Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/13369 E. 2023/2870 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13369
KARAR NO : 2023/2870
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/79 E., 2022/172 K.
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Gümrük İdaresi
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekili, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanığın temyiz istemi yönünden, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,

Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden ise; sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi davaya katılmamış ise de karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip anılan Kurumun suçtan zarar görme olasılığına göre sanık hakkında kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi
gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2014 tarihli ve 2014/24 Esas, 2014/190 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, aynı Kanun’un 52 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

2.Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2014 tarihli ve 2014/24 Esas, 2014/190 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 01.12.2020 tarihli ve 2019/26006 Esas, 2020/17489 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklinde düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,…” nedeniyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

3.Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2022 tarihli ve 2021/79 Esas, 2022/172 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesi ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 2 gün karşılığı 40,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, kaçak sigaraların müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında pek hafiflik indirimi uygulanmasının olaya uygun olmadığına, cezanın caydırıcı olması gerektiğine ve re’sen dikkate alınacak nedenlere ilişkindir.

2.Sanığın temyiz isteği, eksik inceleme yapıldığına, sigarları içmek için aldığına, zamanaşımı yönünden temyiz talebinin kabulü gerektiğine, zararı ödediğine ve beraati gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, Sarıkamış Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/188 Değişik İş sayılı önleme araması kararı ile yolcu otobüsünde yapılan aramada sanığa ait 1956 paket kaçak sigara ele
geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık aşamalarda suçlamayı kabul etmiştir.

3.Tütün eksperi tarafından düzenlenen raporda sigaralarda yasal bandrol bulunmadığı ve gümrük kaçağı olduğu tespit edilmiştir.

4.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosyada mevcutur.

IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu, açılan kamu davasından haberdar edilmeyen Gümrük İdaresinin hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1.Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2022 tarihli ve 2021/79 Esas, 2022/172 Karar sayılı kararında; olay tutanağı, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, yolcu otobüsünde yapılan arama sonucunda sanığa ait ticari miktar ve mahiyette kaçak sigara ele geçtiği dikkate alındığında sanığın suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğunun kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Suç tarihi itibarıyla suçtan doğrudan zarar gören Gümrük İdaresi 5271 sayılı Kanun’un 234 üncü maddesinin birinci maddesi uyarınca davadan haberdar edilip duruşma günü bildirilmeden yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulması,

3.5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve hakkında ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,

4.Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

5.Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulunun davaya katılan olarak kabul edilmesi ve gerekçeli karar başlığında iki kurumun da katılan olarak gösterilerek hangi katılan kuruma vekâlet ücreti verildiğinin hükümde açıkça gösterilmemesi, hususları hukuka aykırı bulunmuştur.

V.KARAR
Gerekçe bölümünde (2, 3, 4 ve 5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2022 tarihli ve 2021/79 Esas, 2022/172 Karar sayılı kararına yönelik suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.03.2023 tarihinde karar verildi.