Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/4254 E. 2023/350 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4254
KARAR NO : 2023/350
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/2 E., 2019/51 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki Kadastro Tespitine İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen ilk karar temyiz incelemesi sonunda Dairemizce görev yönünden bozulmuştur.

Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesince, bozma ilamına uyularak verilen görevsizlik kararına istinaden dosyanın gönderildiği … Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında, … ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan125 ada 12 parsel sayılı 30.240,85 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalı … adına tespit edilmiştir.

2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesiyle; … ili … ilçesi … Köyü 125 ada 2 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesine dava açmıştır.
3. Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.06.2005 tarih ve 2004/488 Esas, 2005/223 Karar sayılı kararı ile, daha önce dava konusu parsele ilişkin olarak Karamürsel Kadastro Mahkemesinin 2002/77 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, bu davada davanın reddine karar verildiği, eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle kararın kesinleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, bu kararın davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 11.04.2018 tarih ve 2015/23803 Esas, 2018/11139 Karar sayılı ilamıyla, eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının kesinleşmediği, bu durumda kadastro mahkemelerine görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

4. Karamürsel Asliye Hukuk Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde görevsizlik kararı verilerek dava dosyası … Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.

II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın 100 yılı aşkın süredir önceki maliklerin tasarrufunda iken harici satış senetleri ile kendisine intikal ettiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
… Kadastro Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hükme esas alınan gerekçeli, bilimsel verilere dayanan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu parselin kültür arazisi olduğu, mera yada orman olmadığı, 1982 – 2002 yılları arasında 125 ada 12 nolu parselin ekonomik amaca uygun olarak kullanılan tarım alanı olduğu, dava konusu taşınmazın vergi kayıtlarının, dava konusu taşınmazlara uyduğu, dava konusu taşınmazın 3116 sayılı Orman Kanunu’nun (3116 sayılı Kanun) göre orman sayılmayan yer olduğu, memleket haritaları ve hava fotoğrafları üzerinde yapılan inceleme ve tespitlere göre 1958 yılından beri tarım alanı olarak kullanıldığı ve halen de tarım alanı olduğu, imar ihyanın 1958 yılında tamamlandığı, zilyetlik şartlarının dinlenen bilirkişilerin beyanlarından, hava fotoğraflarından ve bilirkişi raporundan davalı yararına oluştuğunun anlaşıldığı, davalı …’ın 125 ada 12 parsel numaralı taşınmazı iki ayrı parça olarak … ve … ile …’dan ayrı ayrı 1989 yılında köy satış senedi ile satın alarak birleştirdiği, eklemeli zilyetliğin devam ettiği 1989 yılından bu tarafa malik sıfatıyla kullandığı ve satın aldığı kişilerin murisleri adına 515-516 tahrir numaralı vergi kayıtlarının bulunduğu öncesinde satın aldığı kişilerin satış tarihinden bu tarafa da kendisinin davalı taşınmazı malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda bulundurduğu keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanları, dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler komşu taşınmazların kullanım durumları, köy satış senetleri ve vergi kayıtlarının birbirini teyit eder mahiyette olduğu gerekçesi ile davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunu, davalı lehine zilyetlikle kazanma şartlarının oluşmadığını belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Dava, Kadastro Tespitine İtiraz istemine ilişkindir.

2. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup olmadığı ve taşınmaz üzerinde davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 inci maddeleri, 3116 sayılı Orman Kanunu, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun),

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,26.01.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.