YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4904
KARAR NO : 2007/6794
KARAR TARİHİ : 24.05.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 178 ada 1 parsel sayılı 2658.12 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile … ve … …, 178 ada 2 parsel sayılı 236.56 m2 yüzölçümündeki taşınmaz arsa niteliği ile davalı köy tüzelkişiliği, 177 ada 1 parsel sayılı 123.99 m2 yüzölçümündeki taşınmaz arsa niteliği ile …, 189 ada 20 parsel sayılı 85.44 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kargir ev niteliği ile …, 189 ada 19 parsel sayılı 104.68 m2 yüzölçümündeki taşınmaz arsa niteliği ile …, 189 ada 18 parsel sayılı 608.76 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 4 katlı kargir ev niteliği ile …, ahşap ev ve arsa niteliği ile …, 189 ada 16 parsel sayılı 1596.13 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile davalı köy tüzelkişiliği, 189 ada 15 parsel sayılı 1981.29 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile …, 189 ada 14 parsel sayılı 7849.96 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile … …, 188 ada 29 parsel sayılı 336.66 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bahçe niteliği ile … …, 188 ada 28 parsel sayılı 3064.17 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile …, 188 ada 27 parsel sayılı 2251.32 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile … Bulut, 188 ada 26 parsel sayılı 3732.83 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile …, 188 ada 25 parsel sayılı 2086.04 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile Nazim …, 188 ada 24 parsel sayılı 1841.44 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile Salim …, 188 ada 23 parsel sayılı 4061.22 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile …, 188 ada 22 parsel sayılı 4239.12 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile …, 188 ada 21 parsel sayılı 3943.04 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile … …, 188 ada 20 parsel sayılı 1913.07 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile … …, 188 ada 19 parsel sayılı 3702.17 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile davalı köy tüzelkişiliği, 188 ada 12 parsel sayılı 4445.10 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile …, 175 ada 2 parsel sayılı 130.90 m2 yüzölçümündeki taşınmaz arsa niteliği ile … …, 175 ada 1 parsel sayılı 199.94 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 5 katlı ev, ahşap kiler, samanlık ve arsa niteliği ile … adlarına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden, … ve taşlık nitiğinde olduğu, 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddesindeki koşullarının oluşmadığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 178 ada 2, 189 ada 16 ve 19 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tapuya tesciline, diğer parseller yönünden de reddine, tesbit gibi davalılar adlarına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki, davacı Hazine … Köyünde bulunan 23 adet davalılar adına tesbit edilen taşınmazların taşlık ve … niteliğinde olduğu, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17.maddesindeki koşulların davalılar yönünden gerçekleşmediği iddiası ile bu davayı açmıştır. Mahkemece mahallinde yapılan keşifte uzman ziraat ve fenni bilirkişiler marifeti ile keşif yapılarak hüküm kurulmuştur. Ancak çekişmeli taşınmazların paftadaki konumları göz önüne alındığında bu taşınmazların orman olarak tesbit edilen taşınmazlara hudut oldukları anlaşılmakta olup, yörede kesinleşen orman kadastro çalışması bulunmadığına göre çekişmeli taşınmazların resmi belgelerdeki konumlarının belirlenmesi, orman niteliğinde olup olmadıkları hususunda uzman bilirkişiler ile inceleme yapılması gerekmektedir.Taşınmazların orman niteliğinde olmadıkları belirlendiğinde ise hazine bu davada çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17 maddesindeki koşulların oluşmadığı iddiası ile bu davayı açtığına göre zilyetlikle kazanılması koşullarının bulunup bulunmadığının da araştırılması gerekir.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Bu nedenle mahkemece öncelikle çekişmeli taşınmazlara tüm yönlerden komşu olan taşınmazlara ilişkin kadastro tespit tutanaklarının onaylı örnekleri (kesinleşmiş iseler kesinleşme şerhini içeren, itirazlı iseler itirazlı oldukları belirtilerek) dayanakları ile birlikte ,varsa davalıların dayandıkları tapu veya vergi kayıtları dosyaya getirtilmeli, en eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafı ve amenajman planları ilgili yerlerden getirtilip,önceki bilirkişiler dışında bir uzman orman mühendisi ,bir ziraat mühendisi ve … elemanı aracılığı ile yeniden yapılacak keşifte çekişmeli taşınmazlar ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; orijinal-renkli memleket haritası ölçeği kadastro paftası ölçeğine çevrildikten sonra yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunun yalnız büro incelemesi ile değil, uygulama ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili rapor alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan yönteme göre yapılacak araştırma sonunda, parselin resmi belgelerde ve eylemli durumda orman niteliğinde olmadığı anlaşılırsa, bu defa davalı gerçek kişiler ile önceki zilyetleri yönünden 3402 sayılı yasanın 14. ve 17. maddelerindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı; imar ve ihya üzerinde durulup, Yukarıda açıklanan yönteme göre yapılacak araştırma sonunda, parselin orman olmadığı anlaşılırsa, bu defa davacı gerçek kişiler ve müşterekleri yönünden 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı; imar ve ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden varsa davalıların bildireceği deliller ile tanık beyanlarına ve yerel bilirkişi beyanlarına başvurulmalı; parselin öncesinin ne olduğu, imar ve ihyanın varsa hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyedliğin hangi tarihte başlayıp kimler tarafından ne biçimde sürdürüldüğü, davalı yerlerdeki bu kullanımın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların imar-ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı; ziraat mühendisinden, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsü, … yapısı ve kullanım biçim ve süresi konularında ilmi verilere dayalı rapor alınmalı; davalıların ve önceki zilyetlerinin belgesiz zilyetlik yoluyla kazandıkları … olup olmadığı, varsa cinsi ve miktarı tapu sicil ve kadastro müdürlüklerinden çekişmeli taşınmaz dışında, başka taşınmazlar için salt zilyedlik nedenine dayalı olarak açtıkları bir başka tescil davalarının bulunup bulunmadığı, Mahkemeler Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup tespit edilmeli; tüm kanıtlar toplanıp birlikte değerlendirilmeli; oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Belirtilen hususlar gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 24/05/2007 günü oybirliği ile karar verildi.