Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/13088 E. 2008/17453 K. 15.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13088
KARAR NO : 2008/17453
KARAR TARİHİ : 15.12.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Yörede 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan 08.08.2007-07.09.2007 tarihlerinde ilan edilen kadastro çalışmaları sırasında, Yoğunlar Köyü 186 ada 1 parsel sayılı 465.16 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, arsa niteliğiyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı …, taşınmaza 20 yıldan fazla süre nizasız ve fasılasız zilyet olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Dosya üzerinde yapılan incelemede; dava konusu taşınmaza komşu 186 ada 2 parsel sayılı taşınmazla ilgili tespit zilyedi davacı … tarafından açılan davada 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi hükmündeki kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş davalı hazine tarafından hükmün temyizen incelenmesi isteği üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 13.06.2008 günü 2008/2554E-2645 K sayılı ilamında “Dava konusu taşınmazın tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılamada taraflar bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Davacı taraf kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmış, davalı Hazine ise davacı taraf yararına taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürmüştür. Bu olgular eşliğinde kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafa aittir. Uzman bilirkişi tarafından düzenlenen haritada dava ve temyize konu taşınmazın sınırında eylemli biçimde devlet ormanının bulunduğu dikkate alındığında somut olayda uyuşmazlığın sağlıklı bir çözüme kavuşturulabilmesi için taşınmazın, orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Mahkemece bu doğrultuda yöntemine uygun bir araştırma ve soruşturma yapılmadığı” açıklanarak taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının yöntemine uygun olarak belirlenmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Taşınmazın öncesini gösteren resmi belgelere dayanmaksızın, … ve inşaat bilirkişi tarafından keşif günündeki bulgulara dayanılarak düzenlenen raporlar uyuşmazlığın çözümünde yetersiz kalır. Taşınmazın orman olup olmadığı ve hukuki durumu öncesi itibariyle araştırılmalıdır.

-2- 2008/13088 – 17453

Somut olayda sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için mahkemece eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanarak taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli, 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalıdır. Tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45.maddesinin ilgili fıkraları Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K. 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K.gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli, kesinleşmiş tahdit söz konusu olmadığından, yukarıda değinilen belgeler uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; memleket haritası ve kadastro paftası ölçekleri eşitlenip birbiri üzerine aplike edilerek, çekişmeli ve komşu taşınmazların memleket haritasına göre, konumu saptanıp bu harita ile irtibatını duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösteren, memleket haritasındaki renkleri ve işaretleri aynen içeren,yalnız büro incelemesine değil uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip,bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır. Dava ve temyize konu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olmadığı sonucuna varıldığı taktirde, taşınmazın köy boşluğu yada özel harman yeri olup olmadığı duraksamasız belirlenmeli, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgi alınarak tutanak bilirkişileri dinlenmeli, anlatımlar ile yerel bilirkişi ve tanık sözleri çeliştiği takdirde tutanak bilirkişileri dinlenerek çelişki giderilmeli bundan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 15.12.2008 günü oybirliği ile karar verildi.