Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/12143 E. 2023/447 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12143
KARAR NO : 2023/447
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/51 E., 2019/58 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki Tapu İptali ve Tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen önceki karar yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. … ilçesi Koçyurdu Köyü çalışma alanında 2006 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümleri uyarınca yapılan kadastro sırasında, 101 ada 27 parsel sayılı 1.968.461,87 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş ve askı süresi içinde tespite itiraz edilmediğinden 21.12.2006 tarihinde tapuya tescil edildikten sonra, yapılan orman rejimi dışına çıkarma işlemleri sebebiyle 875.591,45 m2 yüzölçümlü kesimi ifraz edilerek 101 ada 450 parsel numarasıyla orman niteliği ile Hazine adına tapuya kaydedilmiştir.

2. Davacılar … ve … 21.11.2012 havale tarihli dilekçeleri ile; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, 101 ada 27 parsel sayılı taşınmazdan ifraz yoluyla oluşan 101 ada 450 parselin bir bölümünün adlarına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.

3. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Kanun’ un 5304 sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (5304 sayılı Kanun) ile değişik 4 üncü maddesi uyarınca yapılıp 20.11.2006 – 20.12.2006 tarih aralığında ilân edilen orman kadastrosu, daha sonra 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) hükümleri uyarınca yapılıp 23.10.2012 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu ve tüm ormanlarda 2/B madde uygulaması mevcut olup, genel arazi kadastrosunun 2006 – 2007 yılları arasında yapılıp 26.03.2007 – 24.04.2007 tarih aralığında ilân edildiği anlaşılmaktadır.

II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.04.2014 tarih ve 2013/179 Esas, 2014/207 Karar sayılı önceki kararı ile, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosunun 3402 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi hükümleri uyarınca yapılıp 26.03.2007 tarihinde kesinleştiği, dava edilen yerlerin kesinleşen orman kadastro haritası içinde kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarıası belirtilen kararına karşı davacılar tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (20.) Hukuk Dairesinin 18.11.2014 tarih ve 2014/6365 Esas, 2014/9594 Karar sayılı ilamıyla; “Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5304 sayılı Kanunla değişik 4 üncü maddesi uyarınca yapıldığından hak düşürücü sürenin de 3402 sayılı Kanun’un 11 ve 12/3 üncü maddelerinde düzenlendiği şekilde olacağından, davacıların kadastro öncesi hukuksal nedenlere dayanarak 30 günlük askı ilân süresinden sonra 10 yıl içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eldeki davayı açtıklarının, böylelikle orman kadastrosunun kesinleşmediğinin, davacıların orman kadastrosunun iptali yanında tapu kaydının iptali ve adlarına tescil isteğinde de bulunduklarının anlaşıldığı açıklanarak, uyuşmazlığın yukarıda açıklanan hususlar gözetilerek çözülmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı olduğu gibi hüküm kurulmasının isabetsizliğine” değinilerek ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı … vekili temyiz dilekçesinde; ilk kök rapor ile 15.08.2018 ve 05.11.2018 tarihli raporlar arasında çelişki olduğunu, bozma kararından önceki hükme esas alınan raporda, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan fındık ağaçlarının yaşlarının 40-50 olarak tespit edildiğini, tüm tanıkların bu yönde beyanda bulunduklarını, buna rağmen, dosyaya sunulan 15.08.2018 tarihli raporda hiç bir dayanak noktası olmadan tamamen tahmine dayalı olarak bilirkişinin fındık ağaçlarının yaşlarının 35 yaşının altında olduğuna kanaat getirdiğini belirttiğini, çelişkili raporlara dayanılarak verilen kararın hatalı olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Dava, orman vasfındaki taşınmaza ilişkin olarak kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasıdır.

2. Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın orman vasfında olup olmadığı ve davacı tarf lehine iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Kanun, 3402 sayılı Kanun,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz eden davacı …’dan alınmasına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,06.02.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.