YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/9250
KARAR NO : 2007/9671
KARAR TARİHİ : 05.07.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.12.2001 gün ve 2001/10532-10119 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, Orman kadastrosunun 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilmek suretiyle yapılıp kesinleşen yerlerde kural olarak bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş tahdit haritasının yerine uygulanması yoluyla çözümleneceği, ancak, bu uygulamanın serbest orman yüksek mühendisi ya da mühendisi aracılığıyla yapılması, yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, en az dört ya da beş orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi; öte yandan, davaya konu taşınmazın, yörede 1955 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında düzenlenen paftada aktif … yatağı olarak gösterildiği, dosya içinde bulunan Devlet Su İşleri Şube Müdürlüğünün, 29.01.2001 tarihli yazısında, … kenarındaki seddenin 1957 yılında yapıldığı, yıllar itibariyle taşmalar ile yıkılan seddeni ihtiyaca göre yenilendiğini bildirdiği, aktif … yataklarının imar ihya suretiyle kazanılması olanağının bulunduğu gözetilerek, yakın komşu parsellere uygulanan kayıtlar getirtildikten sonra, yapılacak keşifte bir jeoloji mühendisi de bulundurularak çekişmeli taşınmazın sel baskınlarına maruz kalıp kalmadığı, aktif … yatağı olup olmadığı, aktif … yatağı ile olan kot farkı ve seddeye olan uzaklığı ve yüksekliği, … yapısı itki örtüsü imar ihyaya ne zaman başlanıp ne zaman bitirildiği, taşınmazın aktif … yatağı olmaktan ne zaman çıkarıldığı, sürdürülen zilyetliğin ekonomik amaca uygun olup olmadığının belirlenmesi, zilyetliğin şeklinin ve süresinin yerel bilirkişilerden sorulması bilirkişilerden bilimsel verileri içeren rapor alınması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra … …’in davasının feragat nedeniyle reddine, … …’in davasının kabulüne, … elemanı bilirkişi … … tarafından düzenlenen 24.03.2005 tarihli krokide (A) ile gösterilen 668 m2 ve (B) ile gösterilen 1608 m2 yüzölçümündeki taşınmazın şerhler hanesine, yapılaşmaya izin verilmeksizin yüzeyde kimyasal kirlenmeye sebep olacak suni gübre ve … ilacı kullanılmasına izin verilmediği şerhi yazılarak davacı … oğlu … … adına tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 639. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu … köyünde 1941 yılında askı ilanı yapılarak 1942 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 18.07.1977 tarihinde yapılarak 16.11.1977 tarihinde askıya çıkartılan ve dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1956 yılında yapılmış ve sonuçları 03.05.1956-04.06.1956 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Davacı gerçek kişiler, 15.08.1997 tarihli dilekçeleri ile … Köyü, Adapelit mevkiinde kendi adlarına kayıtlı 374 parselin Güney kenarında sınırlarını belirttikleri iki parça taşınmazın imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile adlarına tescilini dava etmişler, Mahkemenin 20.3.2000 gün ve 1997/766-265 sayılı; davanın kısmen kabulüne, … elemanı bilirkişi … …’in 08.04.1999 tarihli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 668 m2 ve (B) harfi ile gösterilen 1608 m2’lik kısmın 1983 tarihli imar planından önce imar-ihya edilip, 40 yıl zilyet olunduğundan … … adına tesciline, … …’in feragatı nedeni ile (D) harfi ile gösterilen kesime yönelik davanın reddine ilişkin kararı, Orman Yönetimi, Hazine ve Konyaaltı Belediye Başkanlığı’nın temyizi üzerine, Dairece başlıkta belirtildiği gibi bozulmuştur. .
Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli taşınmazın, kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında bırakıldığı, orman sınır hattına 350 metre mesafede olduğu, üzerinde bir adet cam sera ve 10 ila 60 yaşlarında meyve ağaçları bulunduğu, eğimin %0-1 olduğu sonuç itibariyle orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmişse de, çekişmeli taşınmazın 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleşen yerlerden olup olmadığı yada, çekişmeli taşınmazın Güney yönünde bulunan … Köyünde yapılan orman kadastrosunda her hangi bir işleme tabi tutulup tutulmadığı üzerinde durulmamış, … Köyü ile … Köyünde yapılan orman kadastrosundaki orman sınır hatlarına irtibatlı krokisi çizilmemiş, çizilmemiş, sadece … Köyünde yapılan orman kadastrosunda oluşturulan orman sınır hattına göre konumu basit kroki şeklinde işaretlenerek gösterilmiştir.
Ziraat uzmanı bilirkişi ve Jeoloji Uzmanı bilirkişiler müşterek raporlarında; çekişmeli taşınmazın 35 yıl önce imar ihyasının tamamlandığını, taşınmazın bir bölümünde 10-30 yaşında meyve ağaçları bulunduğu bir bölümünde ise … cam sera bulunduğunu, … çayına mesafesinin 350 metre olduğu … ile kot farkının 15 metre olduğu, taşınmazın büyük debili akarsuyun … düzlüklerinde olduğu normal yağış düzeninde çaydan etkilenmediği, ancak olağanüstü meteorolojik koşullarda olabilecek taşkınlara maruz kalabileceği, DSİ seddelerinin bu taşkınları önleme amacıyla yapıldığı, taşınmazın bu seddelerden sonra … yatağı olmaktan kurtulduğu, bildirilmişse de; … köyündeki taşınmazların tescili istemiyle açılan davalarda, Hazine tarafından dosyalara sunulan, Devlet Su İşleri Şube Müdürlüğünün, Milli Emlak Dairesi Başkanlığı, … Batı … Emlak Müdürlüğüne yazdığı 09.01.1998 tarih B 15 1 DSİ 1 13 03 00/124.1/16/295 sayılı yazısı suretinde “… … Mahallesi sınırı içerisinde bulunan … Çayı seddelerinin 1967 ila 1970 yılları arasında inşa edildiği, aradan geçen zaman içerisinde ihtiyaca göre … yatağı ıslahı kapsamı içerisinde bakım ve onarım çalışmalarının yapıldığı…” bildirildiğine göre çekişmeli taşınmazın halen … tehdidi altında olan … yatağı olduğu, taşkından korumak için yapılan seddenin geçici tarzda olduğu, … ıslah projesinin başlamadığı ve asıl seddelerin henüz yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, halen … yatağı özelliğini sürdüren taşınmazda imar ihya işleminin tamamlandığı kabul edilemez.
Diğer taraftan; Orman Bilirkişisi tarafından çekişmeli taşınmazın … Köyünde yapılan orman kadastrosunda belirlenen orman sınır hattına irtibatlı krokisi düzenlenmediği, sadece orman sınır hattına göre konumu basit kroki şeklinde gösterildiği gibi, çekişmeli taşınmazın Güney yönünde bulunan ve taşınmaza orman sınır hattı uygulaması yönünden yakın kabul edilebilecek … Köyü orman kadastro haritası ve tutanakları ile eski tarihli haritalar uygulanmamış ve taşınmazın, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu sınırları dışında olsa bile, 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleşen yerlerden olup olmadığı yöntemince araştırılmamışsa da; getirtilen paftasına ve komşu parsel tesbit krokilerine göre çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerin, 1956 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda
paftasında … yatağı ve Devlet ormanı olarak işaretlenerek tapulama dışı bırakıldığı, 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek 1977 yılında yapılan orman kadastrosunun kesinleştiği 16.11.1978 tarihine kadar orman sayılacağı tartışmasızdır. Üzerindeki orman bitki örtüsünün yok edilmiş olması durumu değiştirmez. Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2004 gün ve 2004/8-242/292 sayılı kararında da değinildiği gibi, çekişmeli taşınmaz orman kadastrosu yapılıp orman sınırları dışında bırakıldığı 16.11.1978 tarihine kadar orman sayılır. 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi 05.11.2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değiştirilmiş ve “…evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların orman kadastrosu, orman kadastro komisyonları tarafından yapılır” hükümleri getirilmiş olduğundan kadastro paftasında orman olduğu bildirilerek tespit harici bırakılan taşınmazın orman sanırları içine alınması da her zaman olanaklıdır. Çekişmeli taşınmazın bir an için kesinleşen orman sınırları dışında bırakıldığı kabul edilse dahi, Taşınmazın ormana sınırı dışında bırakıldığı 16.11.1978 tarihinden, dava tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresi de geçmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 06/07/2007 günü oybirliği ile karar verildi.