YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9459
KARAR NO : 2023/1036
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.10.2019 tarihli 2007/390 Esas 2008/182 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2019 tarihli ve 2007/390 E., 2008/182 K. sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 10 Ceza Dairesinin 12.10.2021 tarihli ve 2021/7463 E., 2021/9979 K. sayılı kararı ile;
Hükmün verildiği tarihten önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un 188/3 üncü maddesinde düzenlenen suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırının “on yıl” olarak değiştirildiği, bu itibarla sanığa 5271 sayılı Kanun’un 150 nci maddesi uyarınca zorunlu müdafii tayini gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli 2007/390 Esas 2008/182 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğine, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/380 Esas 2008/182 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; hükümlü hakkında 24.10.2006 tarihinde uyuşturucu madde ticareti yaptığından bahisle
19.03.2007 tarihli iddianame ile dava açıldığı, yapılan yargılama sonucu 4 yıl 2 ay hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın Yargıtay 10. Ceza Dairesince onanarak 09.12.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/295-2007/443 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; hükümlü hakkında 06.11.2006 tarihinde uyuşturucu madde ticareti yaptığından bahisle 22.11.2006 tarihli iddianame ile dava açıldığı, yapılan yargılama sonucu 4 yıl 2 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezasına hükmedildiği, bu hükmün de Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09.06.2008 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği görülmüştür.
Hükümlünün Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesine konu eylemi ile mahkememize konu eylemi arasındaki süre dikkate alındığında her iki eylemin zincirleme suç kapsamında tek bir suç oluşturduğu, eylemlerin iki ayrı davada müstakil suçlar şeklinde değerlendirilmesinin hukuka aykırı bulunduğu anlaşılmakla, hükümlünün yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne, Mahkememizin 2007/380-2008/182 sayılı kararının iptaline, Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin kurmuş olduğu mahkûmiyet hükmü baz alınarak bu hüküm üzerinden 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca artırım yapılmasına ve Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 4 yıl 2 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezasının mahsup edilmesine karar verilerek sanık mahkûm edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.