YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1777
KARAR NO : 2007/6101
KARAR TARİHİ : 10.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … 03.12.2004 tarihli dilekçesiyle, … köyü…mevkiinde bulunan 217 ada 5 sayılı parselin kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında bırakıldığı, taşınmazın 8 dönümlük bölümü için, eklemeli olarak yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, iddiasıyla bu bölümün Hazine adına olan tapu kaydının iptali ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 1975 yılında yapılıp 07.03.1978 tarihinde ilan edilerek itirazsız yerlerde 07.03.1979 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 2002 yılında 3402 Sayılı Yasanın 4. madde hükümlerine göre yapılıp dava nedeniyle kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması mevcuttur.
Kesinleşmiş orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritaların zemine aplikesine dayalı keşif sonucu ziraat uzmanı, orman uzmanı bilirkişiler ve … elemanı bilirkişi tarafından müştereken düzenlenen rapor ile, çekişmeli parselin krokisinde (A) ile gösterilen 4409.18 m2 yüzölçümündeki bölümünün üzerinde iki adet iki katlı beton ev, iki adet tek katlı beton ev bulunduğu, (B) ile gösterilen 91.04 m2, (C) ile gösterilen 266.85 m2 yüzölçümündeki bölümleri ile birlikte çekişmeli 271 ada 5 sayılı parsel içinde kaldığı, (J) ile gösterilen 33.95 m2 yüzölçümündeki ve (H) ile gösterilen 113.43 m2 yüzölçümündeki yerlerin … yatağı olarak kadastro harici bırakılmış olduğu, davacının kullanımındaki diğer taşınmaz bölümlerinin 217 ada 5 sayılı parsel dışında, dava konusu olmayan 217 ada 1 sayılı parsel içinde kaldığı, 217 ada 5 sayılı parsel ile kadastro dışı bırakılan derenin, 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken Aralık 1948 tarih ve 77 sıra numarasıyla orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt edildiği, 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla ve P.XXVII numaralı poligon olarak Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, davacının kullanımında olan ancak dava konusu edilmeyen 217 ada 1 sayılı parsel içindeki bölümlerin ise P.CXVII numaralı poligon olarak 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, davacının kullanımındaki tüm bölümlerin imar ihyasının ancak 15-20 yıl önce tamamlanmış olabileceği belirlenmiştir.
Çekişmeli taşınmaz bölümleri için, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu esas alınarak, Aralık 1948 tarih 77 sıra numaralı orman nitelikli tapu kaydı oluşmuştur. Devlet ormanı olarak tapuda kayıtlı taşınmaz, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde yada 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması halinde sadece niteliği değişip, tapulu olma durumu değişmeyeceğinden, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine konu edilemez.
2896 ve 3302 Sayılı Yasalarla değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla, orman sınırları dışına çıkarma işlemi sadece Hazine adına yapılacağından, bu tür yerler kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemez.
Ayrıca, hukukumuzda ilk kez orman dışına çıkarmaya ilişkin yasal düzenleme 1961 Anayasasının ormanla ilgili 131. maddesindeki değişikliğe paralel olarak 04.07.1973 tarihinde yürürlüğe giren 1744 Sayılı Yasayla yapılmıştır.
Bilindiği gibi 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 18/2. maddesi hükmüne göre “Yasaları uyarınca devlete kalan taşınmaz mallar tapuda kayıtlı olsun olmasın zilyetlikle kazanılamaz.”
Yasanın bu maddesinde “yasaları uyarınca devlete kalan taşınmaz malların” hangi malları kapsadığı sayılmamışsa da 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan yerler ile geçerli bir işlemle makiye ayrılan yerlerin de 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi anlamında “yasalar uyarınca devlete kalan taşınmaz mallar” olduğu kabul edilmelidir.
Kaldı ki; 03.02.2006 tarihli keşif sonucu düzenlenen ziraat uzmanı bilirkişi raporuyla çekişmeli taşınmaz bölümlerinin imar ihyasının ancak 15-20 yıl önce tamamlanmış olabileceği bildirildiğine göre, dava tarihi olan 03.12.2004 tarihi itibariyle 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresi de dolmamıştır.
Açıklanan hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı gerçek kişinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 10/05/2007 günün oybirliği ile karar verildi.