Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/3980 E. 2007/7172 K. 31.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3980
KARAR NO : 2007/7172
KARAR TARİHİ : 31.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACI VE KARŞI DAVALILAR : …… …
DAVALI VE KARŞI DAVACI : HAZİNE
İHBAR EDİLEN : … BEL.-… BÜYÜKŞEHİR BEL. BAŞK.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve karşı davalı gerçek kişiler ile ihbar edilen … Büyükşehir Belediyesi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacılar …ve … … 16.12.2002 tarihli dilekçeleriyle, davalılar Orman Yönetimi ile Hazine aleyhine açtıkları davalarında eşit paylarla tapuda … Köyü (Mahallesi 7341 ada 16 sayılı parselin maliki olduklarını, bu parselin öncesinin orman ile ilgisinin olmadığını, buna rağmen tapunun beyanlar hanesine yasaya aykırı olarak konulan 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına ilişkin şerhin kaldırılmasını, Davacı Hazine ise 16.12.2002 tarihli dilekçesiyle Davalılar …ve … … aleyhine … Köyü (Mahallesi) 7341 ada 16 sayılı parselin, 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken, bir bölümünün 1989 yılında 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu kesinleşen işlemle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, taşınmazın orman sınırları içinde olduğu göz önünde bulundurulmadan tapuya tescil edilip daha sonra ifraz edilerek dava konusu parselin davalılar adına tapu kaydı oluşturulduğunu, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiş, Hazinenin davası davalı gerçek kişiler tarafından … Büyükşehir Belediyesi ve … Belediyesine ihbar edilmiş, adı geçen Belediyeler, davanın reddini istemişler, davalar birleştirilmiştir. Mahkemece Hazinenin davasının KABULÜNE, gerçek kişilerin davasının REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı ve karşı davalı gerçek kişiler ile ihbar edilen … Büyükşehir tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken yine, kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan parselin tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğindeki ve 858 m2 yüzölçümündeki çekişmeli parsel payları oranında davalı gerçek kişiler adına kayıtlı olup, genel kadastrosunda 1947 yılı orman kadastro sınırları içinde kaldığı için tapulama dışı bırakılan, daha sonra ihdasen … Belediyesi adına tescil edilen
219 hektar 2075 m2 yüzölçümündeki 331 sayılı parselin ifrazıyla oluşmuş, genel kadastroda … Köyü 62 parsel sayılı 52890 m2 yüzölçümündeki, Temmuz 1937 tarih 55 sıra numaralı tapu kaydıyla … … adına tesbiti itirazsız kesinleşip tapuya kayıt edilen ve mirasçılarına intikal eden 62 sayılı parseldeki payı nedeniyle … … ve arkadaşları adına tescil edilmiş,

1994 yılında satış ile davalılara geçmiş, başlangıçta 1112 m2 yüzölçümündeyken, 254 m2 bölümü yeniden parselasyona tabi tutulmuş, 7341 ada 16 sayılı çekişmeli parsel ise 854 m2 yüzölçümü ve … haritası ile tapuya kayıt edilmiştir.
Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu … Mahallesi 7341 ada 16 sayılı parselin, 1946 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan ve 1947 yılında kesinleşen orman tahdidinde, orman sınırları içinde bırakıldığı, 1952 yılında çalışma yapan ancak yasanın öngördüğü kişilerden oluşmayıp, yasaya ve yönetmeliğe aykırı çalışmalar yapan makiye ayırma komisyonca dahi muhafaza makisi olarak sınırlandırıldığı, orman ve orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir yasa hükmü bulunmadığı, aksine 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. Maddesindeki “… diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır” hükmü ve 2981 Sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Geçici 2. Maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 Sayılı kararı ve H.G.K.’nun 07.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararı ile kabul edilen “… kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri yoktur. Başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararlar yok hükmünde olup, buna dayanan tescil de M.Y.’nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğinde olduğu” Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 Sayılı Yasada ve 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerler özel yasalarına tabi olduğu, H.G.K’nun 24.03.1999 gün 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olacağı, bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.’nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımız nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine verdiği (M.Y.- Md. 1025.(933)), H.G.K.’nın 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 sayılı, 05.05.1999 tarih 1999/1-302 Esas 1999/258 K. aynı tarih 1999/1-304 Esas 1999/260 K. ve 30.06.1999 tarih 1999/1-544 Esas 1999/561 Karar Sayılı ilamlarında kabul edildiği gibi, Hazinenin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiası ile açacağı iptal davaları 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olmadığı gözetilerek, gerçek kişilerin şerhin silinmesine ilişkin davaların reddine, Hazinenin tapu iptal tescil davasının ise kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, çekişmeli imar parselinin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki devlet ormanı olduğu belirlendiği halde, bu niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde nitelik belirtilmemesi doğru değilse de; bu husus kamu düzenine iliş olup, hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında 1. bendin 3. satırında yer alan “davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “orman niteliğiyle davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 31/05/2007 günü oybirliğiyle karar verildi.

(Gerçek kişilerden) (Belediye’den)