Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/5853 E. 2023/1363 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5853
KARAR NO : 2023/1363
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 25.08.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının … Adliyesi Ağır Ceza Mahkemesinde üye hakim olarak görev yapmakta iken, 17.07.2016 tarihinde … Sulh Ceza Hakimliği’ nin 2016/81 sorgu numaralı kararı ile Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme Suçunun Beraberinde Başka Suç İşleme suçundan tutuklandığını, bu suç yönünden 30.05.2017 tarihinde … Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/4383 Soruşturma sayılı dosyasından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, dolayısıyla tutukluluğunun haksız hale geldiğinden bahisle 5.000,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 03.10.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, talep edilen miktarın fahiş olduğunu ve davacının kendi kusuru ile tutuklanmasına sebep olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2018 tarihli ve 2017/186 Esas, 2018/51 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 07.12.2018 tarihli ve 2018/221 Esas, 2018/290 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2021 tarih, 2019/13191 sayılı tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi, davacının tutuklandığı suçtan hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi nedeniyle tazminat koşullarının oluştuğuna ve bu nedenle hükmün hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme gerekçesinde “15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilmek istenen darbe teşebbüsünün bastırılmasından sonra ülkemiz genelinde gerek darbe teşebbüsünü gerçekleştirenler ve gerekse bu örgüte üye olduğu tespit edilen kişiler açısından bir dizi soruşturma yürütülmüş ve akabinde davalar açılmıştır.Başlangıçta hakkında anayasal üzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan soruşturma yürütülen kişiler hakkında açılan davalarda suç vasfı silahlı terör örgütüne üye olmaya dönüştüğü gibi bunun aksi de her zaman mümkün olmaktadır.Bu kapsamda yürütülen bir soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya açılmış davada beraat kararı verilmedikçe hakkında soruşturma/kovuşturma yürütülen kişinin, dosya özelinde davacının, 5271 sayılı Yasanın 142 vd. maddeleri gereğince tazminat isteminde dava şartı oluşmayacaktır.

Davacı tarafından açılan dava 5271 sayılı Yasanın 142 vd. maddeleri gereğince açılmış tazminat davasıdır.Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının … Sulh Ceza Mahkemesinin 2016/81 Sorgu sayılı kararıyla 17.07.2016 tarihinde Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçundan (5237 sayılı Türk Ceza Kanunun (5237 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin ikinci fıkrası) tutuklanmasına karar verilip darbe girişimine iştirak ettiğine dair yeterli delil olmadığından 30.05.2017 tarihinde takipsizlik kararı verilmiş ise de, davacı hakkında 17.05.2017 tarihinde … 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/383 Sorgu sayılı kararıyla 5237 sayılı Kanunun 309 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki tutukluluk hali devam ederken dosya üzerinden 5237 sayılı Kanunun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki suç dahilinde tutuklanmasına karar verildiği, müsnet suçtan 30.05.2017 tarihinde dava açıldığı, davanın … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/316 Esas sayılı dava dosyasında derdest olduğu, davacı hakkındaki 5237 sayılı Kanun 309 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki tutuklama dolayısıyla verilen takipsizliğin 5237 sayılı Kanunun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrasından açılan dava tarihi ile aynı olduğu, bu suçtan tutuklamanın infazına da aynı tarihte başlanıldığı görülmekle, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 14.07.2017 tarih 2017/1443 Esas sayılı dosyasında ayrıntısı belirtildiği üzere 5237 sayılı Kanunun 309 ve 314 maddesi kapsamındaki suçların geçitli suç olduğu, aynı eylemle ilgili her iki maddeden dava açılması halinde delil durumuna göre bir tanesinden hüküm kurulup diğeri hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına kararı verildiği, bu haliyle mahkeme red gerekçesinde kısmen belirtildiği üzere delil durumu itibariyle her iki suçun birbirine dönüşme ihtimalinin bulunduğu anlaşılmakla 5237 sayılı Kanunun 309 uncu maddesi kapsamındaki suçla ilgili takipsizlik kararı verilmesinin tazminata esas teşkil etmeyeceği, mahkeme red gerekçesinin değişik gerekçe dahilinde doğru olduğu anlaşıldığından, gerekçeli kararda dava adının maddi ve manevi tazminat olarak belirtilmesi eleştiri konusu yapılarak istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/4383 sayılı soruşturma dosyası üzerinden yürütülen soruşturma sırasında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu beraberinde başka suç işleme suçundan 17.07.2016-30.05.2017 tarihleri arasında 317 gün tutuklu kaldığı, yürütülen soruşturma sırasında 17.05.2017 tarihinde silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan da tutuklanmasına karar verildiği, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu beraberinde başka suç işleme suçundan 30.05.2017 tarihinde tahliye edilmesi üzerine silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan sırada bekleyen tutukluluk müzekkeresinin infaz görmeye başladığı, aynı gün davacı hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu beraberinde başka suç işleme suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/316-2017/460 sayılı kararıyla 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği, hükmün 07.02.2021 tarihinde kesinleştiği UYAP’tan yapılan kontrol sonucu anlaşılmıştır.

Yukarıda izah edildiği üzere davacının aynı soruşturma kapsamında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu beraberinde başka suç işleme suçundan tutuklandığı; ancak değişen suç vasfı nedeniyle hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan kamu davası açıldığı ve bu suçtan mahkumiyetine karar verildiği, tutukluluk süresinin mahkumiyetinden fazla olmadığı; dolayısıyla tazminat isteme koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, davanın reddine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, bu nedenle davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 07.12.2018 tarihli ve 2018/221 Esas, 2018/290 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.