YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12233
KARAR NO : 2023/1415
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/504 E., 2018/283 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 05.01.2009 – 04.02.2009 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen 5304 sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (5304 sayılı Kanun) ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanun’un (3402 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi gereğince yapılan orman kadastrosu bulunmaktadır.
2.Davacı dava dilekçesinde; … ili, … ilçesi, … beldesi … Mahallesinde bulunan 515 ada 1 sayılı parselin kadastro tespiti esnasında orman olarak sınırlandırıldığını, bu parsel içerisinde kendisine ait yaklaşık 65-70 dönüm taşınmazın bulunduğunu, bu miktarın bir kısmının tarla olarak ve bir kısmının fındık bahçesi olarak kullanıldığını, bir kısmının ise kendileri tarafından yetiştirilen kızıl ağaç ve … envallerinde ağaçlarının bulunduğunu, dava konusu taşınmaza ilişkin 26.11.1958 tarih ve 273 numaralı Oğlak alanı tapu kaydının olduğunu ileri sürerek, davalı … İdaresi adına olan tapu kaydının iptali ile dava konusu taşınmazların adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve eğim özelliklerine göre orman olduğunu, zilyetlik ile mülkiyetinin kazanılmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı Hazine vekili; davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.06.2014 tarihli ve 2014/5087 Esas, 2014/6667 Karar sayılı kararıyla; “tapu kayıt maliki Hazine davada taraf gösterilmemesinin hatalı olduğu, eksik inceleme ile karar verildiği, buna göre İlk Derece Mahkemesince Hazine davaya dahil edildikten sonra, daha önce yapılan keşif sonucu düzenlenen ziraat bilirkişi raporu, dayanılan tapu kayıtlarının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri ile dayanılan tapu kaydının kadastro sırasında başka parsellere revizyon görüp görmediği araştırılarak, revizyon görmüş ise revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir fen ve bir ziraat mühendisi yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmesi gerektiği, toprak yapısı, bitki örtüsü, ağaçların yaşı, cinsi, sayısı, kapalılık durumu, çevresi incelenip, hava fotoğrafları ile memleket haritasında taşınmazın nitelikleri konusunda bir farklılık var ise bunun nedeni açıklanarak, eğim ölçer ile taşınmazın tam olarak eğimi belirlenip değinilen belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, uygulamaya ve araştırmaya dayalı rapor alınması gerektiği, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı ve dayanılan tapu kaydı kapsamında kalmadığı anlaşıldığı takdirde ise, taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar ve ihya yapılmışsa hangi tarihte başlayıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, taşınmazda terk olup olmadığı, en son ne zaman ekildiği, ne zamandan beri ekilmediği hususlarında maddî olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulup belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına” karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “dava konusu taşınmazın yürürlükte bulunan 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğu, orman sayılan yarlerin hiçbir şekilde özel mülkiyete konu olamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temiz dilekçesinde; tanık beyanlarına hatalı olarak itibar edilmediğini, arazinin geçmiş fotoğrafları ile güncel fotoğrafları arasında tam olarak karşılaştırma yapılmadığını, hava fotoğraflarından sağlıklı veriler elde edilemeyeceğini, dava konusu taşınmazda ağaç bulunmasının normal olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun’un 4 üncü, 6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
179,90 TL onama harcının 457,30 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 277,40 TL’nin istek halinde temyiz eden davacı …’ya iadesine,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.