YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7336
KARAR NO : 2023/1338
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen TMK’nın 713/2 nci maddesince ölüm nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde; davaya konu taşınmazın 3/8 hissesinin …oğlu Mehmet adına, diğer 5/8 hissesinin ise murisleri Kazım adına kayıtlı olduğunu, kayıt maliki … oğlu…’in 20.4.1971 tarihinde öldüğünü, taşınmazda seksen yılı aşkın süredir murislerinin ve kendilerinin zilyet olduğunu açıklayarak, davaya konu 12 parsel sayılı taşınmazın …oğlu Mehmet adına kayıtlı 3/8 hissesinin iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.12.2013 tarih ve 2010/316 Esas 2013/310 Karar sayılı kararı ile zilyetlikle kazanım koşulları oluştuğundan davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 04.04.2018 tarih ve 2018/1037 Esas, 2018/10611 Karar sayılı ilâmında; kayıt maliki …oğlu… ile dosyaya veraset ilâmı ibraz edilen …’ın aynı kişi olup olmadığının tespiti açısından, tapu kaydında düzeltim davası açabilmek için davacı tarafa süre ve imkân tanınması, bundan sonra taraf teşkilinin kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde denetlenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davalıların murisi …oğlu …’ın 20.04.1971 tarihinde öldüğü, yapılan kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu taşınmazın 3/8 hissesinin ölü olan …oğlu … adına ve 5/8 hissesinin Mehmet Ali oğlu … adına tespit ve tapuya tescil edildiği, yapılan kadastro tespitinin 07.04.1981 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, taşınmazın kadastro çalışmaları sonucu tapuya tescil edildiği, 07.04.1981 tarihinden davanın açıldığı, 03.09.2010 tarihine kadar TMK’nın 713/2 nci fıkrasında yer alan 20 yıllık sürenin dolduğu, taşınmazın tespit tarihinden sonra tapu kayıt maliki …oğlu … mirasçılarının zilyetliğinde bulunmadığı, bu süre zarfında vefat edene kadar …’un, vefatından sonra da mirasçılarının zilyet ve tasarrufunda bulunduğu sabit olduğundan; davanın kabulüne, 109 ada 12 parsel sayılı taşınmazın …oğlu … adına olan 3/8 hissesine ait tapu kaydının iptali ile davacılar adına eşit paylarla tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; on yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, kayıt malikinin mirasçılarının belli olması nedeniyle davada taraf olmalarında hukuki yarar olmadığını belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve TMK’nın 713/2 nci fıkrasında yer alan “maliki 20 yıl önce ölmüş” hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Olağanüstü Zamanaışımı” başlıklı 713 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozma ilâmına uyulmakla lehine olan taraf için usuli kazanılmış hak oluştuğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.