Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2006/10343 E. 2007/5581 K. 03.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10343
KARAR NO : 2007/5581
KARAR TARİHİ : 03.04.2007

MAHKEMESİ : Balıkesir 1. İcra Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı(Alacaklı) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Uyuşmazlık 3. kişinin İcra İflas Kanunun 96. ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu menkul mallar 05.10.2004 tarihinde; borçlunun huzurunda, borcun dayanağı kambiyo senedinde yazılı bulunan ve takip adresi olan adreste haczedilmiştir. İcra İflas Kanunun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup davacının bu yasal karine aksini kesin ve güçlü delillerle ispatlaması gerekmektedir.
Davacı 3. kişi şirket; hacizli malları kendilerine ait olduğuna ilişkin adi nitelikte düzenlenmiş kira sözleşmesi ile gider pusulası ibraz etmiş ve mahkemece alınan bilirkişi raporunda; bu gider pusulasında yazılı malların yevmiye defterinde kayıtlı olduğu belirlenmiştir. Ancak anılan bilirkişi raporunda incelemeye sunulan ticari defterlerin noter onaylı olup kapanış tasdiklerinin bulunduğuna dair bir açıklama yoktur. T.T.K.’nun 70. maddesinde yevmiye defterinin kapanış tasdikinin olması yasal şart olduğu; 69.maddesinde ise tacirlerin yasaya uygun tutulmayan defterlerinin lehlerine delil olamayacağı belirtilmiştir. Anılan yasa maddeleri gereğince kapanış tasdiki olmayan kısaca usule uygun tutulmamış ticari defterlerinin lehe delil olarak kullanılmasına yasaca imkân bulunmamaktadır.
Yapılacak iş; İncelemeye sunulan ticari defterlerin noter onaylı olup olmadıkları, kapanış tasdiklerinin bulunup bulunmadığı, kapanış tasdikleri mevcut ise hangi tarihte kapanışlarının yapıldığı konusunda bilirkişiden ek rapor almak, Kapanış tasdiklerinin borcun doğumundan önce yapılmadığının anlaşılması halinde, üçüncü kişinin mülkiyet hakkını ispatlanamadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmek, aksi takdirde şimdiki gibi hüküm kurmaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde noksan araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı(Alacaklı)ya iadesine, 03.04.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.