YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14985
KARAR NO : 2009/1894
KARAR TARİHİ : 10.02.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 227 parsel sayılı 37667.56 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tesbit edilmiş, davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları içerisinde kaldığı iddiasıyla dava açmış, mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (A1) harfi ile işaretli 637.08m2, (A2) harfi ile işaretli 549.78m2, (A3) harfi ile işaretli 1272.59 m2lik bölümlerinin orman niteliği ile Hazine, (B) harfi ile işaretli 35208.11 m2’lik bölümünün tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davacı … Yönetimi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 28/ 03/ 2006 tarih, 2006/ 1112 – 4156 Sayılı Kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında “ çekişmeli parselin bulunduğu yerde 1965 yılında orman kadastrosu ve 1991 yılında aplikasyon ve 2/B uygulaması yapılıp kesinleştiği, arazi kadastrosunun ise, 2002-2004 yılları arasında yapıldığının anlaşıldığı, ilk orman kadastrosuna ait çalışma tutanakları getirtilmişse de aplikasyon ve 2/B uygulamasına ait tutanakların getirtilmediği, aplikasyon işleminin … bir kadastro işlemi olmayıp, kesinleşen orman kadastrosundaki sınırların yenilenmesi, bir başka anlatımla güncelleştirilmesinden ibaret olduğu, 1965 yılı orman kadastrosunda çekişmeli parselin bulunduğu yerde orman sınır noktası tesis edilmediği, “fiili durumun tespiti ile iktifa olunmasına” denilerek, … ve orman alanlarının birleştiği yerlere numara verilmek suretiyle Devlet Ormanlarının tespit edildiği ve bu şekilde orman kadastro haritalarının düzenlendiğinin anlaşıldığı, aplikasyon tutanakları bulunmadığından aplikasyonunun ne şekilde yapıldığının anlaşılamadığı, orman kadastrosu ve aplikasyon işleminin kesinleşmesinden yıllar sonra bu yerde arazi kadastrosunun yapıldığı ve orman kadastro tutanaklarında ismi yazılı kişi tarlalarının o kişi ya da mirasçısı veya o kişiden satın alan kişiler adına tespit edildiğinin anlaşıldığı, orman bilirkişisince orman kadastrosu ve aplikasyon tutanakları gerektiği gibi uygulanıp, denetlenmeden haritalar uygulanmak suretiyle çekişmeli parselin konumu gösterilmişse de, yapılan uygulamanın 1965 yılında düzenlenen orman kadastro haritasına dahi uygun olmadığı, orman kadastro haritasında çoğunlukla yuvarlak hatlarla gösterilen yerlerin bilirkişilerce düz ve keskin hatlarla gösterildiği ya da tam tersinin yapıldığı, orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon harita ve tutanaklarının birbiri ile
çelişmesi halinde orman kadastro haritası ve aplikasyon haritalarına değil, ilk ormankadastrosuna ait tutanaklarda tarif edilen orman sınır noktaları ve tutanaklarda yazılı sınırlara değer verilerek orman sınırlarının belirlenmesi gerektiği, birbirine yakın olan ve aynı orman tahdit sınır hattını ilgilendiren bir çok parselin aynı iddia ile dava konusu edildiği, bu konuda mahkemede pek çok dava dosyası bulunduğu anlaşıldığından, birbirine komşu ya da yakın komşu olan parsellere ait dava dosyaları gruplandırılarak bu dava dosyalarının birinde 1965 orman kadastrosunun yapımında esas alınan orman tahdit sınır nokta ve hatlarının işlenmiş olduğu, … fotoğrafları ve memleket haritalarının renkli örnekleri ile 1991 yılı aplikasyon harita ve tutanakları Orman Yönetiminden getirtildikten sonra, serbest orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılarak 1965 yılı orman kadastro tutanaklarında, keza daha sonra yapılan aplikasyon tutanaklarında sözü edilen tepelerdeki nirengi noktaları, … ve yolların kesişme noktaları, mevki isimleri, bu tutanaklarda tarif edilen kişilere ait tarlaların o tarihteki sınırları ve bu tarlaların birleştiği köşe noktalarının yerel bilirkişi aracılığıyla saptanması ve tutanakta isimleri yazılı kişilere ait tarlaların arazi kadastrosunda kim ya da kimler adına, kaç numaralı parsel olarak tespit edildiği de belirlenerek, o parsellere ait tutanak örnekleri getirtilip bilirkişi sözlerinin denetlenmesi; 1965 yılına ait orman kadastrosu, 1991 yılına ait aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin harita ve tutanaklar ile arazi kadastro paftalarının 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılacak orman kadastrosu ve aynı yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki yönetmelik ve bu yönetmeliğin 54. maddesine göre çıkarılan teknik izahnamede tarif edilen yöntemle değişik açı ve uzaklıktaki en az 15-20 adet orman sınır noktasını gösterir şekilde çekişmeli parsele ve bu parselin geniş çevresine uygulanması; zeminde bulunmayan orman sınır noktaları bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi ismi ile açı ve mesafelere göre birer birer bulunup yerlerinin arazi kadastro paftası üzerinde işaretlenmesi; uygulamalarda 1965 yılında orman kadastrosunun tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan … fotoğrafları ile memleket haritalarından da yararlanılması; böylece çekişmeli parselin konumunun 1965 orman kadastro harita ve tutanakları ile 1991 aplikasyon ve 2/B madde uygulaması harita ve tutanaklarına göre belirlenmesi; bu haritalar aynı ölçekte birleştirilerek her bir uygulamanın (orman kadastrosu ile aplikasyon ve 2/B uygulamaları) farklı renkte kalemlerle gösterilmesi, aynı ya da yakın hatlarda bulunan dava konusu parseller aynı harita üzerine işlenerek müşterek imzalı rapor ve krokinin alınması, ilk orman kadastro harita ve tutanaklarının, aplikasyon, 2/B madde harita ve tutanakları ile çelişkili olduğunun belirlenmesi halinde, tutanakların düzenlenmesinde esas alınan … fotoğrafları ve memleket haritası ile desteklenen ilk orman kadastro tutanaklarındaki sınırlara değer verilmesi “ gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (A1) harfi ile gösterilen 481.46m2, (A2) harfi ile gösterilen 7055.52m2, (A3) harfi ile gösterilen 5.65m2lik bölümünün
orman niteliği ile Hazine, (B) harfi ile gösterilen 30124.93m2lik bölümünün tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş, karar bu kez de Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1965 yılında yapılıp 08.12.1965 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1991 yılında yapılıp 18.12.1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece bozma kararına uyularak çekişmeli taşınmazın bir bölümünün kesinleşen orman kadastro sınırları dışında ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildiren bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı gibi mevcut delillerin değerlendirilmesinde de hataya düşülmüştür. Dosya arasında bulunan orman kadastro tutanak ve haritalarının incelenmesinden ilk orman kadastrosunun 1965 yılında seri usulle ve yöreye ait … fotoğraflarından yararlanılmak suretiyle yapıldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişilerin açıkladığı ve mahkemenin de kabulünde olduğu üzere bu yöntemle yapılan orman kadastrosunda orman tahdit nokta ve hatları … fotoğraflarına işlenmekte ve detay tarifleri günlük olarak düzenlenen tutanaklara yazılmaktadır. Arazi çalışmaları bitirildikten sonra … fotoğrafları stereomikrometre – SGM4 aletiyle değerlendirilip orman sınır nokta ve hatları 1/10 000 ölçekli haritalar üzerine aktarılarak orman tahdit haritaları oluşturulmaktadır. Bilirkişi raporuna eklenmiş olan ve orman kadastro komisyonunca yapılan çalışmalarda kullanılan … fotoğrafının incelenmesinde ilgili fotoğraf üzerinde orman sınır noktalarının tesis edilmediği, orman sınır hattının işlendiği; ancak daha sonra haritası hazırlanırken bu hatlara uyulmadığı, yoğun orman görüntüsündeki bir kısım yerlerin orman sınırları dışında bırakıldığı görülmektedir. Bu durum orman kadastro haritalarının doğruluğu ve gerçek durumu yansıtıp yansıtmadığı hakkında duraksama yaratmaktadır.
2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, … fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar birlikte değerlendirildiğinde orman kadastrosuna esas alınan … fotoğrafları ile memleket haritaları ile desteklenen orman kadastro tutanaklarındaki anlatımlara değer verilerek uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. Tutanaktaki anlatımlardan orman sınır hattının kişilere ait … alanları ile ormanın o günkü doğal sınırlarının esas alınarak orman tahdit sınır hatlarının belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu
sınırın belirlenmesinde en doğru yol gösterici ise yine o tarihteki … fotoğrafına yansıyan orman ve … alanlarının görüntüleridir. Orman kadastro komisyonunca kullanılan ve ilgili orman sınır hatlarının işlenmiş olduğu … fotoğrafında dava konusu … Köyü 101 ada 227 sayılı parselin kuzey-doğuda ve bilirkişi tarafından (A-3) harfi ile gösterilen bölümünün daha geniş bir biçimde orman örtüsü ile kaplı olduğu gözlenmektedir. Yukarıda izah edilen tüm bu olgular yanında 6831 Sayılı Yasanın 7 maddesini değiştiren 4999 Sayılı Yasanın 3 maddesindeki “…….. evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların…………. orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2 nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş yerlerde tespit edilen fennî hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü ile 02/09/1986 gün ve 192095 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Kanunun 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkında Yönetmelik ve bu yönetmelikteki hükümlere paralel hükümler getiren 15/07/2004 Tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin 26/h maddesindeki “ Herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlar” ve (j) fıkrasında orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar orman kadastro komisyonlarınca devlet ormanı olarak sınırlandırılır. “ yine aynı maddenin ikinci fıkrasında, birinci fıkranın (j) bendine göre orman rejimine girmiş olan sahaların herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olması bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmaz “ hükümleri gereğince … fotoğrafında gösterilen … alanları ile orman alanlarının sınırının esas alınması, … fotoğrafına göre taşınmazın kuzey-doğuda daha geniş bir bölümü orman olarak göründüğünden bu bölümünün de orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gereklidir. Değinilen yönler gözetilmeden mevcut delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 10.02.2009 günü oybirliği ile karar verildi.