YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3794
KARAR NO : 2006/5975
KARAR TARİHİ : 01.05.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı …, davalı Hazine ve katılan Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri miras bırakanı … … miras yoluyla kendisine kalan …. Köyü Köy civarı mevkiinde bulunan taşınmazın muris … …’a ait ve tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu, iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre mirasçıları adına tescilini, birleşen dosyada davacılar … ve … … da davaya konu taşınmazı davacının kardeşi … …’dan satın aldıklarını bildirerek adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece, davacı …’ın davasının reddine, … ve … …’ın davalarının kabulüne, … bilirkişi krokisinde (C) işaretli 7953.36 m2 yüzölçümündeki taşınmazın … ve … … adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı …, davalı Hazine ve katılan Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1988 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 09/04/1988 tarihinde yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Taşınmazların bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 23/06/1951 tarihinde yapılmış ve sonuçları 25/08/1951- 28/09/1951 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Davacı … 03/09/1998 tarihli dava dilekçesinde, davaya konu taşınmazın 766 sayılı parselin kuzey tarafında bu parselde bitişik olduğunu, babası … … tarafından 35- 40 yıldan beri zeytinlik ve ziraat arazisi olarak kullanılmakta iken zeytinleri sadece bir yıl taplaması için kardeşi … …’a verdiğini, … …’ın ise; taşınmazı karşı davacılar … ve … …’a sattığını ileri sürerek, … … mirsaçıları adlarına tescilini istemiştir.
Mahkemece, 04/11/1999 tarihinde yapılan keşifte … bilirkişi … … ve Orman Yüksek Mühendisi … Çabuk tarafından düzenlenen rapor ve krokide çekişmeli taşınmazın 765 ve 766 sayılı parsellere bitişik 10378.97 m2 yüzölçümlü yer olduğu gösterilmiş.
Bu keşiften sonra davacılar … ve … … 06/07/2000 tarihli dava dilekçesi ile, Doğusu, … …, Batısı … …, Kuzeyi … Köle, Güneyi … … ile çevrili 10 dönüm kadar taşınmazı … …’dan senetle satın aldıklarını ileri sürerek açtıkları tescil davası eldeki dava dosyası ile birleştirilmiştir. Davacıların dayandıkları 11/06/1987 tarihli satış senedinde; 766 sayılı parselin batısındaki 8 dönüm taşınmazın … … tarafından oğlu … …’a satılıp zilyetiliğinin devredildiği, yine 18/01/1993 tarihli senette de, … …’ın 5 dönüm yeri … ve … …’a satarak devrettiği yazılıdır.
22/11/2004 tarihli keşifte yapılan uygulama sonucunda … bilirkişisi M…. …’in düzenlediği 21/07/2005 ve 05/10/2005 tarihli rapor ve krokide tescili istenen taşınmazın bu kez, 765 ve 766 parsellerin kuzey batısında 260, 261, 264, 265, 716 ve 739 sayılı parsellerin batısında ve bitişiğine sınır teşkil edecek şekilde gösterilerek yüzölçümünün 7952.37 m2 olduğu bildirilmiştir.
Yapılan ilk keşifte çekişmeli taşınmaz ayrı ayrı yerlerde gösterildiği halde, taraflar buna itiraz etmemiştir. Mahkemece de bu konu üzerinde durulmamış, … Bilirkişisi M…. … 05/10/2005 tarihli ek rapor ve krokisinde … renkle … ve (C) harfi ile gösterilen yer 7952.37 m2 olarak ölçülmüş, ancak bu krokide kırmızı renkle … ve (A) ile gösterilen bölümün 260 sayılı parsel kırmızı ile … (B) ile gösterilen bölüm 265 sayılı parsel içerisinde kaldığı belirttiği halde, kadastro parselin içinde kalan tapulu yerle dahi tescili istenen bölümden düşülmeden mükerrer tapu oluşturacak şekilde (A) ve (B) bölümleri yönünden yeniden tescile karar verilmiştir.
İlk keşif sonucu … … tarafından düzenlenen krokide gösterilen taşınmaz ile, hükme esas alınan ikinci keşif sonucunda düzenlenen krokide gösterilen taşınmaz birbirine uzakta ve farklı yerlerdedir. Öncelikle bu çelişkinin giderilmesi gerekir. Davacı …’ın dava ettiği yerle, davacılar … ve … …’ın dava ettikleri yerlerin aynı mı yoksa ayrı ayrı yerler mi olduğu taraflardan sorularak belirlenmesi gerekir.
Davacı, … çekişmeli taşınmazı … mirasçıları adına tescilini istediğinden, … … ‘ın veraset ilamı kendisinden istenerek …’in ölüm tarihine göre taşınmaz elbirliği ile mülkiyet hükümlerine göre intikal ettiğinden diğer mirasçıların muvafakatlarının alınması ya da bu mümkün olmazsa Medeni Yasanın 640. maddesi hükmüne göre terekeye temsilci atanması sağlanarak davada taraf oluşturulmalı bundan sonra önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan 206, 207, 208, 209, 210 ila 213 (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli, davacılar … ve … ’ın dayandıkları 11/06/1987 ve 18/01/1993 tarihli satış senetlerinin kapsamları yasal bilirkişiler ile taraf ve senet tanıklarından sorulup belirlenmeli, tanıkların beyanları arasında çelişki görüldüğünde giderilmeli, davacı …’ın tescilini talep ettiği yerlerle diğer davacıların tescilini talep ettikleri yerlerin aynı mı yoksa ayrı ayrı yerler mi olduğu taraflardan, bilirkişi ve tanıklardan sorulmalı, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki zilyetlikle iktisab koşullarının tüm davacılar ve … … yönünden oluşup oluşmadığı ayrı ayrı değerlendirilerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ile Hazine ve davacı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine 01/05/2006 günü oybirliği ile karar verildi.