YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6913
KARAR NO : 2023/3106
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Yasa’ya muhalefet
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 30.01.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un ( 6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü ve 54 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, uzmanlık raporuna göre suça konu silahın 6136 sayılı Kanun hükümlerine göre yasak nitelikte olduğunun tespit edilmesi nedeniyle sanık hakkında mahkûmiyet karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay; sanığın 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak nitelikte silah bulundurduğu iddiasına ilişkindir.
2. Dava dosyası içerisinde bulunan 13.07.2015 tarihli yakalama ve el koyma tutanağında, Diyarbakır Havaalanı Yolcu Girişi Noktasında yapılan üst ve bagaj araması sırasında, sanığın bagajındaki görüntüden şüphe edilmesi üzerine, sanığın bagajındaki suça konu tabanca ve şarjörü rızası ile görevlilere teslim ettiği hususu belirlenmiştir.
3. Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen 22.07.2015 tarihli raporda, suça konu silahın 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak nitelikte olduğu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın bagajında ele geçen silahın kriminal rapora göre, 9 mm çaplı ses ve gaz fişeği istimal eden, yarı otomatik tabanca olduğu, gaz ayırıcı parçasının bulunmadığı, ses ve gaz fişeklerinin renkli plastik parçalarının üzerine veya bu plastik parçalar çıkarılarak saçma tanesi, kurşun, metal küre vb. yerleştirilmek suretiyle tadil edilerek özel nitelik kazandırılmış fişekleri de istimale elverişli olduğu, gaz ayırıcı parçasının sonradan aletli bir müdahale ile çıkarıldığı ve namlusu üzerinde değişiklik yapıldığı, silahın orjinal halini muhafaza etmediği, 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak nitelikte olduğu tespit edilmiştir.
Sanıktan özel nitelikte fişek ele geçirilmediği anlaşılmıştır.
Sanık savunmasında silahın kuru sıkı ve çalışmaz durumda olduğunu, bagajında yer aldığını bilmediğini savunmuştur.
Tüm dava dosyası içeriği ve kriminal rapora göre, sanıktan ele geçirilen tabancanın ses ve gaz fişeği istimaline elverişli tabanca olduğu anlaşılmış ise de, namlusunda tadilat yapıldığı ve gaz ayırıcı parçasının aletli bir müdahale ile çıkarıldığı, özel nitelik kazandırılmış fişekleri istimale elverişli hale getirildiği ve yasak nitelikte olduğu hususları kriminal rapor ile tespit edilmiştir. Silahın ele geçiriliş şekli de dikkate alındığında, sanığın savunmalarının inkara yönelik olduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz suça konu tabancayı yolcu bagajında bulundurduğu anlaşılan sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi yerine, silahın gaz ayırıcı parçasının sanık tarafından çıkarıldığına veya namlusunda değişiklik yapıldığının sanık tarafından bilindiğine dair delil olmadığı gerekçesine dayalı beraat kararı hukuka aykırı bulunmuştur.
2. (1) nolu bozma nedenine göre ise,
Suç tarihinin 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin birinci fıkrasında 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklikten öncesine ait olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “”…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…”
yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında; sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi.