YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/17679
KARAR NO : 2007/4042
KARAR TARİHİ : 28.03.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, sınırlarını bildirdiği … İlçesi, … Köyünde bulunan yaklaşık 3 dönüm taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiş, … …’da taşınmazda babası …’ten intikal eden payı olduğunu iddia etmiş; mahkemece davanın kabulü ile 1779.49 m2 taşınmazın 1/12 pay oranı ile davacı ve katılan adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 06.09.1998 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 14.06.1963 tarihinde kesinleşmiştir.
1) Orman Yönetiminin temyiz itirazları bakımından;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Hazinenin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kaldığı ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacılar yararına oluştuğu gerekçesiyle hüküm kurulmuşsa da yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; 30.11.2005 tarihli keşifte bilgisine başvurulan 1927 doğumlu yerel bilirkişi … …, taşınmazın öncesinin çalılık olduğunu ve davacının murisi … …’un taşınmazı imar ihya ettiğini görmediğini açıklamış, buna karşılık 1940 doğumlu tanıklar 40 yıl önce … tarafından imar ihya edildiğini bildirmişler, mahkamece beyanlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmiştir. Ayrıca, taşınmazın … …’tan kaldığı ve mirasçıları arasında bir taksim yapılmadığı mahkemenin kabulünde olduğu halde, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde öngörülen araştırmalar … yönünden yapılmamıştır. Bunun yanısıra çekişmeli taşınmazın bulunduğu köyde arazi kadastrosu yapıldığı ve taşınmazın 9, 210, 214, 217, 220 numaralı kadastro parsellerine sınır olduğu halde, komşu parsellere ait kadastro tesbit tutanakları
getirtilmemiş ve çekişmeli taşınmazın kadastro sırasında herhangi bir işlem görüp görmediği, taşınmaza tutanak düzenlenip düzenlenmediği, tesbit harici bırakılmışsa bunun nedeni araştırılmamıştır.
O halde; öncelikle, çekişmeli taşınmaza 1963’de yaplan arazi kadastrosu sırasında ne gibi bir işlem yapıldığı; tescil harici bırakılmış ise ne olarak tescil harici bırakıldığı araştırılmalı, komşu 9, 210, 214, 217, 220 parsellere ait kadastro tesbit tutanakları ve varsa dayanakları getirtilerek çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak gösterdikleri araştırılmalı, özellikle komşu parsel malikleri arasından seçilecek yerel bilirkişilerle ve tarafların göstereceği tanıklarla yapılacak keşifte taşınmazdaki zilyetliğin ne zaman başladığı, imar-ihya işlemlerinin hangi tarihte tamamlandığı, somut olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı araştırmalar muris … yönünden de yapılmalı, bundan sonra elde edilecek tüm delillere göre karar verilmelidir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1 nolu bendde açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) 2 Nolu bendde açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 28/03/2007 günü oybirliği ile karar verildi.