YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6723
KARAR NO : 2023/2757
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/164 E., 2015/573 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, katılan … İdaresi vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2015/164 Esas, 2015/573 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 52 nci maddeleri uyarınca 2’şer yıl 6’şar ay hapis ve 50.000,00’er TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, sanık … hakkında 58 inci maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz
rejiminin uygulanmasına, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
2.Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2015/164 Esas, 2015/573 Karar sayılı kararının sanık … müdafii ile katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 07.11.2019 tarihli ve 7-2015/364548 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri;
Verilen cezanın ağır olduğuna, sanık hakkında tüm yasal indirim sebeplerinin uygulanması gerektiğine ve re’sen gözetilecek diğer sebeplere ilişkindir.
B. Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri;
Suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının müsaderesi gerektiğine ve her iki sanık hakkında re’sen gözetilecek diğer sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Kaçakçılıkla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar kapsamında oluşturulan yol kontrol noktasında, sanık …’ın sevk ve idaresindeki, diğer sanık …’un içinde bulunduğu araçta, Adana 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2015/57 Değişik iş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, araçta 2.598 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık … aşamalardaki savunmasında; kaçak sigaraları İslahiye’de Suriyeli bir şahıstan temin ettiğini, Adana’da satacağını, aracı bir arkadaşından emanet olarak aldığını, diğer sanıkla sigaraların nakli için anlaştığını belirterek atılı suçlamayı kabul etmiştir.
Sanık … aşamalardaki savunmasında; diğer sanıkla sigaraların Adana’ya nakledilmesi için anlaştığını, pişman olduğunu belirterek atılı suçlamayı kabul etmiştir.
3.Suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının kayden maliki … dinlenmiş, alınan beyanında, halı yıkama işi ile uğraştığını, sanıklardan Şeyhmus’un kendisinin yanında işçi olarak çalıştığını, olay günü aracı diğer işçileri evlerine bırakmak üzere sanığa emanet olarak verdiğini, kaçak sigara taşınacağından haberi olmadığını, şikayetçi olmadığını, davaya katılmak istemediğini belirtmiştir.
4.Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasına göre, eşyanın gümrüklenmiş değerinin 191.418,56 TL olduğu belirlenmiş, bu değerin suç tarihi itibariyle Dairemiz kabulüne göre fahiş olduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Nakil Aracı Yönünden
Yakalanan eşyanın değeri nazara alındığında, nakil vasıtasının müsadere edilebilmesi, 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkaniyete aykırı değilse de Olay ve Olgular başlığı altında (2-3) numaralı bentlerde değinilen hususlar karşısında, malen sorumlunun iyi niyetli olduğunun aksine bir delil bulunmadığından aynı Kanun’un birinci fıkrasındaki şartların gerçekleşmediği anlaşılmakla katılan … İdaresi vekilinin bu hususa yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
B. Sanıklar Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mükerrir olmayan sanık yönünden etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmış olup 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
2.Sanıklardan 2.598 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda; 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup dosya kapsamına göre sanıkların benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz eden fiilleri, eylem ile ceza arasındaki denge gözetildiğinde teşdidi gerektirdiği halde, sanıklar hakkında hapis cezası yönünden alt sınırdan uzaklaşılmadan ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
3.İddianamede 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesine ilişkin talep bulunmadığı halde, ek savunma hakkı tanınmadan ilgili maddenin tatbiki suretiyle sanık … hakkında hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi yasaya aykırı bulunmuştur.
4.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A.Nakil Aracı Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının iadesine yönelik Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2015/164 Esas, 2015/573 Karar sayılı kararında katılan … İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden kararın, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2015/164 Esas, 2015/573 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafiinin ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden her iki sanık hakkında kurulan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.03.2023 tarihinde karar verildi.