YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4199
KARAR NO : 2008/6147
KARAR TARİHİ : 21.04.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 156 ada 1, 129 ada 3, 156 ada 3, 180 ada 16, 159 ada 4 ve 159 ada 2 parsel sayılı sırasıyla 1392.70 m2, 348.96 m2, 3581.23 m2, 5482.39 m2, 2902.89 m2 ve 972.06 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazlaarın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 156 ada 1 ve 129 ada 3 parsel ile 156 ada 3 nolu parselin A=600.18 m2 ve B=263.97 m2, 180 ada 16 nolu parselin A=628.85 m2, B=1215.04 m2, 159 ada 4 nolu parselin B=1931.81 m2’lik kısmın orman niteliği ile Hazine adına, 150 ada 2 nolu parsel ile 156 ada 3 parselin kalan 3638.50 m2, 180 ada 16 parselin kalan 2717.08 m2 ve 159 ada 4 parselden kalan 971.08 m2’lik kısımların tesbit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından 156 ada 1 ve 129 ada 3 nolu parsel dışındaki parsellere yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 04.04.2002 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
1) İncelenen dosya kapsamı ve kararın dayandığı gerekçeye ve 180 ada 16 parsel sayılı taşınmazın uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada kısmen orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, Orman Yönetiminin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Çekişmeli 159 ada 2 ve 4 parsel sayılı taşınmazlara komşu 159 ada 1 ve 3 parsel sayılı taşınmazların hükmen orman olduğu ve Dairenin 2008/1008 esas sayılı ilamı ile eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine iade edildiği, bu hali ile 159 ada 1, 2, 3 ve 4 nolu parseller bir bütün olarak değerlendirildiğinde etrafı 191 ada 1nolu orman parseli ile çevrili orman içi açıklık niteliğinde olduğu, ayni şekilde çekişmeli 156 ada 3 parsel sayılı taşınmaza komşu 156 ada 1 nolu parselin mahkemenin ayni dosyası ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, komşu 156 ada 2 ve 4 parsel sayılı taşınmazların hükmen orman olduğu ve dairenin 2008/1008 esas sayılı ilamı ile eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine iade edildiği, bu hali ile çekişmeli 156 ada 3 parsel sayılı taşınmazın etrafı hükmen orman olan 156 ada 1, 2 ve 4 nolu parseller ile orman vasfı ile hazine adına tespit edilen 191 ada 1 nolu orman parseli ile çevrili orman içi açıklık niteliğindedir.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan toprak kazanımından söz edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacı … yönetiminin davasının tamamen kabulü ile 156 ada 3, 159 ada 2 ve 4 parsel sayılı taşınmazların orman vasfı ile hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, dava konusu taşınmazların kısmen özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı … Yönetiminin 180 ada 16 nolu parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parsele yönelik hükmün ONANMASINA,
2. bentte açıklanan nedenlerle davacı … Yönetiminin 159 ada 2 ve 4 nolu parseller ile 156 ada 3 parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu parsellere yönelik olarak BOZULMASINA 21/04/2008 günü oybirliği ile karar verildi.