YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11173
KARAR NO : 2023/2868
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/1464 E., 2021/299 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2014 tarihli ve 2014/408 Esas, 2014/678 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği 2 yıl 11 ay hapis ve 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak sigaraların
müsaderesine, araç üzerindeki şerhin kararın kesinleşmesi beklenmeksizin kaldırılmasına karar verilmiştir.
2.Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2014 tarihli ve 2014/408 Esas, 2014/678 Karar sayılı kararının sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 16.06.2020 tarihli ve 2019/35700 Esas, 2020/6975 Karar sayılı ilâmıyla; “Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,” nedeniyle sair yönleri incelenmeden bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma üzerine Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2021 tarihli ve 2020/1464 Esas, 2021/299 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, anılan Kanun’un 7242 sayılı Kanun ile değişik yirmiikinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, aynı Kanun’un 51 inci maddesi ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği 1 yıl 5 ay 15 gün hapis ve 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, kaçak eşyanın müsaderesine, önceki hükümde araç üzerindeki tedbir şerhinin kaldırılmasına karar verildiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebebi; lehe kanun değerlendirilmesi yapılırken her iki kanun yönünden ayrı ayrı sonuçların karşılaştırılması gerektiğine, alt sınırdan hüküm kurularak hafiflik indirimi yapılamayacağına, erteleme şartlarının oluşmadığına, araç müsaderesi gerektiğine, vekâlet ücreti yönünden yeni bir hüküm kurulması gerektiğine ve re’sen göz önüne alınacak nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde Van 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/542 Değişik İş sayılı önleme araması kararı ile sanığın sevk ve idaresindeki araçta yapılan aramada 4520 paket kaçak sigaranın ele geçiridiği anlaşılmıştır.
2.Sanık bozma öncesi savunmasında suçlamayı kabul ettiğini beyan etmiştir. Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmamıştır. Bozma sonrası yapılan yargılamada ise kovuşturma aşamasında indirim oranı 1/3 olarak bildirilerek ihtarat yapılmıştır.
3.Dosya kapsamında bulunan 07.07.2014 tarihli bilirkişi raporunda suça konu sigaraların bandrolsüz olduğu ve kaçak yolla ülkeye sokulduğu, 27.06.2014 tarihli tütün eksperi raporunda da sigaralarda … ve GİB logosu taşıyan bandrol bulunmadığı, kaçak olduğu tespit edilmiştir.
4.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
1.Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2021 tarihli ve 2020/1464 Esas, 2021/299 Karar sayılı kararında; olay tutanağı, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın sürücülüğünü yaptığı araçta usulüne uygun olarak yapılan arama sonucunda ticari miktar ve mahiyette kaçak sigara ele geçtiği dikkate alındığında sanığın suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin, 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun’da hüküm altına alınması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, onuncu fıkrası ve yirmiikinci fıkrası ve aynı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ayrı ayrı uygulanarak lehe kanunun tespiti yerine, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,
3.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, mahkemece sanığa yapılan etkin pişmanlık ihtarında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının “1/2” olacağının bildirilmesi gerekirken, “1/3” oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması,
4.Kendisini vekille temsil ettiren katılan … İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken, bozma öncesi hükmolunan vekâlet ücretinin mahsubuna karar verilmesi, nedenleri hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2, 3 ve 4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Van 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2021 tarihli ve 2020/1464 Esas, 2021/299 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.