Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/14657 E. 2023/3280 K. 15.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14657
KARAR NO : 2023/3280
KARAR TARİHİ : 15.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ :Bilişim sistemi aracılığıyla haksız yarar sağlama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 19.07.2013 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçundan dava açılmıştır.
2. Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında Bilişim sistemi aracılığıyla haksız yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 244 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2014 tarihli kararının sanık müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 10.02.2020 tarihli ve 2019/12932 Esas, 2020/9308 Karar sayılı kararı ile ” Hüküm tarihinde başka suçtan Trabzon E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu olarak bulunup kendiliğinden duruşmaya gelme olanağı bulunmayan ve sorgusu sırasında duruşmalardan bağışık tutulma hakkı hatırlatılmayan ve bu yönde talebi de bulunmayan sanığın, hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son oturumda hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla CMK.nın 196. maddesine aykırı davranılarak yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, ” nedeniyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.09.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında Bilişim sistemi aracılığıyla haksız yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 244 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sübuta ve saire ilişkindir.
Sanık müdafinin temyiz isteği; sübuta, menfaat sağlanmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, suç vasfına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, vekalet ücreti yönünden kazanılmış hakkın korunmadığına, teşdit nedenine ve saire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, Trabzon Belediyesi İşletme ve İştirakler Müdürlüğü emrinde toplum yararına çalışma proğramı kapsamında otopark görevlisi olarak değişimli şekilde iş arkadaşı … ile birlikte aynı işyerinde çalışan sanığın, iş arkadaşı …’in tahsilat makinası şifresini, … işlem yaparken bakarak öğrendiği ve …’nden habersiz, ona ait tahsilat şifresi ile usulsüz tahsilat yaptığı ve borç silerek haksız yarar sağladığı iddiasına ilişkindir.
2. Trabzon Belediyesine ait otopark tahsilat cihazı ile …’e ait şifre kullanılarak 26.01.2013 tarihinde 07:00-09:00 saatleri arasında yaklaşık 400 adet ve 28.01.2013 tarihinde saat 10:00-12:00 arası yaklaşık 1450 adet işlem yapılarak toplamda 14.119,00 TL borcun silindiği belirlenmiştir.
3. Sanığın 26.01.2013 tarihinde saat 08:00-16:00 arası ve 28.01.2013 tarihinde saat 08:00-15:00 arası mesaisi olduğu … tarafından bildirilmiştir.
4. Sanık aşamalardaki savunmalarında, çalışma arkadaşı olan …’in şifresini kendisinden habersiz kullanarak tahsilat işlemi yaptığım iddiasını kabul etmiyorum, …’in şifresini kimin kırdığını ve bu tahsilatları kimin yaptığını bilmediğini, bu olaydan sonra işten çıkarıldığı için belediye yetkililerine parayı zimmetine geçirdiğini kızdığı için söylediğini beyan etmiştir.
5. … aşamalardaki beyanında; Trabzon Belediyesi İşletme ve İştirakler Müdürlüğü emrinde otopark görevlisi olarak çalıştığını, sanık ile değişmeli olarak çalıştığını, görevde olmadığı sırada ortak kullandıkları tahsilat makinesinden şifresi kullanarak tahsilat yapılmış olduğunu, şifresini kimseye vermediğini, ancak sanığın yanından işlem yaparken şifresini görmüş olabileceğini, sanığın gönderdiği bir mesajda “… iyi bir insansın bunu sana yapmamalıydım ama benim çok zor durumda kaldığımı neler çektiğimi biliyorsun senin bu işle hiçbir alakan olmadığını ifademde belirttim gönlün rahat olsun şuan savcılıkta ifade vereceğim seni temize çıkaracağım sen zaten temiz kalpli birisin saygılarım” yazılı mesaj gönderdiğini beyan etmiştir. …’in cep telefonu kontrol edildiğinde bu mesajın … nolu … adına kayıtlı bir telefondan 30.01.2013 tarihinde geldiği tespit edilmiştir.
6. Tanık … aşamalardaki beyanında; Trabzon Belediyesi İşletme İştirak Müdürlüğünde otopark şefi olarak görev yaptığını, sanığın birimlerinde yaklaşık 3 ay çalıştığını, sanığın mesai arkadaşı olan …’in şifresini kullanarak parkomat cihazından belli kişilerin otopark borçlarını sildiğini, haricen öğrendiğine göre sanığın bir rent a car firmasından araba kiralamış olduğunu, bu arabayla kaza yaptığı için bu kişilere borçlanmış olduğunu, daha sonra da bu borca mukabil onların belediyeye olan park borçlarını silmiş olduğunu beyan etmiştir.
7. Tanık …’nın cep telefonun mesaj bölüme girildiğinde, … numaralı … olarak kayıt edilmiş numaradan, 30.01.2013 tarihli 10:13:10 saatli “… bey bu işi …’le planlı yaptık söyleyecek sözüm yok ifademde bundan ibaret olacak” ve 30.01.2013 tarihli 11:05:09 saatli: “… bey bu işin …’le bir ilgisi yok planlı yaptım bu işi şifresini çözdüm ve bu yanlışı yaptım söyleyecek sözüm yok ifademde bundan ibaret olacak” mesajları olduğu belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 244 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince sanık hakkında hapis cezası yanında ayrıca adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanığın sübuta, Sanık Müdafinin Sübuta, Menfaat Temin Edilmediğine, Zincirleme Suç Hükümlerinin Uygulanmaması Gerektiğine ve Suç Vasfına İlişkin Temyiz İsteği Yönünden;
Sanığın aşamalardaki tevil yollu ikrarı, tanıklar … ve …’nın beyanları ve bu kişilere sanık tarafından gönderilen mesaj içerikleri, Trabzon Belediye Başkanlığının cevabi yazıları ve tüm dava dosyasındaki deliller karşısında; sanığın, tanık …’in Trabzon Belediyesine ait tahsilat makinesi şifresini bir şekilde öğrendiği, sonrasında tanık …’in tahsilat makinesi şifresi ile onun ve diğer kurum çalışanlarının bilgisi dışında usulsüz olarak tahsilat yaptığı, belediyeye otopark borcu olan bazı kişi veya kişilere ait araçların park borçlarını usulsüz olarak farklı tarihlerde birden fazla kez tahsil ettiği, borçların ödenmiş gibi görünmesini sağladığı, böylelikle sanığın kendisinin veya üçüncü kişilerin yararına menfaat temin ederek bilişim sistemindeki verilerden yararlanarak belediyeyi zarara uğrattığı anlaşıldığından; sanık ve sanık müdafinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve verilen kararda bu yönde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık Müdafinin Teşdit nedeni, Lehe Hükümlerin Uygulanması Gerektiğine ve Vekalet Ücreti Yönünden Kazanılmış Hakkın Korunmadığına İlişkin Temyiz İsteği Yönünden;
Mahkemece tayin olunan cezanın miktarı ile 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü ve 61 inci maddesi uyarınca tayin olunan temel cezalarda teşdit yapılma gerekçesi gösterildiği hususları gözetildiğinde, sanık müdafinin teşdit nedeni ilişkin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
Sanık hakkında cezalandırma yapılırken, yargılama sürecindeki olumlu tutum ve davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek, cezasında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca indirim yapılmıştır. Cezanın miktarı dikkate alınarak koşulları oluşmadığından sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 50 ve 51 inci maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş ve sanık müdafinin lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum yararına karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğini anlaşılmakla; sanık müdafinin vekalet ücreti yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmadığına ilişkin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
4. Vesaire Temyiz Sebepleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli, 2014/340 Esas, 2015/91 Karar sayılı sayılı kararında sanık ve müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden gerekçe bölümünün 1 inci bendinde belirtilen eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2023 tarihinde karar verildi.