Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/15524 E. 2023/2726 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15524
KARAR NO : 2023/2726
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/498 E., 2021/714 K.
ŞİKÂYETÇİ : Gümrük İdaresi
MALEN SORUMLU : …
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEMYİZ EDENLER : Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu,

Ancak; sanığa atılı eylemin, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçunu oluşturduğu cihetle, şikâyetçi Gümrük İdaresinin kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı, bunun haricinde karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İslahiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2014 tarihli ve 2013/270 Esas, 2014/690 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği 1 yıl 11 ay 10 gün hapis ve 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi gereği ertelenmesine, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak sigaraların aynı Kanun’un 54 üncü maddesi gereği müsaderesine ve suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.

2.İslahiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2014 tarihli ve 2013/270 Esas, 2014/690 Karar sayılı kararının sanık … katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 25.06.2020 tarihli ve 2017/10374 Esas, 2020/10247 Karar sayılı ilâmıyla;
Müşteki Gümrük İdaresinin davaya katılma hakkı olmadığından müşteki idare adına hazine vekilinin temyiz talebinin reddine, sanığın temyiz talebine göre yapılan incelemede ise; hükümden sonra yürürlüğe giren lehe Kanun değişiklikleri yönünden, suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Kanun ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un ilgili maddelerinin somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.İslahiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2020/498 Esas, 2021/714 Karar sayılı kararıyla sanığın 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği 1 yıl 11 ay 10 gün hapis ve 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi gereği ertelenmesine, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak sigaraların aynı Kanun’un 54 üncü maddesi gereği müsaderesine ve suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.12.2022 tarihli ve 2022/37304 sayılı kısmî ret, kısmî bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; olayla ilgisinin bulunmadığına, sürücü belgesinin dahi olmadığına, dosyanın bir defa da Yargıtay tarafından incelenerek beraatına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde 01 ZK… plaka sayılı araç sürücüsünün jandarma görevlilerinin yol kontrolünü görmesi üzerine kaçmaya başladığı, kolluk görevlilerince yapılan takip sonucunda aracın saat 03.00 sıralarında patika bir yol içerisinde çamura batmış, kapıları kilitli ve terkedilmiş halde bulunduğu, aracın bulunduğu patika yolun çevresindeki buğday tarlaları içerisinde ise etrafa saçılmış vaziyette 470 karton kaçak sigara yakalandığı anlaşılmış, aracın bir araç kiralama şirketinden … tarafından kiralandığı tespit edilmiş, ancak …’ın olay günü aracını sanık …’a emanet verdiğini beyan etmesi üzerine … hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek, sanık hakkında kamu davası açıldığı tespit edilmiştir.

2.Sanığın kolluk aşamasında müdafiisiz olarak alınan ifadesinde aracı 01.03.2013 tarihinde …’dan emanet aldığını, İslahiye’de bir köye düğüne gittiğini, jandarmanın yolu kesmesi üzerine aracı bırakarak dolmuşa binip Ceyhan’a geldiğini beyan etmiş, bozma öncesi savunmasında, …’ın yanında bir süre çalıştığını, olay günü yanına gelip birşey olmayacağını söyleyerek kendisine karakolda ifade verdirdiğini, kaçak sigaralarla ve araçla hiçbir ilgisi olmadığını, …’ın kendisini kandırdığını, araba kullanmayı dahi bilmediğini, verdiği ifadeden dolayı pişman olduğunu beyan etmiş, bozma sonrasında ise üzerine atılı suçu işlemediğini, olay tarihinde patronu olan …’ın kendisine suçu üstlen dediğini, …’ın fırınında çalıştığını, olay günü Ceyhan ilçesinde olduğunu, İslahiye’ye hiç gitmediğini, nakil aracının kime ait olduğunu bilmediğini, sadece karakola giderek suçu üstlendiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.

3.Hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen tanık …’ın kolluk aşamasında müdafiisiz olarak alınan ifadesinde, aracı işyerinde kullanmak için kiraladığını, 01.03.2013 tarihinde saat 22.00 sıralarında sanık …’in aracı emanet istediğini, ertesi sabah İdayet’in arkadaşı İsmail isimli şahsın arabanın anahtarını getirdiğini, İdayet’in arkadaşı İsmail’in gece saatlerinde İslahiye’de jandarmanın İdayet’in kullandığı aracı durdurmak istemesi üzerine, sanığın ehliyetsiz olması nedeniyle arabayı bırakıp kaçtığını söylediğini beyan etmiş, bozma öncesinde mahkemede ise sanığın savunmalarını kabul etmediğini, suçta kullanılan aracı kendisinin kiraladığını, aracı Ökkeş … isimli bir arkadaşına verdiğini, açık kimlik bilgilerini bilmediği İsmail isimli şahısla ikisinin arabaya binip gittiğini, sigaralar yakalandıktan sonra olaydan haberdar olduğunu beyan etmiştir.

4.İslahiye Emniyet Müdürlüğünün 27.12.2013 tarihli yazı cevabına göre sanığın sürücü belgesi kaydına rastlanmadığı tespit edilmiştir.

5.02.03.2013 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre yakalanan aracın çeşitli yerlerinden mukayeseye elverişli 6 adet parmak izi ve kültablası içerisinde bir adet sigara izmariti bulunduğu, ancak delil poşeti içerisinde dosya içerisinde bulunan deliller üzerinde herhangi bir inceleme yaptırılmadığı görülmüştür.

6.Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu Başkanlığının 18.03.2013 tarihli yazısı ekindeki CD içerisinde … isimli şahsın kullandığı telefon hattına ait görüşme ve baz istasyon bilgilerinin bulunduğu tespit edilmiştir.

7.Malen sorumlu …’ın aracını …’ın işlettiği …Rent A Car isimli şirket aracılığıyla kiraya verdiği, … isimli şahsın ise aracı … isimli şahsa bir aylığına kiraya verdiğine dair sözleşme aslının dosyada bulunduğu görülmüştür.

8.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE
A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden
Sanığa atılı eylemin, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet suçunu oluşturduğu cihetle, şikâyetçi Gümrük İdaresinin 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B.Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden
Suçta kullanılan nakil aracının kiralık olmasının yanı sıra araç sahibinin de iyi niyetli olduğu anlaşılmakla, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların gerçekleşmediği dikkate alınarak aracın iadesine ilişkin yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C.Sanığın Temyizi Yönünden
Tüm dosya kapsamının incelenmesinde sanığın aşamalarda ısrarla atılı suçu işlemediğini, olay günü İslahiye ilçesine gitmediğini, sürücü belgesinin dahi olmadığını, tanık …’ın azmettirmesiyle karakola giderek atılı suçu üstlendiğini beyan etmesi, yapılan araştırmada sanığın sürücü belgesi kaydına rastlanmaması, …’ın da kovuşturma aşamasında aracı Ökkeş … isimli bir şahsa emanet verdiği yönünde çelişkili beyanlarda bulunması karşısında, tanık …’ın ifadesindeki çelişki giderilerek Ökkeş … isimli şahsın da ifadesine başvurulması, sanığın olay günü kullandığı cep telefonu numarası tespit edilip HTS kayıtlarının (arama, aranma, mesaj, baz istasyonu) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan getirtilerek suç tarihindeki baz istasyonu bilgileri çerçevesinde sinyal kayıtlarının incelenmesi, sanık … tanık …’ın parmak izlerinin olay tarihinde araç içinden elde edilen parmak izleri ile karşılaştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

Kabule göre ise;
2.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “02.03.2013” yerine “04.03.2013” olarak gösterilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi Gümrük İdaresinin 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle İslahiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2020/498 Esas, 2021/714 Karar sayılı kararında nakil aracının iadesi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden anılan kararın Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle ONANMASINA,

C.Sanığın Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle İslahiye 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2020/498 Esas, 2021/714 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.