YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17277
KARAR NO : 2009/2592
KARAR TARİHİ : 18.02.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, … Köyü 247 ada 43 ve 249 ada 50 parsellerin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla, davalı adına kayıtlı tapunun iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, 249 ada 50 parselin orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, 247 ada 43 parsel hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1944 yılında yapılıp 1949 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 2002 yılında yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması ile 4999 Sayılı Yasanın 9. Maddesine göre yapılıp 04.03.2005 tarihinde ilan edilen fenni hataların düzeltilmesi çalışması vardır.
Genel arazi kadastrosu işlemi 30.01.2007 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli resmi belgelere göre yapılan araştırma ve inceleme sonucu, çekişmeli 249 ada 50 parselin orman sayılan, 247 ada 43 parselin orman sayılmayan yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanma koşullarının davalı yararına gerçekleştiği belirlenerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, dava dilekçesinde taşınmazların değeri gösterildiği ve taraflarca buna itiraz edilmediği halde, keşifte belirlenen fahiş değer üzerinden üstelik temyiz harcı da bu değere göre tamamlattırılmadan ve seri davaların bulunduğu da gözardı edilerek fazla harç ve vekalet ücreti tesbit edilmiş olması doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir. Bu nedenle; hüküm fıkrasının 7. ve 11. bentlerinin hükümden çıkarılarak, 7. bent yerine “Dava konusu taşınmazların dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden karar tarihi itibariyle kabul-red oranına göre tahakkuk eden 211.00.- YTL. harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına”, 11. bent yerine “Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden dava dilekçesinde belirlenen değer üzerinden karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 500.00.- YTL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” sözlerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/son maddesi gereğince düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 18/02/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.