YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14693
KARAR NO : 2023/74
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1964 E., 2022/1893 K.
1-… 2-… 3-…
4-… 5- …
vekilleri Avukat …
DAHİLİ DAVALI : … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 29.02.2016
KARAR : Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/117 E., 2019/324 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı …’in TTK’ya ait maden ocaklarında yer altı işçisi olarak çalıştığını ve meslek hastalığına yakalandığını, meslek hastalığı nedeni ile maluliyet aylığı bağlanması konusunda davalı kurumu başvurduğunu, kurum davacının maluliyet oranının %10’un altında olması nedeniyle bu talebi reddettiğini, davacının meslek hastalığı nedeniyle maddi ve manevi kayba uğradığını ileri sürerek, davacının maluliyet oranının yeniden tespit edilmesini, aksi yöndeki kurum işleminin iptali ile 26.03.2015 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanmasına, 1,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yerinde olduğunu, açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, reddine karar verilmesini istemiştir.
Dahili davalı TTK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının meslek hastalığı sürekli iş göremezlik oranının bulunmadığını, açılan davanın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, maddi-manevi tazminat istemlerinin işbu davadan tefrikine karar verilerek yargılamaya devam edilmiş, davacı …’in yargılama aşamasında 03.08.2019 tarihinde vefat etmesi üzerine yasal mirasçılar davaya dahil edilmiş; dava dilekçesi, cevap dilekçesi, kurum kayıtları, davacıya ait tedavi evrakları, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 11.07.2018 tarihli raporu, Adli Tıp İkinci Üst Kurulu’nun 18.07.2019 tarihli raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı …’in davalı TTK ya ait iş yerinde çalışmaları nedeni ile meslek hastalığına yakalandığı, davacının davalı kurum SGK nın yetkili kurulları olan Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi ve YSK raporu ile meslek hastalığı sürekli iş göremezlik derecesinin % 0 olarak belindiği ancak davacı tarafın itirazları üzerine yukarıda belirtilen yasal prosedür işletilerek aldırılan 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 11.07.2018 tarihli ve Adli Tıp İkinci Üst Kurulu raporlarında davacı …’in meslek hastalığı sürekli iş göremezlik derecesinin 13.03.2018 tarihinden itibaren %13,2 olduğunun belirlendiği anlaşıldığından, davacının davasının kabulü ile; davacılar murisi …’in 13.03.2018 tarihinden itibaren meslek hastalığı nedeni ile 13,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ve dahili davalı TTK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı … Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı … vekili istinaf dilekçesinde; yetki, zaman aşımı itirazları yanında, Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, Kurum işlemlerinde mevzuata aykırı bir yön bulunmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Dahili davalı TTK Vekilinin İstinaf Sebepleri
Dahili davalı TTK vekili istinaf dilekçesinde; işverenin her türlü sorumluluğunu yerine getirdiğini, meslek hastalığının oluşmasında herhangi bir kasıt, kusur veya ihmalinin de söz konusu olmadığını, meslek hastalığını önlemek için alması gereken tüm tedbirleri aldığını belirterek, usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, davacının maluliyet oranının 13.03.2018 tarihinden itibaren %13,2 olduğu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun 11.07.2018 tarihli ve Adli Tıp ikinci Üst Kurulunun 18.07.2019 tarihli raporunda belirtildiği, davacının dava dilekçesinde maluliyet oranının yeniden tespit edilmesini, aksi yöndeki kurum işleminin iptali ile 26.03.2015 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ettiği, mahkemece meslek hastalığı maluliyetinin tespiti olarak yargılamaya devam edildiği, işbu eldeki davanın 15.02.2016 tarihinde açıldığı maluliyetin başlangıcının da 13.03.2018 tarihi olduğu gözetildiğinde dava tarihi itibariyle davacının bir maluliyeti bulunmadığı bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabule dair hüküm kurulması isabetsiz bulunmuş, açıklanan nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine dair hüküm kurulmuştur.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2021 tarih ve 2020/1396-2021/1873 E.K. sayılı kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Daire kararında; Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 14.01.2015 tarihli raporunda; sigortalı …’de P/s 1/2 düzeyinde Pnömokonyoz hastalığı mevcut olduğuna, yükümlük süresi aşıldığına, yükümlülük süresi yönünden değerlendirilerek sigortalıda tespit edilen Pnömokonyoz hastalığının mesleki sayılıp sayılmayacağına karar verilmek üzere dosyanın Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’na gönderilmesinin uygun olduğuna karar verildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 06.02.2015 tarihli raporunda; sigortalının musap olduğu pnömokonyoz meslek hastalığına ait yükümlülük süresinin uzatılmasına karar verildiği, Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin 05.03.2015 tarihli raporunda; sürekli iş göremezlik oranının % 0 olduğu, kontrol muayenesi gerekmediğinin belirtildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 10.01.2017 tarihli raporunda; P/s 1/2 düzeyinde Pnömokonyoz meslek hastalığı mevcut olduğu, işgöremezlik oranının % 0 olduğu kontrol muayenesi gerekmediğinin belirtildiği, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 11.07.2018 tarihli ve 12304 sayılı raporu ile Adli Tıp İkinci Üst Kurulunun 18.07.2019 tarihli ve 1199 sayılı raporlarında; …’de mesleki pnömokonyoz hastalığı mevcut olup, mevcut meslek hastalığının başlangıç tarihinin … Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesince düzenlenen rapor tarihi olan 04.12.2014 tarihi olduğu, bu rapordaki bulgulara göre p/s, 1/2 düzeyindeki pnömokonyoz meslek hastalığının 11 Ekim 2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde olmadığı, dosyada yer alan 13.03.2018 tarihli radyolojik tetkiklere göre, …’de p/s 2/2 düzeyindeki pnömokonyoz meslek hastalığı mevcut olduğu, mevcut hastalığının 11 Ekim 2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede Yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre meslek grup numarası Gr 33 olmakla; 13.03.2018 tarihinden itibaren E cetveline göre %13.2 (yüzdeonüçnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağına karar verildiğinin anlaşıldığı, somut olayda, gerek Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu gerekse Adli Tıp İkinci Üst Kurulu raporlarında, davacının 13.03.2018 tarihinden itibaren E cetveline göre %13.2 (yüzdeonüçnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağına ilişkin yapılan belirleme karşısında, 13.03.2018 tarihi ile davacının vefat tarihi olan 03.08.2019 tarihi arası dönem yönünden davanın kabulüne dair karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisinin isabetsiz olduğu belirtilerek, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 20.10.2022 tarih ve 2022/1964-2022/1893 E.K. sayılı kararı ile; Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olup, somut olayda, davacılar murisinin meslekten kazanma gücü kayıp oranının 13.03.2018 tarihinden itibaren %13,2 olduğu Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun 11.07.2018 tarihli ve Adli Tıp ikinci Üst Kurulunun 18.07.2019 tarihli raporunda belirtildiği anlaşılmakla 13.03.2018 tarihi ile davacılar murisinin vefat tarihi olan 03.08.2019 tarihi arası dönem yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmış, öte yandan dava açıldığı tarih itibarıyla oluşmayan koşullarının yargılama aşamasında gerçekleşmesi durumunda, özellikle, Anayasa’nın “Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli olması” başlığını taşıyan 141 inci maddesindeki, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının, yargının görevi olduğunu belirten hüküm, 6100 sayılı Kanun’un “Usul ekonomisi ilkesi” başlıklı 30 uncu maddesinde yer alan, hâkimin, yargılamanın kabul edilebilir süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu yönündeki düzenleme, sosyal koruma, dayanışma, sosyal denkleştirme ve zorunluluk ilkelerine dayanan sosyal sigortalar, bireyin onuru ile kişiliğinin geliştirilmesi için kaçınılmaz ekonomik, sosyal ve kültürel hakların doyurulması temeline dayanan sosyal güvenlik hukukunun ilkeleri dikkate alındığında, maluliyetin gerçekleştiği tarihten itibaren maluliyet tespitine ilişkin hüküm kurulmalı, kuşkusuz, yargılama aşamasında 13.03.2018 tarihinde maluliyet koşulları gerçekleşen sigortalı yönünden tahsis talep günü ve dava tarihi itibarıyla şartlar oluşmamakla Kurumun dava açılmasına sebep olan herhangi bir haksız işleminin de söz konusu bulunmadığı gözetilerek yargılama giderleri buna göre değerlendirilmiş (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 07.06.2022 tarih 2022/3520 Esas, 2022/8630 Karar) ve açıklanan nedenlerle Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak aşağıdaki şekilde oybirliğiyle hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
I-Davalılar TTK ve SGK vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile, HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
II-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;
1-Davacılar murisi …’in 13.03.2018 tarihinden vefat ettiği 03.08.2019 tarihine kadar olan dönem yönünden meslek hastalığı nedeni ile %13,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin reddine,
2-Alınması gereken 80,70 TL karar harcından davacı tarafından yatırılan karar harcı ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplam 115,20 TL harcın mahsubu ile bakiye fazla 34,50 TL harcın talebi halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından ilk derece yargılamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar tarafından ilk derece yargılamasında yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
6-Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu harçtan muaf olduğundan ve istinaf karar harcı yatırmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Dahili davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde bu davalıya iadesine,
8-Dahili davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan toplam 146,80 TL istinaf gideri ile 121,30 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 268,10 TL’nin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine,
9-Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından istinaf aşamasında yapılan toplam 95,50 TL istinaf giderinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine,
10-Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu harçtan muaf olduğundan ve istinaf başvurusunda haklı çıktığından 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının haksız çıkan davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
11-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılıp, istinaf başvurusunda davalılar kısmen haklı çıktığından ve duruşmaya katıldıklarından Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.’nin ikinci kısım ikinci bölüm 17/b bendi uyarınca 5.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
12-Karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğü’nce yerine getirilmesine,
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili; ilk derece mahkemesi kararında bir değişiklik yapılmamasına rağmen, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin taraflarına yükletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, hükmü bu yönüyle temyiz etmiştir.
2.Davalı … vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
3.Dahili davalı TTK vekili; Kurum yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, kabulünün doğru olmadığını belirterek, hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davacıların murisi …’in meslek hastalığı nedeniyle sürekli iş göremezlik derecesinin tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 19 ve 95 inci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…