YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1
KARAR NO : 2023/1337
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkiline ait taşınmazın davalı … tarafından park olarak kullanılmak suretiyle işgal edildiğini belirterek ecrimisil talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; zamanaşımı itirazında bulunarak, müdahale olmasaydı davacının nasıl gelir elde edeceğini açıklaması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.11.2017 tarihli ve 2017/113 Esas, 2017/470 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.02.2018 tarihli ve 2018/348 Esas, 2018/281Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve 2019/6013 Esas, 2021/4678 Karar sayılı kararıyla, dava konusu taşınmaz her ne kadar tapuda tarla vasfında ise de alınan bilirkişi raporlarından arsa niteliğine haiz olduğu anlaşılmakta olup yine de mahkemece taşınmazın niteliğinin tam olarak yeniden belirlenmesi gerektiği, emsal kira sözleşmeleri getirtilerek dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırmasının yapılması, hiç emsal bulunamaması halinde ise emlak piyasalarından, internet ortamından, heyet tecrübelerinden, taşınmazın mevcut özelliği, yer, konum, yüzölçümü, alt yapı durumu, ulaşım vb. yönünden değerlendirme yapılarak ecrimisil değerinin belirlenmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının haksız işgali nedeni ile davacı yönünden ecrimisil isteme koşulların oluştuğu gerekçesiyle Yargıtay bozma ilamına, usul ve Yasa’ya uygun olarak düzenlenen ve hükme esas alınan elverişli bilirkişi raporunda belirlenen toplam 325.747,18 TL ecrimisil tazminatının davalıdan dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyzi dilekçesinde özetle, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu belirtmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, bilirkişi tarafından emsal olarak alınan taşınmazın şehir merkezinde düz bir yer olduğunu, dava konusu taşınmaza emsal olamayacağını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kamulaştırmasız elatma nedeniyle açılan ecrimisil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine,
06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.