YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3093
KARAR NO : 2023/491
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1474 E., 2021/1050 K.
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın dahili davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili, davalı … ile dahili davalı … mirasçısı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin hükme karşı dahili davalı … vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, davacı Hazine vekili ile davalı … ise kanun yoluna başvurmamıştır. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı usulüne uygun istinaf başvurusunda bulunulmaması halinde karar kesinleşmektedir. Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen davacı Hazine vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını temyiz hakkı bulunmadığından, temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Dahili davalı … mirasçısı … vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
… ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında 3303 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun (3303 sayılı Kanun) Ek-1 inci maddesi kapsamında yapılan kullanım kadastrosu çalışmaları sırasında, çekişmeli 441 ada 6 parsel sayılı 2.559,96 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, ”3303 sayılı Kanun’un 3. maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemeyeceği ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamayacağı, kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı ticari şirketlerince iktisap ve sınırlı ayni hak tesis edilemeyeceği ve taşınmaz ile taşınmazın 14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere 1/5 hissesinin … , 1/5 hissesinin … , 1/5 hissesinin … , 1/5 hissesinin … , 1/5 hissesinin …’ ın kullanımında olduğu” şerhi yazılarak, bahçe vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 441 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 1.940 m2 lik alanının çalılık orman ağaçları ile kaplı olduğu ve en az 20 yıldır kullanılmadığı, bu nedenle ekli krokide işaretli alandaki hak sahipliği kadastro tespitinin iptaline, Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Dahili davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin yasaya aykırı olduğunu, müvekkili ile birlikte diğer hak sahiplerinin 100 yılı aşkın süredir taşınmazı kullandıklarını, zira dava dilekçesi ile 619,96 m2 olan bölümün fındıklık olduğunu davacının da kabul ettiğini belirterek hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur.
2. Dahil davalı … cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz içindeki ağaçlık ve fındıklık alanların kendiliğinden oluşmadığını, insan eli ile insan emeği ile meydana geldiğini, üzerindeki bitki örtüsü ile bu alanların korunması, bakımı ve ürün elde edilmesinin süreklilik gösteren bir süreç olduğunu, taşımazın en az 20 yıldır kullanılmadığı iddiasının mesnetsiz olduğunu belirterek hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ziraat bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen yüz ölçümü 1939,96 m2lik alan üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyetin bulunmadığı, her ne kadar; davalı … vekili tarafından 2007-2012 yıllarına ilişkin ecrimisil ihbarnamesi sunulmuş olsa da, 3303 sayılı Kanun tarafından aranan 1999 yıllarına ilişkin zilyetliği kanıtlayacak ecrimisil bilgileri olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 441 ada 6 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 26.12.2019 tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1939,96 m2’lik kısmına son parsel numarası verilmek suretiyle çalılık vasfı ile hazine adına tapuya kayıt ve tesciline,
1. “3303 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemez ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunamaz.”
2. “Kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı ticari şirketlerince iktisap veya sınırlı aynı hak tesis edilemez” şerhlerinin konulmasına,
Çekişmeli 441 ada 6 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 26.12.2019 tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1939,96 m2’lik kısmı çıkarıldıktan sonra geriye kalan söz konusu raporda (B) harfi ile gösterilen kısmının kadastro tutanağında belirtilen vasıf ve 620,00 m2 yüzölçümü ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tutanağının beyanlar hanesinde bulunan şerhlerin devamına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı dahili davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Dahili davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz içindeki ağaçlık ve fındıklık alanları kendiliğinden oluşmamış olup, insan emeği ile meydana gelerek bu alanların korunması bakımı ve ürün elde edilmesi süreklilik ibaresi olduğunu, keza 619,96 m2’lik olan bölüm fındıklık olarak kullanılmakta olup davacı tarafından bu durumun kabul edildiğini, ecrimisil ihbarmelerine ilişkin bir araştırma yapılmadığı, ecrimisil ihbarnamelerinin zilyetliği kanıtlayacak belge olmadığının kabulünün hukuki mesnetten yoksun olduğunu, bu nedenlerle istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan fen bilirkişisinin 26.12.2019 tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 1939,96 m2’lik kısmın, ziraat bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere orman ağaçları ve çalılıkla kaplı olduğu ve kimsenin fiili kullanımında olmadığı,davalıların 3303 sayılı Kanun’un Ek-1 maddesinde yer alan fiili kullanım şartlarını taşımadığı değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle dahili davalı …’ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili, dahili davalı …, dahili davalı … mirasçısı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dahili davalı … mirasçısı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek temyiz talebinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesince usul ve yasaya aykırı olarak verilen kararın kaldırılmasını, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3303 sayılı Kanun’un Ek-1 inci maddesi kapsamında yapılan kullanım kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3303 sayılı Kanun’un Ek-1 inci maddesi
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup dahili davalı … mirasçısı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
A. Davacı Hazine vekili ve davalı …’ın temyizi yönünden
Davacı Hazine vekili ve davalı …’ın temyiz hakkı bulunmadığından temyiz dilekçelerinin reddine,
B. Dahili davalı … mirasçısı … vekilinin temyizi yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı …’a iadesine,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davalı … ‘dan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.