YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10343
KARAR NO : 2023/2879
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 21.05.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında sahte oluşturulan banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2014/234 Esas ve 2016/301 Karar sayılı kararı ile sahte oluşturulan banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; herhangi bir hukuki nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın 23.06.2012 tarihinde Kipa Pendik alışveriş merkezinde sahte kredi kartı ile alışveriş yaptığına, bu suretle sahte üretilmiş kredi kartını kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarını işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık savunmasında 2012 yılında Maltepe Carrefoursa AVM’de dolaştığı sırada tanımadığı bir şahsın kendisine bankacı olduğunu söyleyip kredi kartı isteyip istemediğini sorduğunu, form doldurmasından sonra kredi kartı çıkarıp getirdiğini, bu kart ile iki yada üç kez alış veriş yaptığını sahte olduğunu bilmediğini ve Bursa’da yakalanıp iki ay tutuklu kaldığını anlatmıştır.
3. Sanık hakkında İstanbul, Yalova ve Bursa mahkemelerinde ayrı ayrı dava açıldığı, İstanbul dışındaki diğer dosyaların fiili ve hukuki irtibat nedeniyle birleştirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Temyize konu bu dosya ile fiili ve hukuki irtibatlı Dairemiz 2020/11377 Esas sayılı dosyasında bulunan 16.08.2012 tarihli iddianame içeriğinden, sanıktan 04.07.2012 günü yakalanması üzerine yabancı bankalara ait 5 adet kredi kartı ele geçirildiği, UYAP sorgulamasından ve dosya içindeki dosya ve ilamlardan sanık hakkında suç tarihleri 24.06.2012, ve 27.06.2012 olan eylemleri ile ilgili Yalova Asliye Ceza Mahkemelerinde, 04.07.2012 olan eylemi ile ilgili Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinde ve 18.07.2012 olan eylemi ile ilgili İstanbul Anadolu 26. Asliye Ceza Mahkemesinde dört ayrı dava açıldığı, Yalova Asliye Ceza mahkemelerince birleştirme kararı verilmiş ise de, temyize konu bu dosyanın birleştirilmediği anlaşılmakla, mükerrer cezalandırmanın önlenmesi açısından, bu dosyanın dairemiz 2020/11377 Esas sayılı dosyası ile temyize konu olan Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/1174 Esas ve 2019/216 Karar sayılı dosyası ile birleştirilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilip sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2014/234 Esas, 2016/301 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2023 tarihinde karar verildi.