YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10528
KARAR NO : 2023/2492
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Genç Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/247 Esas, 2016/43 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci
fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Genç Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/247 Esas, 2016/43 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin (birleşen) 23.06.2020 tarihli ve 2020/5493 Esas, 2020/7520 Karar sayılı kararı ile, mağdurun yaralanması ile ilgili olarak Adli Tıp Şube Müdürlüğünden rapor alınması, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, kabule göre de hesap hatası, ek savunma alınmaması, haksız tahrik indirim oranı ve Anayasa Mahkemesince 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunluğu yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Genç Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2020/106 Esas, 2021/103 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrilere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz İstemi, suçun vasfının yaralama olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü alkollü olan mağdur ve sanığın nedeni belirlenemeyen şekilde aralarında tartışma çıktığı tartışmanın kavgaya dönüştüğü ve kavga sırasında mağdur ve sanığın birlikte yere düştüğü bunun neticesinde mağdurun hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, mağdurun yaralanması ile ilgili olarak Adli Tıp Uzmanından alınan raporda mağdurun yaralanmasının düşme ile mi yoksa kafasına bir cisim ile vurulma ile mi oluştuğu hususun adlî tahkikatla ortaya çıkarılabileceğinin bildirildiği, sanığın tüm aşamalarda istikrarlı savunmalarında mağdurun yaralanmasının düşme ile oluştuğunu beyan ettiği ve bu beyanının tanık beyanlarıyla desteklendiği, mağdurun ise bozma sonrasında alınan beyanlarında ilk beyanlarının aksine olayın nasıl olduğunu hatırlamadığını hatta kafasına bir cisim ile vurulduğuna ilişkin beyanı doktorlardan duyması üzerine verdiğini beyan ettiği anlaşılmakla mağdurun aşamalarda değişen beyanları itibara değer görülmeyerek sanığın üzerine atılı eyleminde silahtan sayılan bir alet kullanmadığı kabul edilerek sanığın mağdura yönelik kasten yaralama suçunu işlediği ve buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
İlk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin tam olarak tespit edilememesi nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın eylemini haksız tahrik altında işlemiş olduğu kabul edilerek asgari oranda haksız tahrik indirimi yapıldığı belirlenmiştir.
2. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adli Tıp Uzmanı tarafından tanzim edilen 24.02.2021 tarihli ;
“1-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI,
2-Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
3-Vücudunda kemik kırığı tanımlanmadığı,
4-Kişinin yaralanmasının düşme neticesinde oluşabileceği gibi başka bir şahıs tarafından künt cisim havalesi neticesinde de oluşabileceği, ikisi arasında tıbben ayrım yapılamadığı, olayın adli tahkikat ile aydınlatılmasının uygun olduğu kanaatini bildirir rapordur.” görüşünü içerir adli muayene raporu dava dosyasına eklenmiştir.
3. Sanığın aşamalardaki savunmaları, mağdur beyanı, olay yeri inceleme raporu, kollukça düzenlenen diğer tutanaklar, sanığa ait güncel adlî sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.
GEREKÇE
1. Sanığın suç vasfının yaralama olduğuna yönelik temyiz sebebi yönünden yapılan incelemede,
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın mağdura 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında silahtan sayılan bir alet kullanmaksızın vurmak suretiyle yaraladığı, eylemin vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen bozma ilamı öncesinde kurulan hükümde tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı ve bu karara yönelik aleyhe temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından 1412 sayılı Kanun’ un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) nolu paragrafta açıklanan nedenle Genç Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2020/106 Esas, 2021/103 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulandığı kısmın çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.