YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/364
KARAR NO : 2023/1581
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; asıl dava yönünden … Mahallesi 163 ada 1 parsel, … Mahallesi 183 ada 8 parsel, 184 ada 3 parsel, 173 ada 4 parsel, 174 ada 5 parsel, 177 ada 4 parsel, 178 ada 4 parsel, 182 ada 5 ve 10 parsel; … Mahallesi 776 ada 6 parsel, 777 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 12 parseller, 778 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 12 parseller, 779 ada 1, 2, 3 ve 4 parseller, 204 ada 6 parsel, 205 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 12 parseller, 206 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 12 parseller, 207 ada 1, 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın aynen taksim veya satış yoluyla giderilmesi; birleştirilen dava yönünden ise; … ilçesi, … Mahallesi 163 ada 1 parsel ve 108 parsel; … Mahallesi 819 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 12 parsel; … Mahallesi 820 ada 1, 2, 3 ve 4 parsel; …. Mahallesi 110 parsel; …. Mahallesi 508 ve 507 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın aynen taksim, mümkün olmaması halinde satış yoluyla giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın aynen taksim yoluyla giderilmesini beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 10.05.2017 tarihli ve 2014/1140 Esas, 2017/640 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yolu ile giderilmesine, … Köyü 508 parsel, 820 ada 2 parsel sayılı yerde bulunan yapıların …’e, Kumcağız Mahallesi 110 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki bulunan yapıların …’e, Kumcağız Mahallesi 110 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapıların …’e, … Mahallesi 163 ada 1 parsel sayılı yerdeki yapıların Kemal Şener’e aidiyeti ile ilgili 20/03/2015 tarihli inşaat bilirkişisi raporundaki yüzde olarak belirlenen değerler dikkate alınarak işlem tesis edilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 10.05.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 03.07.2018 tarihli ve 2018/252 Esas, 2018/5027 Karar sayılı kararıyla; “Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerlerinin ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%…) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etmek ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Bununla birlikte, 6100 sayılı HMK’nun 297/2. maddesi gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bunların yanında hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (HMK m.26/1)
Somut olaya gelince; mahkemece, satış bedelinin muhdesat oranlaması dikkate alınarak dağıtılması, başka bir ifade ile satış bedelinden muhdesata isabet eden kısmın muhdesat sahibine, kalanının tapu kaydı ve mirasçılık belgesindeki payları oranında paydaşlara dağıtılmasına karar verilmesi gerekirken hüküm sonucun bir numaralı bendi ile infaza elverişsiz hüküm kurulması ve yine satış bedelinin farklı şekilde dağıtılmasına ilişkin üçüncü bent oluşturularak çelişkili karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan, bozmadan sonra hüküm tekrarı yapılması, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karar tarihine göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi hatalıdır.
Ayrıca, 492 sayılı Harçlar Kanunu ve eki Tarifenin karar ve ilam harcına ilişkin hükmü uyarınca karar tarihi itibariyle gayrimenkullerin satış bedeli üzerinden “binde 11,38″ harç alınmasına karar verilmemesi, davacılar … ve …’ın karar başlığında gösterilmemesi, dava konusu 508 parselin mahalle adının “Kumcağız Mahallesi” olmasına rağmen, hüküm sonucuna … Köyü olarak yazılması, davalılar …, Ülkiye Bayer, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … (Şener) davada Av. … Arlan tarafından temsil edildiği halde karar başlığında adı geçen davalıların vekille temsil edildiklerinin gösterilmemesi de doğru değildir” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ortaklığın giderilmesine yasal ya da fiili bir engel bulunmadığı, bilirkişi raporlarına göre aynen taksimin de mümkün olmadığı anlaşılmakla ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesi gerektiği belirtilerek davanın kabulüne, Samsun ili, 19 Mayıs ilçesi, Kumcağız Mahallesi 110 parsel, … Mahallesi 163 ada 1 parsel, … Mahallesi 108 parsel, … Mahallesi 817 ada 6 parsel, … Mahallesi 818 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 12 parsel, … Mahallesi 819 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11 ve 12 parsel, … Mahallesi 820 ada 1, 2, 3 ve 4 parsel, Kumcağız mahallesi 508 ve 507 parsel, Pazar Mahallesi 182 ada 5 ve 10 parsel, Pazar Mahallesi 183 ada 8 parsel, Pazar Mahallesi 184 ada 3 parsel, Pazar Mahallesi 173 ada 4 parsel, Pazar Mahallesi 174 ada 5 parsel, Pazar Mahallesi 177 ada 4 parsel, Pazar Mahallesi 178 ada 4 parsel numaralı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yolu ile giderilmesine; Samsun ili, 19 Mayıs ilçesi, Kumcağız Mahallesi 508 parsel ve … Mahallesi 820 ada 2 parsel sayılı yerde bulunan yapıların Yaşar Şener’e, Kumcağız Mahallesi 110 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki bulunan 1 adet ev, 2 adet ahır, 1 adet garaj ve bahçenin …’e, yine Kumcağız Mahallesi 110 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 1 adet ev, 3 adet ahır, 1 adet garaj ve bahçenin …’e, Samsun ili, 19 Mayıs ilçesi, … Mahallesi 163 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapıların Kemal Şener’e aidiyeti ile ilgili 20/03/2015 tarihli inşaat bilirkişisi raporundaki yüzdelik olarak belirlenen değerler dikkate alınarak işlem tesis edilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalılar …, … ve …’ın vekilleri olduğu halde kararda yazılmadığını,
2. Kararda ilişkili kişi olarak … adlı biri davalı bulunduğunu, hukukumuzda dava tarafları arasında böyle bir sıfat olmadığını,
3. Kararda muhdesatların kime ait olduğunun belirtilmediğini, ağaçların ayrıntılı olarak yazılmadığını, sadece “bahçe” olarak yazılmış olmasının hatalı olduğunu, Yaşar Şener’e ait binaların sayı ve isimleriyle belirtilmediğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 628 inci maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre bir kısım davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmemiş, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 03.07.2018 tarihli ve 2018/252 Esas, 2018/5027 Karar sayılı bozma ilamındaki muhdesat oranlarının hesaplanma esaslarının dikkate alınmaması ve gerekçeli kararda muhdesat oranlarının açıkça yazılmayarak bilirkişi raporlarına atıf yapılmasıyla yetinilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.