YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7599
KARAR NO : 2007/12559
KARAR TARİHİ : 19.10.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile zilyetlik şerhinin yazılması davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1999 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında … Kuyu mevkiinde bulunan 353 ada 20 parsel sayılı 247,07 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Ekim 1958 tarih 174 sıra, Temmuz 1995 tarih 6591 sayfa numaralı tapu kayıtları uygulanarak bahçe niteliği ile 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldığı belirtilerek, taşınmazın …’in tasarrufunda olduğu kütüğün beyanlar hanesine yazılarak Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … ; 353 ada 20 parsel sayılı taşınmazı 19.04.1993 tarihinde noterde yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığı, ancak 1999 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit edildiği ve zilyet olarak önceki … …’in adının beyanlar hanesine yazıldığı, çekişmeli taşınmaza ilişkin 2510 Sayılı Yasa uyarıca oluşan iskan tapusunun bulunduğu, taşınmazın tahdit içinde iken makiye ayrıldığı, daha sonra 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca orman rejimi dışına çıkarıldığı, taşınmazın eski tarihli tapu kaydı bulunduğundan tapu sahiplerine intikal edeceğini, bu sebeple tapu kaydının iptal edilerek adına tapuya tescili ve taşınmazda zilyet olduğunun kütüğün beyanlar hanesine yazılması istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın öncesinin orman olduğu, ormanların alım ve satıma konu olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali tescil ve zilyetlik şerhinin yazılması niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1943 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1972-1973 yıllarında genel arazi kadastrosu, 1999 yılında kullanım kadastrosu, 17.04.1981 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen rapora göre çekişmeli taşınmazın 1943 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman tahdidinde Çırçır ve Şablan Bayırı Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, daha sonra 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile orman rejimi dışına çıkarıldığı anlaşıldığına, 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması sonucu orman dışına çıkartılan yerlerde tapu kaydına değer verilebilmesi için dayanılan tapu kaydının orman kadastrosunun kesinleşmesinden önce oluşması, orman kadastrosunun itirazsız kesinleşmesi ve tapu kaydının 4785 Sayılı Yasa karşısında geçerliliğini sürdürmesinin gerekli olduğu, somut olayda; davacının tutunduğu tapu kaydının, çekişmeli yerin kesinleşen orman kadastrosu içinde iken başka bir anlatımla, orman olan yer için oluşturulduğuna göre, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi uygulamasında bu tapu kaydına değer verilemeyeceğine, yörede geçerli bir makiye ayırma işlemi de bulunmadığına, Yargıtay Kararlar Dergisinin Aralık 2001
sayısında yayınlanan 20. Hukuk Dairesinin 10.5.2001 gün 2001/3179-3713 sayılı kararı ile bu kararı benimseyen HGK’nun 03.07.2002 gün 2002/20-558/588 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi İstanbul Anadolu Yakasında … Nahiyesine bağlı …, …, …, …, …, …, …, … ve … Nahiyesine bağlı Alemdağ, …, …, Dudullu Köylerinin mülki hudutları içinde bulunan ormanların isimleri, tahdit yılı ve tescil durumlarının düzenlenen listede gösterildiğine ve makiye ayırma işlemlerinin iptaline karar verildiğine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcınının temyiz edene yükletilmesine 19/10/2007 günü oybirliği ile karar verildi.