YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5569
KARAR NO : 2007/7846
KARAR TARİHİ : 11.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli … Köyü 692 parsel sayılı taşınmaz, 20260 m2 yüzölçümle zeytinlik; 693 parsel sayılı taşınmaz, 7800 m2 yüzölçümle zeytinlik tarla ve bağ niteliği ile davalı … adına tapuda kayıtlıdır.
Orman Yönetimi, bu parsellerin bir kısmının kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını ileri sürerek bu kesimlerin tapusunun iptaliyle orman niteliğinde Hazine adına tescili ve davalının elatmasının önlenmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, 692 parselin (B) ile gösterilen 141 m2, (C) ile gösterilen 1325 m2, 693 parselin (B) ile gösterilen 383, (C) ile gösterilen 195 m2’lik bölümlerinin davalı adına olan tapusunun iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tesciline, bu kesimlere davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiştir. Kararın Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.03.2003 gün ve 2003/6-179 sayılı kararında bilirkişilerce çizilen kroki ile orjinal orman tahdit haritasında taşınmazların batı sınırda bulunan …’ye olan uzaklığının farklı olduğu, bu nedenle düzenlenen krokinin yeterli olmadığı belirtilerek batıdaki … hududu sabit sınır olarak kabul edilmek suretiyle 1981 yılında kesinleşen orman kadastrosu ile 1999 yılında kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulamalarına ait tutanak ve haritaların usulünce uygulanması gerektiği belirtilirek karar bozulmuştur.
Mahkeme bozma ilamına uymuş, bu kez 692 parselin (C):825 m2 ve (B): 104 m2, 693 parselin (F): 300 m2 ve (G): 346 m2’lik bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına tesiline, bu bölümlere davalının elatmasının önlenmesine karar vermiştir. Bu karar da Orman Yönetimince temyiz edilmiştir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesince mahkemenin ilk kararının yalnızca Orman Yönetimi tarafından temyiz edildiği, ikinci kararın ilk karara nazaran (yüzölçümü itibariyle) ormanı daraltan özellikte olduğu, bu nedenle hak ilkesinin ihlal edildjği belirtilerek 27.10.2004 gün ve 2004/5498-11143 sayılı bozma kararı verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulmuşsa da fen bilirkişisi …’in 12.05.2006 tarihli ek raporu esas alınmak suretiyle hüküm ve gerekçe kurulmuştur. Buna göre … Köyündeki kadastral paftaların yetkili idare tarafından yapılıp kesinleştirilen koordinatları ile dosyada ilk karara esas alınan ve Yargıtayca uyulması istenen 17.06.2002 tarihli krokinin tanziminde esas alınan kroordinat değerlerinin farklı olduğu, bu haritanın hatalı düzenlendiği, yüzölçümlerinin yanlış hesap edildiği, buna göre hüküm kurulması halinde kararın infazının olanaksız olduğu kabul edilerek ilk bozmadan sonra dosyaya sunulan, taşınmazın grafik paftalarının sayısallaştırılması, memleket koordinat sistemine bağlanmış olması nazara alınarak infaza elverişli biçimde düzenlenen bilirkişi …’in 08.12.2003 tarihli raporu esas alınarak bozma öncesinde olduğu gibi 692 parselin (B): 104, (C):825, 693 parselin (F): 300, (G):346 m2’lik bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına tesciline, davalının bu bölümlere elatmasının önlenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimince temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 11/06/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.