Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/17567 E. 2009/19981 K. 30.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17567
KARAR NO : 2009/19981
KARAR TARİHİ : 30.12.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve dahili davacı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacılar …, … ve … … 25.07.2007 tarihli dilekçeleriyle, davalı Hazine adına tapuda kayıtlı … Köyü 101 ada 806 parsel sayılı taşınmazın üzerinde murisleri … … yapmış olduğu, onun ölümüyle mirasçılarına intikal eden 4 katlı ev bulunduğunu, bu taşınmazın Haine adına tapuya tescil edildiği sırada, evin … … ait olduğunun beyanlara yazılmadığını, bu nedenle bina Hazineninmiş gibi işlem gördüğünü, taşınmazın üzerindeki sözü edilen bu 4 katlı evin … … olduğunun tesbitine karar verilmesini istemişler, 10.10.2008 havale tarihli dilekçeyle de, davarlını ıslah ederek, parsel üzerindeki 4 katlı binanın murisleri … … ait olduğunun, tapu kaydını beyanlar hanesine yazılmasını istemişlerdir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı ve dahili davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre tapuda Hazine adına kayıtlı olan taşınmaz üzerindeki evin davacılar murisine ait olduğunun tapunun beyanlar hanesine yazılmasına ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 10.08.1989 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan 2/B madde uygulaması vardır.
… Köyünde 2003 yılında yapılan genel kadastroda 101 ada 806 parsel sayılı 1639 m2 yüzölçümündeki kargir ev ve arsası nitelikli taşınmaz, her ne kadar …’nin zilyetliğindeyse de, bu kişinin taşınmazın adına tescili istemiyle açtığı davanın, zilyetlik koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 1999/317 Esas ve 1999/348 sayılı kararın kesinleştiği, aynı taşınmazın adına tescili istemiyle Hazinenin açtığı davanın ise Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2003/42 esaslı dosyasında devam ettiğinden söz edilerek 3402 Sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince … halinesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 30.12.2003 gün ve 2003/42-422 sayılı, görevsizlik kararının kesinleşmesiyle, dava dosyası ve tutanak aslı … Kadastro Mahkemesinin 2004/72 Esasına kayıtlı dava dosyası üzerinde birleştirilmiş, yapılan yargılama sonunda … 1. Kadastro Mahkemesinin 27.07.2004 gün ve 2004/72-156 sayılı kararı ile Hazinenin davasının kabulüne ve taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiş, kararın temyiz edilmeden kesinleşmesiyle 05.10.2004 tarihinde Hazine adına tapuya tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve davacı gerçek kişilerin murisi … tarafından Hazine aleyhine Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince çekişmeli taşınmazın tapuya tescili istemiyle açılan davanın, taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilecek yerlerden olmadığının belirlendiği gerekçesiyle reddine ilişkin … Asliye 1. Hukuk Mahkemesinin 24.11.1999 ün ve 1999/317-348 sayılı kararının Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği, bu kararın davacılar aleyhine Hazine yararına, taşınmazın zilyetlikle edinilemeyecek yerlerden olduğuna ilişkin kesin hüküm oluşturduğu, çekişmeli taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle Hazine tarafından köy tüzel kişiliği aleyhine açılan tescil davası görülürken, çekişmeli taşınmaz için … köyü 101 ada 806 parsel sayısı ile tesbit tutanağı düzenlendiği, Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 30.12.2003 ün ve 2003/42-422 sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın Kadastro Mahkemesine gönderildiği, parselin Hazine adına tapuya tesciline ilişkin Kadastro Mahkemesinin 27.07.2004 gün ve 2004/72-156 sayılı kararının kesinleşmesiyle Hazine adına tapuya kayıt edildiği, tasfiye yasası olan 3402 Sayılı kadastro Yasasının 33/son maddesinde genel nitelik arz eden ve kadastronun kesinleşmesinden sonra da uygulanabilecek hükümler sayılırken, içinde muhdesata ilişkin aynı yasanın 19/2 maddesi sayılmadığından, bu hükmün genel mahkemelerce uygulanamayacağı, Hazinenin onayı olmadığı için medeni Yasanın 1012 maddesinin uygulama olanağının da bulunmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişilere yükletimesine 30/12/2009 günü oybirliği ile karar verildi.