YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17438
KARAR NO : 2009/2351
KARAR TARİHİ : 16.02.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak … Köyü, …. mevkiinde bulunan yaklaşık 1.5 dönümlük taşınmazının orman sınırları dışında ziraat alanı olmasına rağmen kadastro çalışmaları sırasında burada bulunan diğer … arazileri ile birlikte unutularak tespit dışı bırakıldığını, taşınmazın adına tescili talebi ile kadastro müdürlüğüne husumet yönelterek dava açmış, daha sonra Hazine ve Orman Yönetimini davaya dahil etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, (A) ile gösterilen taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 26.10.2006 havale tarihli dava dilekçesinde Tapu Kadastro Müdürlüğünü hasım göstererek dava açmış, daha sonra Orman Yönetimi ve Hazineyi davaya dahil etmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro çalışmaları sırasında tespit dışı bırakıldığı ileri sürülen taşınmazın tapuya tesciline ilişkindir. Tapu Kadastro Müdürlüğüne husumet yöneltilerek dava açılmıştır. Bu tür davalarda Tapu Kadastro Müdürlüğüne husumet yöneltilemeyeceği gibi Hazine ve Orman Yönetiminin sonradan davaya dahil edilerek yargılamanın sürdürülmesi mümkün değildir. Davacı tarafından Hazine, Köytüzelkişiliği ve Orman Yönetimine husumet yönelterek Medeni Yasanın 713. Maddesi hükmüne göre dava açılabilir. O halde; mahkemece davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 16/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.