Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/8194 E. 2023/3115 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8194
KARAR NO : 2023/3115
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/296 E., 2015/1065 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar, katılan … İdaresi vekili, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2015/296 Esas, 2015/1065 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesi uyarınca 4 yıl hapis ve 12.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına; sanık …
hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına; suça konu kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.

2.Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2015/296 Esas, 2015/1065 Karar sayılı kararının sanıklar ile katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.11.2019 tarihli ve 7-2015/377924 sayılı, düzelterek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanıkların Temyiz Sebepleri;
Verilen cezaların ağır olduğuna, haklarında beraat kararı verilmesi ya da tüm yasal indirim sebeplerinin uygulanması gerektiğine ve re’sen gözetilecek diğer sebeplere ilişkindir.

B. Katılan … İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1.Kurum lehine vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmedilmiş olmasına,
2.Suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının müsaderesi gerektiğine,
3.Re’sen gözetilecek diğer sebeplere,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Kaçakçılıkla mücadeleye yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında oluşturulan yol kontrol noktasında, sanık …’ın sevk ve idaresindeki, diğer sanık …’in içinde bulunduğu araçta, Adana 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/2316 Değişik iş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, 625 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık … aşamalardaki savunmasında; kaçak sigaraları Gaziantep’ten temin ettiğini, satacağını, aracı arkadaşı olan malen sorumludan emanet olarak aldığını, diğer sanığın olayla ilgisi olmadığını, araca el kaldırarak yoldan bindiğini belirtmek suretiyle atılı suçlamayı kabul etmiştir.
Sanık … mahkemece alınan savunmasında; diğer sanıkla birlikte, sanık …’nin Gaziantep’te tanıdığı ancak kendisinin tanımadığı birinden kaçak sigaraları satın aldıklarını, kaçakçılık işini birlikte yaptıklarını, sigaraları Mersin’e getirip satacaklarını ancak yolda yakalandıklarını, pişman olduğunu belirterek atılı suçlamayı kabul etmiştir.

3.Suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının kayden maliki … mahkeme huzurunda dinlenmiş, beyanında, aracını olay tarihinde arkadaşı olan sanık …’a ödünç verdiğini, sanığın aracı kendisinden eşya taşımak için istediğini, aracın kaçakçılıkta kullanılacağından haberi olmadığını, şikayetçi olmadığını, davaya katılmak istemediğini, araç üzerindeki şerhin kaldırılmasını talep ettiğini belirtmiştir.

4.Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasına göre, eşyanın gümrüklenmiş değerinin 47.514,18 TL olduğu belirlenmiş, bu değerin suç tarihi itibarıyla Dairemiz kabulüne göre normal olduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Nakil Aracının İadesi Yönünden
Yakalanan eşyanın değeri nazara alındığında, nakil vasıtasının müsadere edilebilmesi, 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkaniyete aykırı değilse de Olay ve Olgular başlığı altında (2-3) numaralı bentlerde değinilen hususlar karşısında, malen sorumlunun iyi niyetli olduğunun aksine bir delil bulunmadığından aynı Kanun’un birinci fıkrasındaki şartların gerçekleşmediği anlaşılmakla katılan … İdaresi vekilinin bu hususa yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

B. Sanıklar Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmış olup 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

2.İddianamede 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesine ilişkin talep bulunmadığı halde, ek savunma hakkı tanınmadan ilgili maddenin tatbiki suretiyle sanık … hakkında hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi yasaya aykırı bulunmuştur.

3.Sanık …’in tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının 4733 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamla ilgili 7242 sayılı Kanun’un 61 inci ve 62 inci maddeleri ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde düzenlenen lehe hükümler yönünden öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

4.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden

değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

5.Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum adına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmolunması, yasaya aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A.Nakil Aracı Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının iadesine yönelik Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2015/296 Esas, 2015/1065 Karar sayılı kararında katılan … İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden kararın, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.09.2015 tarihli ve 2015/296 Esas, 2015/1065 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sanıklar hakkında kurulan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.03.2023 tarihinde karar verildi.