Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/15029 E. 2009/2012 K. 10.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15029
KARAR NO : 2009/2012
KARAR TARİHİ : 10.02.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, Orman Yönetimi, davacı … … ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Suadiye Beldesi 105 ada 13 parsel sayılı 5319 m2 ve 21 parsel sayılı 11776 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, … ve … adına tesbit edilmiş, 105 ada 12 parsel sayılı (2379 m2) ise, asliye hukuk mahkemesinin 1999/134 esasında davacı . … …’nin açtığı tescil davasına konu olması nedeniyle … hanesi açık bırakılarak tesbit tutanağı düzenlenmiş, kadastro mahkemesinin 2002/16 sayılı (bozmadan sonra 2003/2 sayılı) dosyasında … … tarafından 12, 13 ve 21 parseller hakkında zilyetliğe dayalı açılan dava bulunması nedeniyle tüm davalar kadastro mahkemesinde birleştirildikten sonra mahkemece 105 ada 12 ve 13 parsellerin orman niteliği ile Hazine adına, 105 ada 21 parselin … mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine, Orman Yönetimi, davacı … ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3302 ve 3373 Sayılı Yasaya göre yapılıp 02.01.1994 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
1) Davacı …’nin orman olarak Hazine adına tescile karar verilen 105 ada 12 parsele, davalı …’ın orman olarak tescile karar verilen 105 ada 13 parsele yönelik temyiz itirazları bakımından; çekişmeli taşınmazların eğiminin % 50 ile 70 arasında olduğu, üzerlerinde yabani erik, …, kestane ve meşe türü orman ağaçlarının bulunduğu bu halleri ile eylemli orman ve bitişikteki komşu Kartepe (Keltepe) Devlet Ormanı ile bütünlük içinde bulunduğu saptanarak ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1. maddesi gereğince herhangi bir nedenle sınırlama dışında kalmış orman olmaları nedeniyle her zaman orman sınırı içine alınmalarına karar verilebileceği gözetilerek orman niteliğiyle hazine adına tescillerine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenle 12 ve 13 parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellere yönelik hükmün onanması gerekmiştir.
2) Davacı … mirasçıları adına tescile karar verilen 105 ada 21 parselle ilgili olarak orman yönetimi ve hazine ile davalı (tespit maliki) …’ın temyiz itirazlarına gelince; mahkemece çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı … mirasçıları yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu ve orman sınırları dışında kaldığı kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki; mahkemece yapılan 08.09.2006 tarihli keşif sonunda uzman bilirkişi … tarafından hazırlanan raporda 21 parselin (A) işaretli 99 m2 bölümünün, yine 12 ve 13 parsellerin de 549 ve 109 m2 yüzölçümündeki kesimlerinin kesinleşen Kartepe Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı belirlenmişse de, sonradan 08.03.2007 tarihli oturumda tarafların yalnızca 12 ve 13 parsellere yönelik itirazı nedeniyle 14.09.2007 tarihinde 12 ve 13 parseller yönünden yeniden keşif icra edilmiş, keşif sonunda Memduh … ve arkadaşları tarafından hazırlanan raporda 12 ve 13 parsellerin kesinleşen orman sınırları dışında kaldığı ancak eylemli orman olduğu yönünde rapor verilmiş, mahkemece bu rapora göre hüküm kurulmuştur.Her iki keşif sonunda hazırlanan uzman bilirkişi raporları 12 ve 13 parseller yönünden tahdit haritası uygulaması bakımından birbiriyle çelişkili olmakla birlikte bu parsellerin eylemli orman niteliğinde oldukları saptanarak hazine adına tescillerine karar verilmiş olması nedeniyle raporlar arasındaki çelişki önem taşımamaktadır. Ancak 21 parsel hakkında 2.keşifte herhangi bir araştırma ve uygulama yapılmamış olması ve itirazın da yalnızca 12 ve 13 parsellere yönelik olması nedeniyle mahkemece 21 parselin 99 m2. bölümünün kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını bildiren ilk rapora göre, hüküm kurulması gerekirken, delillerin yanlış değerlendirilmesi sonucu 21 parselin orman olmadığı kabul edilmiştir.
Bundan ayrı, 13 ve 21 parselde … mirasçıları … ve … adına, 12 parselde ise … hanesi açık olarak tespit tutanağı düzenlenmiş, … … her üç parsel hakkında …, … … ve …. …’u hasım göstermek suretiyle dava açmış, sonradan 12 parsel hakkındaki davasından feragat etmiştir. Davacı …, keşif sırasında satınalmaya dayandığını ve senetleri ibraz edeceğini bildirmişse de bu konuda delil sunmamıştır. Keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, taşınmazın … … mirasçılarının zilyedliğinde olduğunu doğrulamışlarsa da taraflar arasında taksim, satış, bağış olup olmadığını bilmediklerini bildirmişlerdir. Mahkemece de bu konular yeterince araştırılmadan, tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmeden karar verilmiştir.
O halde, çekişmeli 21 parselin 99 m2. bölümünün kesinleşen orman sınırı içinde kaldığı yönündeki rapor gözönünde bulundurularak bu kesimin orman olarak hazine adına tesciline karar verilmeli, kalan bölüm yönünden, öncesi itibarıyla kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, davacı ile tespit maliki davalılar arasındaki bağın ne olduğu, ortak miras bırakandan kalan bir yerin paylaşılması veya satış sözkonusu ise tüm mirasçıların katılıp katılmadığı, Kadastro Kanununun bölgede uygulandığı tarihe kadar paylaşımın bozulup bozulmadığı araştırılmalı, mirasçılar arasında pay devrinin tespit gününden önce olmak kaydıyla 3402 Sayılı Yasanın 15. maddesine göre geçerli olacağı, ancak böyle bir devir sözkonusu değilse bir mirasçı tarafından sürdürülen zilyedliğin tereke adına sürdürüldüğünün kabulü gerektiği düşünülmeli, taraflara bu konuların belgelerle veya bilirkişi tanık sözleriyle ispatı için imkan tanınmalı, paylaşımda eşitliğin zorunlu bulunmadığı, … süreli kullanmanın paylaşıma karine olduğu gözönünde bulundurulmalı, komşu 18,19,20,22 parsellere ait kadastro tespit tutanakları ve varsa dayanağı kayıt ve belgeler getirtilerek bilirkişi-tanık sözlerinin doğruluğu denetlenmeli, tespitte görev alan tutanak bilirkişileri dinlenmeli, bundan sonra elde edilecek delillere göre karar verilmelidir.
SONUÇ : 1) Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı …’nin 105 ada 12, davalı …’ın 105 ada 13 parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellere yönelik hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
2) 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine ve Orman Yönetimi ile davalı …’ın 105 ada 21 parsele yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara adesine 10/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.