YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7287
KARAR NO : 2023/870
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak cezanın
arttırılması suretiyle yeniden mahkûmiyet hükmü kurulmasına dair
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisi bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde
temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul Anadolu 13.Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.06.2020 tarihli ve 2020/136 Esas, 2020/167 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak 7 yıl 6 ay hapis ve 18.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2020/3765 Esas, 2020/404 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet Savcısının (aleyhe istinaf) istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine,
3. Tutanak tanıkları dinlenilmemesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına,
4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın adresinde yüklü miktarda uyuşturucu madde bulundurup sattığına dair bilgiler üzerine 25.11.2019 tarihinde ikamet çevresine gidildiği, sanığın ikamete girmeden yakalandığında elindeki poşette net 1573,2 gram esrar ele geçirildiği, akabinde Cumhuriyet savcısının yazılı arama emrine istinaden ikamette yapılan aramada da net 126 gram esrar ile 2 adet esrar bulaşıklı hassas terazi ele geçirildiği, soruşturma devam ettiği sırada sanığın dilekçesine istinaden Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadesinde bilgisini paylaştığı adreste madde bulunduğunu ifade etmesi üzerine bahse konu adreste 03.01.2020 tarihinde adli arama kararına istinaden yapılan aramada; net 445 gram esrar ele geçirildiği olaylarda; sanığın eyleminin ele geçen madde miktarının kullanım sınırının üzerinde olması, maddelerin bulundurulma şekli, hassas terazilerin bulunması ve istihbari bilgi ile uyumlu olarak maddelerin ele geçirilmiş olmasıyla sabit olduğu, ayrıca sanığın 03.01.2020 tarihindeki ifadesinde belirttiği adreste yapılan aramada uyuşturucu maddeler ele geçirildiğinden etkin pişmanlık hükümleri de uygulanarak sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın 25.11.2019 tarihli eyleminin kendisinden ele geçen kişisel kullanım sınırının çok üzerinde olan uyuşturucu maddeler ve uyuşturucu madde bulaşıklı hassas teraziler ile sabit olduğu, sonraki aşamada verdiği ifade ile yapılan aramada ele geçen uyuşturucu maddelere istinaden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerektiği gerekçesi ile ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılıp sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinin üçüncü maddesinin hükümden çıkartılarak sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Temyiz incelemesi neticesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına, sübutuna, temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesine ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2020/3765 Esas, 2020/404 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 13.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.