmişse de, dosyadaki tüm bilirkişi rapor ve krokileri dikkate alındığında kabule konu çekişmeli taşınmaz bölümlerinin, gerek geometrik şekli gerek komşuları gözetildiğinde, etrafındaki eylemli orman alanları ile ayırıcı unsur bulunmayan, orman içi açıklığı olduğu, Bu bölümlerden bazılarının sınır olduğu … yüzölçümlü dava dışı kadastro parsellerinin kadastro tesbitlerinin itirazsız kesinleşmiş olmasının, çekişmeli bölümlerin orman içi açıklığı olma özelliğini değiştirmeyeceği, 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinin, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermediği, orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacağından, bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacağı, ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu bulunmadığı; zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayıldığı, 17. maddede tanımı yapılan olgunun, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ içerdiği ve amacın, ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAK olduğu, bu itibarla, dava konusu taşınmaz bölümlerinin eski tarihli memleket haritasında açık alanda gözükmesinin bu olguyu değiştirmeyeceği, Dairemizin bu yoldaki kararlarının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsendiği ve yerleşik kararlar halini aldığı, [Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.12.1997 gün ve 1997/20 – 830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20 – 808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20 – 665/614 sayılı kararları], bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak bulunmadığı, dolayısıyla bu yollarla 2005/14697 – 2006/2595 -2-
ormandan … kazanımından söz edilemeyeceği, değinilen yönler gözetilerek, çekişmeli 101 ada 311 sayılı parselin değişik bölümlerine ilişkin tüm davaların reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davaların reddine ve dava konusu parselin tesbit gibi orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve davalılar Orman Yönetimi ile Hazinenin zorunlu dava arkadaşı oldukları, red nedeninin aynı olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifeleri gereğince Orman Yönetimi ve Hazineye tek vekalet ücreti verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 28/02/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.