YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3166
KARAR NO : 2007/6232
KARAR TARİHİ : 10.05.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 336, 337 ve 339 parsel sayılı 19.730.82m2, 4939.05 m2 ve 12283.44 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden davalı Hazine adına, 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığı ve davalı gerçek kişinin kullanımında olduğu şerh edilerek tesbit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 336 parselin A=11.860.98 m2, 337 parselin A=4524.59 m2, 339 parselin A=561.59 m2, A1=495.29 m2, A2=41 m2’nin orman niteliği ile Hazine adına, bu bölümler üzerindeki kullanım şerhinin terkinine, 336 parselin B=7520.13 m2, B1=349.71 m2, 337 parselin B=414.46 m2, 339 parselin B=11.185.56 m2 tesbit gibi davalı Hazine adına üzerindeki şerhler ile birlikte tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1949 yılında orman kadastrosu, 1976 ve 1984 yıllarında aplikasyon ve 2m ve 2/B, 1995 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre aplikasyon ve 2/B madde uygulaması yapılmıştır.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamı ve uzman bilirkişi raporlarından, çekişmeli taşınmazların tamamının yörede 1949 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içinde kaldığı, 1995 yılında yapılarak kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulamasında ise, taşınmazın orman niteliğini yitirdiği belirtilerek kısmen 2/B madde uygulamasına konu olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, saptanmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulmuştur. Ne var ki; 1995 yılında arazi kadastro çalışması ile birlikte ilan edilen 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bu dava nedeniyle kesinleşmediğinden, dava hem kadastro tespitine itiraz hem de 2/B madde uygulamasına itiraz niteliği taşımaktadır. Mahkemece yapılan yargılamada uzmanlığına başvurulan bilirkişiler çekişmeli taşınmazın orman niteliğini yitirip yitirmediği, 2/B madde koşullarını taşımadığı hususunda açıklamada bulunmamışlardır. Ancak, çekişmeli taşınmazların 4 yönden kesinleşen orman alanı ile çevrili olduğu, 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklık olarak değerlendirilmesi gerektiği, … arazilerine bitişik olmadığı,etrafın da yol bulunmadığı, yola çıkış noktasının da olmadığı, mülkiyet belgesinin bulunmadığı, çekişmeli taşınmazın 2/B madde uygulamasına konu olabilecek bir alan olmadığı, paftadaki konumu itibarı ile böyle bir yerin orman niteliğini yitirdiği hususunun kabul edilemeyeceği, 2/B madde koşullarının oluşmadığı; kaldı ki, 4999 Sayılı Yasa ve 6831 Sayılı Yasanın 11/5. maddesi gereğince 2/B madde uygulamasına konu olan yerler Orman Genel Müdürlüğünün talebi üzerine her zaman hazine tarafından Orman Yönetimine tahsisinin yapılabileceği göz önüne alınarak mahkemece davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazların tamamının orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının 1. parağrafı tamamen çıkartılarak, bunun yerine “davanın kabulü ile 101 ada 336, 337, 339 sayılı parsellerin kadastro tespitinin iptali ile çekişmeli taşınmazların orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ,taşınmaz üzerindeki şerhlerin kaldırılmasına” cümlesi yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 10.05.2007 günü oybirliği ile karar verildi.