YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5222
KARAR NO : 2023/3143
KARAR TARİHİ : 10.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1-Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19.09.2013 tarihli, 2013/4771 Soruşturma numaralı ve 2013/18745 esas sayılı iddianamesiyle iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2- Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli kararı ile iftira suçundan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrası ile 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği somut bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1-Sanığın, işlemiş olduğu görevini yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarını ilişkin hakkında yürütülen soruşturmada müştekiye ait kimlik bilgilerini kullandığı, bu kimlik bilgileriyle sanığın Antalya E tipi cezaevinde tutuklu kaldığı, müştekiye ait kimlik bilgileri ile Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinde 2011/91 Esas numaralı dava ile yargılandığı ve yapılan yargılama sonucunda mahkemenin 2011/287 Karar sayılı kararı ile 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığına karar verildiği anlaşılmıştır.
2-Sanık hakkında işlemiş olduğu başka bir suç nedeniyle yürütülen soruşturma kapsamında ulaşılan parmak izlerinin … isimli şahsa ait olduğunun tespit edildiği, kendisini … olarak tanıtan şahsa ulaşıldığında “gerçek kimliğinin … olmadığını, gerçek kimliğini savcıya beyan edeceğini” söylediği, Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan beyanında ise “müştekiye ait kimliği bulduğunu, hakkında yürütülen soruşturmada müştekiye ait kimliği kullandığını, kimliğin üzerinde oynama yapmadığını” beyan ettiği anlaşılmıştır.
3- Müştekiden alınan imza ve yazı örnekleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17.04.2013 tarihli bilirkişi raporunda, sanığın işlemiş olduğu suça ilişkin yargılamaya dair dosyasında yer alan imza ve yazıların müştekinin elinden çıktığını gösterir uygunluk ve benzerlik bulunmadığı tespit edilmiştir.
4- Sanıktan alınan parmak izi örnekleri ile müştekiye ait parmak izlerinin mukayese edildiği, yapılan karşılaştırma sonucunda 29.03.2013 tarihli ekspertiz raporu ile parmak izlerinin farklı olduğu anlaşılmıştır.
5- Sanığın kovuşturma aşamasında alınan beyanında müştekiye ait kimlik bilgilerini kullandığını ikrar ettiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın işlediği 5237 sayılı Kanun’da tanımlanan görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarına ilişkin kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanarak, soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olduğu anlaşılmakla; eylemin 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin 1 inci fıkrasında düzenlenen “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
2.Yukarıda açıklanan suç vasfına göre; Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan ” …kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında sanık hakkında 5271 sayılı Kanunu’nun 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dava dosyasının Cumhuriyet savcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli, 2013/603 Esas 2016/139 Karar sayılı kararında sanığın temyiz itirazları ve diğer sair hususlar göz önünde bulundurularak hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi.