YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9913
KARAR NO : 2023/2708
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki borca itiraz davasından dolayı yapılan inceleme sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlular icra mahkemesine başvurusunda; ilamlı takibin şartlarının oluşmadığını, borcun likit olmadığını, kat ihtarına itiraz edildiğini, kredi sözleşmesinde yazılı adrese ihtarname gönderilmediğini, ihtarın itiraza uğradığını, kesinleşmiş bir alacağın söz konusu olmadığını, talep olunan faizin fahiş olduğunu, reeskont faizi uygulanması gerektiğini ileri sürerek borç aslına ve fer’ilerine, faiz oranına ve takibe itirazlarının kabulü ile takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; İİK’nın 149 ve 150/ı maddeleri uyarınca kat ihtarına itiraz edilmesinin ilamlı takip yapılmasına engel olmadığını, faizin akdi faiz olduğunu, takibin usul ve yasaya uygun olduğunu, limitin de aşılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının süresinde kat ihtarına itiraz ettiği, alacağın varlığı ve faiz oranın saptanması için yapılan bilirkişi incelemesinde, ipotek limitinin takip talebinde ve icra emrine gösterildiği bu nedenle ipotek limitinin aşılmadığı, aşan kısmın mahsup edilerek 201.892,17 TL üzerinden takip yürütüldüğü, borcun ipotek limiti içinde kaldığı ve faizin daha düşük istendiği tespit edildiği belirtilerek şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlular istinaf başvurusunda; hesap kat’ına ve takibe itiraz edildiğini, bu nedenle, öncelikle, alacağın varlığının incelenmesi gerektiği, müvekkili şirketin yaptığı ana para ve faiz ödemelerinin hesaplanması halinde likit bir alacağın olmadığı tespit edileceğini, işletilen faiz oranlarının denetlenmesi gerektiği , bilirkişi raporunda incelemenin eksik yapıldığı, bu rapora dayanılarak karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İİK’nın 149 ve 150/ı maddeleri uyarınca borçlu hakkında ilamlı takip yapılmasında ve borçluya icra emri gönderilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gibi davacının borca ve fer’ilere itirazların yerinde olmadığı belirtilerek davacıların istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlular temyiz başvurusunda; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte borca itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK.’ nun 149 ve 150/ı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçluların temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.