YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2022
KARAR NO : 2023/2952
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/2569 E., 2015/712 K.
Müdürlüğü
SUÇTAN ZARAR GÖREN : …
…
SUÇLAR : 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na ve 5607 sayılı
Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet,
HÜKÜMLER : Sanıklar … ve … hakkında 5607 ve 5809
sayılı Kanunlara muhalefet suçlarından beraat; sanıklar Nezih
Karabülbüller, … ve … hakkında
5809 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan ceza verilmesine yer
olmadığı, 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan mahkûmiyetleri,
kaçak eşyanın müsaderesi,
TEMYİZ EDENLER : Katılan Gümrük İdaresi vekili, suçtan zarar gören Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekili, sanık …, sanık …, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma, kısmî zamanaşımından düşme
A.Sanıklar Hakkında 5809 Sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na (5809 sayılı Kanun) Muhalefet Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden
Sanıklar hakkında 5809 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B.Sanıklar Hakkında 5809 Sayılı Kanun’a Muhalefet ve 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) Muhalefet Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 5809 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından kurulan hükümlere ilişkin ve katılan Gümrük İdaresi vekili ile sanıkların haklarında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından kurulan hükümlere ilişkin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2015 tarihli ve 2012/2569 Esas, 2015/712 Karar sayılı kararı ile
1.Sanıklar Müslüm İri ve … hakkında; kaçakçılık ve 5809 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraat kararları verilmiştir.
2.Sanıklar …, … hakkında kaçakçılık suçlarından 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, aynı Kanun’un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62, 52, 54 ve 58 inci maddeleri gereği 7 ay 15 gün hapis cezası ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık … yönünden hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, eşya müsaderesine karar verilmiştir.
3.Sanık … hakkında kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, aynı Kanun’un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 52, 54 ve 58 inci maddeleri gereği 9 ay hapis cezası ve 140,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, eşya müsaderesine karar verilmiştir.
4.Sanıklar …, … ve … hakkında 5809 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi gereği ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi, sanıklar … ve … hakkında 5809 sayılı Kanun’a ve 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından kurulan beraat kararlarının bozulması ile mahkûmiyetlerine karar verilmesine ilişkindir.
2.Suçtan zarar gören Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekilinin temyiz istemi, sanıklar hakkında 5809 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan beraat ve ceza verilmesine yer olmadığına dair kararların usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulması ile sanıkların bu suçlardan mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
3.Sanık …’ın temyiz istemi, telefon satmanın suç olduğunu bilmediğine, hükmün bozulmasına ilişkindir.
4.Sanık …’un temyiz istemi, sebep belirtmeden kararı temyiz ettiğine ilişkindir.
5.Sanık …’in temyiz istemi, sebep belirtmeden kararı temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıklar …, … ve …’in Merkez Mahallesi D.400 karayolu üzeri BP Petrol İstasyonu yanında ellerinde poşet ile dolaştıkları görülmesi üzerine durumlarından şüphe edilip kolluk güçlerince yapılan kontrolde sanıklarda toplam 64 adet cep telefonu, 66 adet batarya, 63 adet şarj cihazı, 64 adet kulaklık ele geçirildiği, sanıkların soruşturma aşamasında suça konu kaçak eşyaları sanık …’ye ait Milkom isimli işyeri çalışanı olan Mustafa ismini kullanan sanık …’ten aldıklarını beyan ettikleri anlaşılmıştır.
2.Sanık … savunmasında, olay sırasında orada olmadığını, sanıklar … ve …’u tanıdığını beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
3.Sanık … savunmasında, sanık … Karabülbüler’in akrabası olduğunu, diğer sanık … ile birlikte telefon sattıklarını kendisinin de onlara şoförlük yaptığını, diğer sanıkları tanımadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmiştir.
4.Sanık … savunmasında sanıklar … ve Nezih …ile birlikte telefon sattıklarını, diğer sanıkları tanımadığını beyan ederek suçlamayı kabul etmiştir.
5.Sanıklar … ve … aşamalarda diğer sanıkları tanımadıklarını ve telefon satmadıklarını beyan ederek suçlamayı inkar etmişlerdir.
6.Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 28.11.2012 tarihli raporunda ele geçen telefonların IMEI sorgulamasında bir kısmının klonlanmış, bir kısmının kayıt dışı olduğu belirtilmiştir.
7.Sanıklar … ve … yönünden zamanaşımını kesen son işlemin savunmalarının alındığı 02.11.2012 ve 27.02.2013 tarihleri olduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Sanıklar Hakkında 5809 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden
Sanıklar hakkında 5809 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B.Sanıklar … ve … Hakkında 5809 Sayılı Kanun’a Muhalefet ve 5607 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçlarından Verilen Beraat Kararları Yönünden
1.Sanıkların yargılama konusu eylemi için, 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği belirlenecek cezanın türü ve üst haddi ile 5809 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrası gereği belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıkların savunmalarının alındığı 02.11.2012 ve 27.02.2013 tarihleri olduğu ve bu tarihlerden itibaren temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
C.Sanıklar …, … ve … Hakkında 5809 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Mahkemece sanıkların işlediği tek fiil ile hem 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasını hem de 5809 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinin dokuzuncu fıkrasını ihlal ettikleri, bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesinde yer alan fikri içtima kuralları gereğince yalnızca daha ağır cezayı gerektiren 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince cezalandırılmaları gerekeceği belirtilerek 5809 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar vermiş ise de; ortada 5607 sayılı Kanun çerçevesinde kaçakçılık fiili ve 5809 sayılı Kanun çerçevesinde ise cihazın teşhisine yarayan elektronik kimlik bilgileri kopyalama fiili şeklinde iki ayrı eylemin bulunduğu bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı ve sanıklar hakkında 5809 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan da hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
D.Sanıklar …, … ve … Hakkında 5607 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı ve soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratında bulunulmamış ise indirim oranının 1/2 olacağı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu yönüyle kurulan hükümde isabetsizlik görülmüştür.
IV. KARAR
A.Sanıklar Hakkında 5809 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanıklar … ve … Hakkında 5809 Sayılı Kanun’a Muhalefet ve 5607 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçlarından Verilen Beraat Kararları Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2015 tarihli 2012/2569 Esas, 2015/712 Karar sayılı kararına yönelik suçtan zarar gören Bilgi Teknolojileri Ve İletişim Kurumu vekilinin 5809 sayılı Kanun’a muhalefet suçu yönünden, katılan Gümrük İdaresi vekilinin ise 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçu yönünden temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
C.Sanıklar …, … ve … Hakkında 5809 Sayılı Kanun’a ve 5607 sayılı Kanun’a Muhalefet Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) ve (D) bentlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2015 tarihli ve 2012/2569 Esas, 2015/712 Karar sayılı kararına yönelik suçtan zarar gören Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekilinin ve sanıkların temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.