YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4300
KARAR NO : 2006/7667
KARAR TARİHİ : 01.06.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri, … Köyü … alanı- Tülübelen Mevkiinde bulunan iki parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişler, yargılama sırasında Mart 1952 tarih 72 sıra numaralı tapu kaydına tutunmuşlardır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde, 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1980 yılında yapılıp 02.04.1981 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1985 yılında yapılıp, 23.05.1986 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu … Köyünde genel arazi kadastrosu 04.10.1963 ila 24.02.1981 tarihleri arasında yapılmış, sonuçları 18.05.1981 ila 19.06.1981 tarihleri arasında ilan edilmiş, çekişmeli taşınmaz bu çalışmalarda orman olarak tapulama dışı bırakılmış, aynı köyde daha sonra 1999 ila 2000 yıllarında kullanım kadastrosu yapılmış, çekişmeli taşınmaz için kadastro tesbit tutanağı düzenlenmemiş, sadece 1753 parsel sayısı verilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve orman kadastrosu ile tapu kaydının oluşup oluşmadığı, davacının tutunduğu tapu kaydının genel arazi kadastrosunda revizyon görüp görmediği ve görmedi ise nedeni araştırılmamışsa da, kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde olduğu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına konu edilmediği, genel arazi kadastrosunda ve 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan arazi kadastrosunda orman sınırları içinde bulunduğu için kadastro dışı bırakıldığı, davacı tarafın tutunduğu Şubat 1313 tarih ve 33 numaralı sicilden gelen Mart 1952 tarih ve 72 sıra numaralı tapu kaydı kapsamındaki yerin 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince, 2174/a, 2172, 2173, 2174, 2174/a numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile tapu malikleri adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve bu işlemin itirazsız kesinleştiği, sözü edilen 2. madde poligonunun, somut olayda dava konusu olan taşınmazların güneydoğu yönünde ve uzakta olduğu, bu halde çekişmeli taşınmazı kapsadığının söylenemeyeceği, taşınmaz makiye ayrılmışsa da, davacının zilyetliğe dayandığı, özel yasaları gereği oluşturulmuş bir tapu kaydının bulunmadığı, makiye yarılan yerlerin kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyeceği, davacılardan … beraatine ilişkin Sulh Ceza Mahkemesinin 03.08.2004 gün ve 2002/794-1136 sayılı kararının kesinleşmediği gibi kesinleşse bile, Hazine aleyhine kesin hüküm oluşturmayacağı belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 01/06/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.