Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/3664 E. 2023/1499 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3664
KARAR NO : 2023/1499
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2012/21 E., 2021/26 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul-Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz (aktarılan) davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nin 19.09.2001 tarihli ve 2001/3634 Esas 2001/6170 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacıların davasının kısmen kabulüne, asli müdahiller … ve arkadaşlarının davalarının reddine, asli müdahiller …mirasçılarının davalarının reddine, birleşen 2020/3 Esas sayılı dosya yönünden davacılar … ve arkadaşlarının davalarının reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahil …, asli müdahil …, asli müdahil …, asli müdahil … vd. vekili, asli müdahil … vekili, asli müdahil … vd. vekili, asli müdahil … vekili, asli müdahil … mirasçıları vd. vekili, davalı …, davalı . … mirasçısı …, davalı … vekili, davalı … vekili, davalı … Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne, davalı … mirasçısı …’ nın duruşma isteminin masraf gelmediğinden reddine karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Batman İli, … İlçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 27 parça taşınmaz davalı Belediye ve Hazine’ye ait tapuların kapsamında kaldığı, ancak Asliye Hukuk Mahkemesi’nde davalı olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak sureti ile tespit edilmiştir.

2. Davacılar …, … ve … 27.03.1978 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesi’ne verdikleri dava dilekçesinde, murisi evvelerinden intikal eden tapulu taşınmazlarına davalı Belediye’nin müdahale ettiğini, davalı tapusunun dava konusu yere uymadığını belirterek, davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazlara yapılan el atmanın önlenmesine karar verilmesini istemişlerdir.

3. Birleşen Beşir Kadastro Mahkemesi’nin 1992/43 Esas sayılı dosyasında, davacı … vekili dava dilekçesinde, mülkiyeti Hazineye ait, tapuda 26.07.1951 tarihinde kayıt ve tescil edilen Mart 1290 tarihli ve 13 nolu tapu kaydının geniş bir alanı kapsamasına rağmen, tapuda 1878 m2 olarak tescil edildiğini belirterek, tapunun hudut ve kapsamı itibari ile düzetilmesine karar verilmesini istemiş, davaya asıl dosya davacıları müdahil olarak katılmışlardır.

4. Birleşen Batman Kadastro Mahkemesi’nin 2020/3 Esas sayılı dosyasında, davacılar … ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde, asıl dosyada dava konusu taşınmazların, vekil edenlerine ait tapu kayıtları kapsamında kaldığını belirterek 1992 yılında yapılan kadastro tespitinin iptali ile vekil edenlerine adına tesciline, talepleri uygun görülmez ise davaya konu taşınmazların rayiç bedelleri tespit edilerek dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte güncellenerek vekil edenlerine ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

5. Asli müdahil … ve arkadaşları vekili, Hazine adına olan tapu kaydının öncesinin Ohanes’den geldiğini, Ohanesin ise kök murisleri olduğunu belirterek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile vekil edenleri adına tescil edilmesine karar verilmesini istemiştir.

6. Asli müdahil … vekili, dava konusu taşınmazların dip muris …’ya ait olduğunu, …’nın iki mirasçısı olduğunu, mirasçılardan birinin vekil edenlerinin annesi … . olduğunu, ancak …’ın davada yer almadığını, davacıların iddia ettiği gibi, kök murisleri …’nin dava konusu taşınmazı satmadığını, satış olduğu kabul edilse dahi satışın muvazaalı olduğunu, murisin mirasçılık payının bu şekilde yok sayıldığını, 1966 tarihinde …’ın sattığı iddia edilen Mart 1290 tarihli ve 37 sıra nolu kök tapu kaydının 48000,00 m2 olduğunu ve güncel halinin 79 ada 1 parsel sayılı taşınmaza denk geldiğini, oysa dava konusu taşınmazların toplam alanının 140.344,00 m2 olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte satış olsa bile satış sözleşmesinin çok cuzi bir alanı kapsadığını belirterek, satış sözlemesinin geçersiz olduğunun tespiti ile müdahale taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

7. Asli müdahil … mirasçıları ve arkadaşları vekili ayrı ayrı verdikleri müdahale dilekçelerinde, vekil edenlerinin kök murisler … ve … ’ın mirasçısı olduklarını, kök muris …’ın babası dip muris … ile kök muris …’nın kız çocuklarından mal kaçırmak amacı ile tapuda işlemleri satış olarak gösterdiklerini, satışların geçersiz olduğunu belirterek, dava konusu taşınmaların tespitinin iptali ile vekil edenleri adına tescile karar verilmesini istemiştir.

8. Asli müdahil … ve arkadaşları vekili, dava konusu taşınmazların vekil edenlerinin murisleri …’ya ait olduğunu, vekil edenlerinin vefat eden …’ın mirasçısı olmalarına rağmen nüfus kayıtlarında farklı göründüğünü, bu hususun düzeltilmesi için dava açtıklarını, dosyanın bekletici mesele yapılmasını, … tarafından yapılan satış işleminin muvazaalı olduğunu ve müdahale talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

9. Asli müdahil … mirasçıları ve … mirasçıları vekili, dava konusu taşınmazın kök muris …’dan vekil edenlerine miras kaldığını, …’nın kız çocuklarına pay vermemek için 04.02.1966 tarihinde adına kayıtlı olan tüm taşınmazların 1/4 hissesini oğullarına satış göstererek devrettiğini, devir işleminin muvazaalı olduğunu belirterek müdahale taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

10. Asli müdahil … ve arkadaşları vekili ayrı ayrı verdiği müdahale dilekçelerinde, vekil edenlerinin kök muris …’nın mirasçısı olduklarını belirterek, dava konusu taşınmazların …’nın mirasçısı olarak vekil edenleri adına intikaline karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Asıl/birleşen dosyalarda davalı Belediye Başkanlığı vekili, davalı … vekili ile bir kısım dahili davalılar/vekilleri, dava konusu taşınmazın önceden Hazineye ait olduğunu, sonrasında Belediyeye geçtiğini, davacıların tapu kayıtlarının dava konusu yere uymadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
… Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 04.10.1973 tarihli ve 1973/48 Esas 1973/103 Karar sayılı kararı ile, davacı kaydının nizalı yere kapsadığı, davalı kaydının bu yerin 500 metre doğusunda olan başka bir taşınmaza ait bulunduğu, ancak sonradan sınırlar değiştirilip krokiye bağlanarak nizalı sahaya müdahale edildiği gerekçeleri ile, 01.04.1963 tarihli ve 1 sayılı kaydın iptaline, davacılar adına tesciline ve Belediyenin vaki müdahalesinin menine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin belirtilen kararı davalı Belediye vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 09.04.1974 tarihli ve 1974/1675 Esas 1974/2491 Karar sayılı ilamı ile, davacıların ve davalıların dayanak tapu kayıtlarının tedavülleri ile uygulanmaması, komşu taşınmazların dayanak tapu kayıtlarının araştırılması, mahalli bilirkişinin yaşının tapunun sınırlarını bilmesi imkanının olmadığı ve dava konusu taşınmaz içerisinde kamu kurum ve kuruluşlarına temlik edilen bazı taşınmazların dava dışı bırakılması gerekirken bırakılmaması gibi tespit edilen eksiklikler nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozmaya uyma kararı verilerek yeniden yapılan yargılama neticesinde, … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 13.04.1978 tarihli ve 1974/38 Esas, 1978/47 Karar sayılı kararı ile; fen raporunda, B ile işaretli kısma müdahalenin önlenmesine, aynı tapu dahilinde ifrazen ayrılarak Hazine ve üçüncü şahıslar adına mikyaslı haritada işaretlenmiş 2, 3, 4, 5, 6, 7, 9 ve 11 parsel sayılı taşınmazların davada taraf olmayan şahıslar adına kayıtlı olmaları ve gerekse davacıların feragat etmiş olmaları nedeni ile reddine, A ile işaretli yerin davacıların talebi dışında kaldığı reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin belirtilen kararı davalı Belediye vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 28.11.1978 tarihli ve 1978/11138 Esas, 1978/12391 Karar sayılı ilamı ile, davacılar ile davalıların dayanak tapu kayıtlarının ve sınırlarını gösteren komşu kayıtlarının yeterince araştırılmaması, dava konusu taşınmazın doğu kısmında bulunan ve davalıların dayanak tapu kaydında sınır olarak gösterilen Osman ve Hasso sınırını gösteren tapu kayıtlarını getirtilmemesi ve keşiflerde tek bir mahalli bilirkişi dinlenmesi nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Yeniden yapılan yargılamada, … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1980/12 Esas ve 1991/67 Karar sayılı kararı ile, dava konusu taşınmazlara ait kadastro tutanakları düzenlendiğinden görevsizlik kararı verilmiş, … Kadastro Mahkemesi’nde devam eden yargılamada, … Kadastro Mahkemesi’nin 21.09.1994 tarihli ve 1992/3 Esas, 1994/26 Karar sayılı kararı ile, 27.03.1973 dava tarihi itibariyle … Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan tüm keşifler mahkeme kararları ve Yargıtay bozma ilamları ve son olarak 25.05.1984 tarihi ile 16.10.1989 tarihinde yapılan 2 keşif sonucunda hüküm kurarak, dava konusu taşınmazın kadastro sonucu oluşan 74 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 nolu parsellerin, 75 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 nolu parsellerin, 76 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 nolu parsellerin, 77 ada 1, 2, 3 nolu parsellerin, 78 ada 1, 2, 3, 4, 5 nolu parsellerin kadastro tutanaklarını iptali ile 4 hisse itibarıyla 1/4 hissesinin davacı … oğlu … , 1/4 hissesinin davacı … oğlu … ve 2/4 hissesinin davacı … oğlu … adına tesciline, muhdesatların beyanlar hanesinde gösterilmesine, 74 ada 3 parselin de Karayolları tarafından kamulaştırıldığının beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin belirtilen kararı davalı Belediye, Hazine, …, dahili davalı … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.

2. Yargıtay (kapatılan ) 17. Hukuk Dairesi’nin 04.07.1995 tarihli ve 1995/4141 Esas, 1995/4437 Karar sayılı ilamı ile, dava konusu parsellere uygulanan Mart 1290 tarihli ve 118 numaralı tapu kaydının daha sonra ifraz edildiği ve bir bölümün cezaevi, bir bölümün de Emniyet Genel Müdürlüğü ve lojmanın yapıldığı, kadastro tespitinden önce Hazine tarafından Asliye Hukuk Mahkemesi’ne 1989/62 Esas numarası ile tapu kaydı yüzölçümünün artırılması isteği ile açılan davanın da görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarıldığı, 1992/43 Esas sayılı dosya ile yargılamaya devam edildiği, bu nedenle bu dosyanın eldeki dosya ile birleştirilmesi gerektiği, davacı ve davalı tapu kayıtları ile komşu kayıtların usulüne uygun şekilde yeniden uygulanması gerektiği belirtilerek eksik inceleme nedeni ile karar bozulmuştur.

F. İlk Derece Mahkemesince Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bozmaya uyma kararı verilerek yeniden yapılan yargılama neticesinde, … Kadastro Mahkemesinin 20.10.2000 tarihli ve 1997/2 Esas, 2000/2 Karar sayılı kararı, davacıların tapu kaydının dava konusu tüm taşınmazları kapsadığı gerekçesi ile davacıların davasının kabulüne, Batman ili, … ilçesi, … mahallesinde kain 74 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 nolu parsellerin, 75 ada 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 nolu parsellerin, 76 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, ve 7 nolu parsellerin, 77 ada 1, 2 ve 3 nolu parsellerin, 78 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 nolu parsellerin kadastro tutanaklarının iptaline ve davacılar … , … ve … mirasçıları …,…, … ve … adlarına hisseleri oranında tapuya kayıt tesciline, bir kısım taşınmazları üzerinde yer alan muhdesatların beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiştir.

G. Dördüncü Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 20.10.2000 tarihli ve 1997/2 Esas, 2000/2 Karar sayılı kararına karşı Hazine, …, … vekili, …, …, …, …, …, … ve … temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (kapatılan ) 16. Hukuk Dairesi’nin 19.09.2001 tarihli ve 2001/3634 Esas, 2011/6170 Karar sayılı ilamı ile, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.07.1978 tarihli ve 1974/38 Esas, 1978/47 Karar sayılı kararı ile ifrazen ayrılarak Hazine ve üçüncü kişiler adına tescil edilen ve mikyaslı haritada işaretlenmiş 2, 3, 4, 5, 6, 7, 9 ve 11 parsel numaralı taşınmazlara ilişkin; gerek taşınmazların üçüncü kişiler adına tapuda kayıtlı oluşu gerekse davacıların davalarından feragat etmesi nedeniyle davacıların davasının reddine karar verdiği, bu kararın davacılar tarafından temyiz edilmemiş olmakla kesinleştiği ve dolayısıyla davalılar lehine usuli müktesep hak oluştuğu, ancak Mahkemece hüküm kurulurken kesinleşmiş parseller göz önünde bulundurulmaksızın tescil kararı verildiği, ayrıca Mahkemece önceki bozmaya uyularak yargılama yapılmış ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hükme yeterli bulunmadığı, davacıların dayandığı tapu kayıtlarının mevkisinin Kiramük davalıların dayandığı tapu kayıtlarının mevkisinin ise Merç olduğu, Mahkemece Kiramük ve Merç mevkili taşınmazların kayıtlarının getirtilmediği, bu kayıtların revizyon görüp görmediğinin sorulmadığı, dolayısıyla mevki yönünden bilirkişi ve tanık beyanlarının denetlenemediği, bölgede 1956 tarihinde yapılan toprak tevzi çalışmasıyla tevzi haritaları ve dayanakları olan belirtmelikler getirtilmeksizin hüküm verildiğinden taşınmazların eski ve yeni mevki adlarının saptanamadığı, Tapu Sicil Müdürlüğünden Kiramük mevkisinde davacılar adına kayıtlı başka taşınmazlar olup olmadığının sorulmadığı, Mahkemece tapu kayıtlarındaki miktar artırımına ilişkin Mal Müdürlüğü yazısı ile dayanakları Tapu Sicil ve Mal Müdürlüklerinden getirilmeyerek miktar artırımının bağlayıcı nitelik taşıyıp taşımadığının tartışılıp değerlendirilmediği, Mahkemece doğuda bulunan yolun aşılarak sahibi senet tarlasının sınır kabul edildiği halde güneyde bulunan yolun aşılmaması ve Ohannis tarlasının güneyde bulunup bulunmadığının tartışılmamasının doğru bulunmadığı, Hazine adına Serkis’ten intikal eden Recep 1284 tarihli ve 112 numaralı tapu kaydının da Merç ile ilgili olduğu halde uygulanmayıp çekişmeli parseli kapsayıp kapsamadığının belirlenmediği, davacıların dava konusu taşınmazla ilgili vergi kayıtlarının olup olmadığının sorgulanmadığı, var ise kadastro çalışmaları sırasında revizyon görüp görmediğinin incelenmediği ayrıca vergi kayıtlarından uygulamada da yararlanılmadığı, tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının revizyon görüp görmediğinin sorulmadığı ve revizyon görmüş ise ilgili parsellere ait tutanak örneklerinin dosya arasına alınmadığı gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

H. İlk Derece Mahkemesince Dördüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların Batman ili … ilçesi … Mahallesinde bulunan 74 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 nolu parseller, 75 ada 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 nolu parseller, 76 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 nolu parseller, 77 ada 1, 2 ve 3 nolu parseller ile 78 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 nolu parsellere ek olarak fiili zeminde yol olarak kullanılan ve fen bilirkişisi raporuna ekli krokide A ve B harfleri ile gösterilen yerler olduğu, bozma ilamındaki eksikliklerin tamamlandığı, doğuda bulunan yolun aşılarak sahibi senet tarlasının sınır kabul edildiği için güneyde bulunan yolun aşılarak Ohannis tarlasının güneyde bulunup bulunmadığı ve buna ek olarak Merç/Merçte mevkisi keşif esnasında mahalli bilirkişilere sorulduğu ve ve taşınmaz başında gerek hudutlara gerekse Ohannis tarlası ile Merç mevkilerinin nerede olduğuna dair kanaat edinildiği, bunun dışında eksikliklerden biri olan dayanak tapu kayıtlarının revizyon görüp görmediğinin de ilgili kurumdan sorularak buna ek olarak en eski tarihli memleket haritaları ile ayrı tarihlerde çekilmiş hava fotoğrafları da dosya arasına alındığı, fen bilirkişisi raporu ile mahalli bilirkişilerin beyanları birlikte değerlendirildiğinde; dayanak tapu kayıtlarının zeminde uygulanması açısından raporda değinilen tespitler ile mahalli bilirkişi beyanları uyumlu olduğu, davacı … ve arkadaşlarının dayanak tapu kayıtlarını ve tedavüllerini keşif esnasında elde edilen bilirkişi beyanlarıyla birlikte değerlendirildiğinde, davacıların dayanağı olan tapu kaydının mahalli bilirkişi beyanları hudutlar ve mevki adı yönünden uyum içerisinde olduğu, fen bilirkişisi raporundaki tespite göre de davacılara ait Mart 1290 tarihli ve 137 sıra numaralı kök tapu kaydı ile tedavülleri olan T.evvel 1930 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydı ve 04.02.1966 tarihli ve 11 sıra numaralı tapu kaydının dava konusu edilen yerlerle uyumlu olduğu, davalılar Maliye Hazinesi, … ve asli müdahillerin dayanağı olan Recep 1284 tarihli ve D.8 Y.124 sıra numaralı kök tapu kaydı ile gittisi 12.02.1963 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydı ayrıca Mart 290 tarihli ve 118 sıra numaralı tapu kaydının ise keşif esnasında edinilen gözlem, dinlenen mahalli bilirkişi beyanları ve fen bilirkişisi raporunda yapılan tespitler dikkate alındığında dava konusu yerlerle uyumlu olmadığı, sonuçta fen bilirkişisi raporu, keşif esnasında edinilen gözlem ve dinlenen mahalli bilirkişisi beyanları birbiriyle uyumlu olduğu gerekçesi ile davacıların davasının kabulüne, asli müdahiller yönünden, davacıların tapularının dava konusu yere uyduğu, …’ın dava konusu taşınmazlardaki hissesini tapuda geçerli bir satış ile davacılara devrettiği, asli müdahillerin muvazaa iddialarının eldeki davada dinlenme olanağının olmadığı gerekçesi ile taleplerinin reddine, birleşen dosya yönünden, birleşen dosyanın davacısının asıl dosyadaki davacının iddiasını çürütemediğine mahkemece kanaat getirildiğinden, taleplerin reddine karar verilmesi gerektiği açıklanarak, sonuç olarak, davacıların davalarının kısmen kabulüne, Batman ili … ilçesi … Mahallesi 74 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 nolu parseller, 75 ada 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 nolu parseller, 76 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 nolu parseller ile 77 ada 2 nolu parsel yönünden davacıların davalarının kabulü ile 4 hisse itibariyle 1/4 hissesinin … oğlu … mirasçıları adına, 1/4 hissesinin … oğlu … adına, 2/4 hissesinin … oğlu … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, davacıların Batman ili … ilçesi … Mahallesi 77 ada 1 nolu parselin (kadastro öncesi parsel no:9) tamamından feragat ettikleri anlaşılmakla bu parsel yönünden davalarının usulden reddine, 77 ada 1 nolu parselin kayıt maliki adına tapuya kayıt ve tesciline, davacıların Batman ili … ilçesi … mahallesi 77 ada 3 nolu parselin (kadastro öncesi parsel no:11) 1886,00 metrekarelik kısmından feragat ettikleri anlaşılmakla 1886,00 metrekarelik kısım yönünden davalarının usulden reddine, bu kısmın kayıt maliki adına tapuya tespit gibi tesciline, parselin geri kalan kısmı yönünden davacıların davasının kabulü ile 4 hisse itibariyle 1/4 hissesinin … oğlu … mirasçıları adına, 1/4 hissesinin … oğlu … adına, 2/4 hissesinin … oğlu … mirasçıları adına tapuya tespit ve tesciline, davacıların Batman ili … ilçesi … Mahallesi 78 ada 1 nolu parselin (kadastro öncesi parsel no: 3-600,00 metrekare, parsel no: 4-600,00 metrekare, toplam 1200,00 metrekare) 1200,00 metrekarelik kısmından feragat ettikleri anlaşılmakla 1200,00 metrekarelik kısım yönünden davalarının usulden reddine, bu kısmın kayıt maliki adına tapuya tespit gibi tesciline, parselin geri kalan kısmı yönünden davacıların davasının kabulü ile 4 hisse itibariyle 1/4 hissesinin … oğlu … mirasçıları adına, 1/4 hissesinin … oğlu … adına, 2/4 hissesinin … oğlu … mirasçıları adına tapuya tespit ve tesciline, davacıların Batman ili … ilçesi … Mahallesi 78 ada 2 nolu parselin (kadastro öncesi parsel no:5) 600,00 metrekarelik kısmından feragat ettikleri anlaşılmakla 600,00 metrekarelik kısım yönünden davalarının usulden reddine, bu kısmın kayıt maliki adına tapuyatespit gibi tesciline, parselin geri kalan kısmı yönünden davacıların davasının kabulü ile 4 hisse itibariyle 1/4 hissesinin … oğlu … mirasçıları adına, 1/4 hissesinin … oğlu … adına, 2/4 hissesinin … oğlu … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, davacıların Batman ili … ilçesi … Mahallesi 78 ada 3 nolu parselin (kadastro öncesi parsel no:7) 600,00 metrekarelik kısmından feragat ettikleri anlaşılmakla 600,00 metrekarelik kısım yönünden davalarının usulden reddine, bu kısmın kayıt maliki adına tapuya tespit gibi tesciline, davacıların Batman ili … ilçesi … Mahallesi 78 ada 4 nolu parselin (kadastro öncesi parsel no:6) 600,00 metrekarelik kısmından feragat ettikleri anlaşılmakla 600,00 metrekarelik kısım yönünden davalarının usulden reddine, bu kısmın kayıt maliki adına tapuya tespit gibi tesciline, davacıların Batman ili … ilçesi … Mahallesi 78 ada 5 nolu parselin (kadastro öncesi parsel no:2) 2500,00 metrekarelik kısmından feragat ettikleri anlaşılmakla 2500,00 metrekarelik kısım yönünden davalarının usulden reddine, bu kısmın kayıt maliki adına tapuya tespit gibi tesciline, parselin geri kalan kısmı yönünden davacıların davasının kabulü ile 4 hisse itibariyle 1/4 hissesinin … oğlu … mirasçıları adına, 1/4 hissesinin … oğlu … adına, 2/4 hissesinin … oğlu … mirasçıları adına tapuya tespit ve tesciline, fen bilirkişisi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen ve kadastro çalışmaları sırasında fiili zeminde karayolu olarak terk edilen alanın 4 hisse itibariyle 1/4 hissesinin … oğlu … Kaya mirasçıları adına, 1/4 hissesinin … oğlu … adına, 2/4 hissesinin … oğlu … mirasçıları adına tapuya tespit ve tesciline, fen bilirkişisi raporuna ekli krokide B harfi ile gösterilen ve kadastro çalışmaları sırasında fiili zeminde yol olarak terk edilen alanın 4 hisse itibariyle 1/4 hissesinin … oğlu … mirasçıları adına, 1/4 hissesinin … oğlu … adına, 2/4 hissesinin … oğlu … mirasçıları adına tapuya tespit ve tesciline, asli müdahiller … ve arkadaşlarının davalarının reddine, asli müdahiller …mirasçılarının davalarının reddine, birleşen 2020/3 Esas sayılı dosya yönünden davacılar … ve müştereklerinin davalarının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, asli müdahil …, asli müdahil …, asli müdahil …, asli müdahil … vd. vekili, asli müdahil … vekili, asli müdahil … vd. vekili, asli müdahil … vekili, asli müdahil … mirasçıları vd. vekili, davalı …, davalı … mirasçısı …, davalı … vekili, davalı … vekili, davalı … Belediye Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı … Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, varsayımlara dayalı olarak düzenlendiğini, tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğini, gerekçeli kararın usule uygun yazılmadığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2. Asli müdahil … mirasçıları ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde, vekil edenlerinin kök murisler … ve ….nın mirasçıları olduklarını, …’nın kız çocuklarını mirastan mahrum bırakmak için kök muris …’dan intikal eden taşınmazlarını erkek çocuklarına satış gibi gösterdiğini, satış sözleşmesinin bu nedenle geçersiz olduğunu, sözleşme kabul edilse dahi satılan alanın 6000 m2 olduğunu açıklayarak, kararın bozulmasını istemiştir.

3. Asli müdahiller … ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde, vekil edenlerinin kök murisler …ve …nın mirasçıları olduklarını, …’ın miras payını …’ya satış yolu ile devrettiğine dair 04.02.1966 tarihli sözleşmenin ve tapu devir işleminin muvaazalı olduğunu, mahkemece ehliyet yönünden araştırma yapılmadığını, sözleşme kabul edilse dahi satılan alanın 6000 m2 olduğunu açıklayarak, kararın bozulmasını istemiştir.

4. Asli müdahiller … ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde, fen bilirkişi raporunda değerlendirmeye alınan taşınmaz bilgilerinin eksik ve hatalı olduğunu, vekil edenlerinin …’ın yasal mirasçıları olduklarını, bilirkişi raporunda vekil edenlerine pay verilmediğini, …’ın miras hakkından vazgeçmediğini, satış sözleşmesinin muvazalı olduğunu, mahkemenin mıuvaza işlemini uzun uzun anlatıp sonrası da bu hususa ilişkin Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğu tespitinin hatalı olduğunu, mahkemece bu hususun bekletici mesele yapılması gerektiğinin düşünülmediğini, …l’ın satış yapıldığı sırada 73 yaşında olup ayırt etme gücüne sahip olmadığını ve okuma yazma bilmediğini, satışa konu arazilerin tereke taşınmazlarının küçük bir bölümünü kapsadığını, vekil edeni …’ın 21.04.2021 tarihinde vefat ettiğini, mirasçılarının davaya katılması gerektiğini açıklayarak, kararın bozulmasını istemiştir.

5. Asli müdahil … vekili temyiz dilekçesinde, vekil edeninin kök murisler …ve …nın mirasçısı olduğunu, …’ın miras payını …’ya satış yolu ile devrettiğine dair 04.02.1966 tarihli sözleşmenin ve tapu devir işleminin muvaazalı olduğunu, mahkemece ehliyet yönünden araştırma yapılmadığını, sözleşme kabul edilse dahi satılan alanın 6000 m2 olduğunu açıklayarak, kararın bozulmasını istemiştir.

6. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde, jeodezi bilirkişisinin keşfe katılmamasının hatalı olduğunu, zilyetliğin ispatlanması gerektiğini, hava fotoğraflarının dosyaya alınması gerektiğini, imar ihyaya ne zaman başlanıldığının araştırılması gerektiğini, davacının tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uymadığını, komşu taşınmazların kayıtlarının usulüne uygun uygulanmadığını, bozma gereklerinin yerine getirilmediğini, davacılara ait vergi kayıtlarının getirtilip uygulanmadığını, davacılara ait 79, 80 ve 81 parsellerdeki revizyon gören tapu kayıtlarından Hazinenin dayanak tapu kaydının dava konusu yere uyduğunun ispatlandığını, feragatın kamu kurumları ile alakalı olması sebebi ile feragatin kapsamının 74 ada 7 parsel sayılı taşınmazda kalan eski cezaevi ve 74 ada 8 parsel sayılı taşınmaza kalan İlçe Emniyet Amirliği binasını da kapsaması gerektiğini, bilirkişi raporunda taşınmazların değeri belirlenirken dava tarihinin 2012 yılı olarak değerlendirilmesinin de hatalı olduğunu açıklayarak, kararın bozulmasını istemiştir.

7. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde, bilirkişi raporunun bilimsellikten uzak olduğunu, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, yolların özel mülkiyete konu olamayacağını açıklayarak, kararın bozulmasını istemiştir.

8. Asli müdahil … … ve müşterekleri vekili temyiz dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesince, Kiramük kayıtlarının kadastro sırasında revizyon görüp görmedğinin araştırılmadığını, mevki yönünden tanık dinlenmediğini, davacılara ait Kiramük mevkinde başka tapuların olup olmadığı hususu üzerinde durulmadığını, Hazine tapusunun miktar artırmının bağlayıcılığının tartışılmadığını, Hazine adına Serkis’ten gelen Recep 1284 tarihli ve 112 numaralı tapu kaydının da mevki Merç ile ilgili olduğu halde bu tapu kaydının uygulanmadığını, tanıklarının dinlenmediğini, vekil edenlerine ait tapu kayıtlarının getirtilmediğini, bilirkişi raporlarına yapılan itirazların değerlendirmeye tabi tutulmadığını, bilirkişinin memleket haritalarında tahrifat yaptığına ilişkin itirazlarının da reddedilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi hakkında bulunulan suç duyurunun sonucunun beklenmesi gerektiğini, keşif sırasında 3 tanığın hazır edildiği halde dinlenmediğini, ancak gerekçeli kararda bu hususun farklı açıklandığını, reddi hakim talebinin reddedildiğini, tapu kayıtlarının aslının celp edilip incelenmediğini, özel Harita Mühendisince düzenlenen raporda, sundukları tapu kayıtlarının dava konusu yerleri kapsadığının belirlendiğini, ancak bu hususun mahkemece değerlendirilmediğini, mahalli bilirkişilerin taraflı olduklarını ve dava konsu yerde evleri olduğunu açıklayarak, kararın bozulmasını istemiştir.

9. Asli müdahil … temyiz dilekçesinde, 09.03.2021 tarihinde vekili aracılığı ile müdahale talebinde bulunduğunu, mahkemece bu hususun gerekçeli kararda değerlendirme konusu yapılmadığını, dava konusu taşınmazdaki haklarının nazara alınmadığını açıklayarak, kararın bozulmasını istemiştir.

10. Davalı … Mirasçısı … temyiz dilekçesinde, tanıklarının dinlenmediğini, mahalli bilirkişilerin taraflı olduğunu, dava konusu taşınmazların mevkiinin Kiramuk olmadığını, davalı babası …’in 25.10.2014 tarihinde vefat ettiği halde yargılamaya katılmadan davanın sonuçlandırıldığını, davacıların tapu kayıtlarının dava konusu yeri kapsamadığını açıklayarak, kararın bozulmasını istemiştir.

11. Asli müdahil … vekili temyiz dilekçesinde, vekil edeninin kök murisler …ve …nın mirasçısı olduğunu, …’ın miras payını …’ya satış yolu ile devrettiğine sözleşmenin ve tapu devir işleminin muvaazalı olduğunu, sözleşme kabul edilse dahi satılan alanın toplam tapu kaydına oranla çok cüzi bir alan olduğunu açıklayarak, kararın bozulmasını istemiştir.

12. Asli müdahil … vekili temyiz dilekçesinde, vekil edeninin kök murisler …ve …nın mirasçısı olduğunu, …’ın miras payını …’ya satış yolu ile devrettiğine, sözleşmenin ve tapu devir işleminin muvaazalı olduğunu, sözleşme kabul edilse dahi satılan alanın toplam tapu kaydına oranla çok cüzi bir alan olduğunu açıklayarak, kararın bozulmasını istemiştir.

13. Davalı … temyiz dilekçesinde, dava konusu taşınmazı … Belediyesinden ihale yolu ile satın aldığını, satın alırken taşınmazın üzerinde hiçbir kayıt bulunmadığını, mahkemenin iyiniyet hususunu tartışmadığını açıklayarak, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz (aktarılan dava) davasında tapu kayıtlarının taşınmazlara uyup uymadığı, kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 13 ve 14 üncü maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası

3. Değerlendirme
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, asli müdahil …, asli müdahil …, asli müdahil …, asli müdahil … vd. vekili, asli müdahil … vekili, asli müdahil … vd. vekili, asli müdahil … vekili, asli müdahil … mirasçıları vd. vekilinin tüm itirazlarının reddine, davalı … Belediye Başkanlığı vekili, davalı … vekili, davalı …, davalı … mirasçısı …, davalı … vekilinin, dava konusu 74 ada 1, 2, 3, 4 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar yönünden temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, tüm temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu parseller yönünden onanmasına karar vermek gerekir.

2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin 2 inci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında davalı … Belediye Başkanlığı vekili, davalı … vekili, davalı …, davalı … mirasçısı …, davalı … vekilinin dava konusu 74 ada 5, 7, 8, 75 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 76 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 77 ada 1, 2, 3, 78 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlar ile fen bilirkişi raporunda A ve B harfleri ile gösterilen yerler yönünden ise, aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

3. Dava konusu 74 ada 5, 7, 8, 75 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 76 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 77 ada 1, 2, 3, 78 ada 1, 2, 3, 4, 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar, bozmaya uyularak karar verilmiş ise de, dava konusu bir kısım taşınmazlara ilişkin davacıların feragat beyanı değerlendirilirken, bozma ilamında belirtildiği şekilde bir şekilde inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki, 20.10.2000 tarihli bozma ilamında, … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 13.07.1978 tarihli ve 1974/38 Esas, 1978/47 Karar sayılı kararı ile ifrazen ayrılarak Hazine ve üçüncü kişiler adına tescil edilen ve mikyaslı haritada işaretlenmiş 2, 3, 4, 5, 6, 7, 9 ve 11 parsel numaralı taşınmazlara ilişkin; gerek taşınmazların üçüncü kişiler adına tapuda kayıtlı oluşu gerekse davacıların davalarından feragat etmesi nedeniyle davacıların davasının reddine karar verildiği, bu kararın davacılar tarafından temyiz edilmemiş olmakla kesinleştiği ve dolayısıyla davalılar lehine usuli müktesep hak oluştuğu, ancak Mahkemece hüküm kurulurken kesinleşmiş parseller göz önünde bulundurulmaksızın tescil kararı verildiği belirtilerek, ilgili taşınmazların haritada gösterilen bölümlerinin Hazine ve 3. şahıslar lehine tesciline karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Ancak, İlk Derece Mahkemesince, gerek 03.02.2020 tarihli rapor ve gerekse 15.06.2021 tarihli ek rapor ve eki olan krokilerde, 13.07.1978 tarihli ve 1974/38 Esas, 1978/47 Karar sayılı kararında feragat edilen parsellere ilişkin hükme esas alınan kroki ile çakıştırma yapılmadığı, feragat edilen taşınmazların her türlü tereddütten uzak ve Yargıtay denetimine açık olarak krokide işaretlenmediği anlaşılmaktadır. Kaldı ki, hüküm kurulurken, bir kısım taşınmazlar yönünden hükümde, yüzölçümü olarak feragat edilen alanlar belirlenmiş, ancak bu kısımlar krokide işaretlenmediği gibi, taşınmazın geri kalan yüzölçümü hükümde belirtilmemiştir. Bilindiği üzere, kadastro mahkemesi hakimi doğru ve infaza elverişli hüküm kurmak ile görevlidir. O halde mahkemece yapılacak iş, usuli kazanılmış haklar da gözetilerek, az yukarıda bahsi geçen taşınmazlara ilişkin olarak bozma doğrultusunda, feragat edilen taşınmazlara ilişkin bilirkişiden denetime elverişli ek rapor alınması ve infaza elverişli hüküm kurulması olmalıdır.

4. Fen bilirkişi raporuna ekli krokide B harfli yere ilişkin, İlk Derece Mahkemesince her ne kadar, kadastro çalışmalarında fiili zeminde karayolu olarak terk edilen alanın davacılar adına tapuya tespit ve tesciline karar verilmiş ise de, dosya kapsamından B harfli yere ilişkin kamulaştırma kararı olup olmadığı ve terkin edilip edilmediği anlaşılamadığından, bahsi geçen yere ilişkin kamulaştırma kararı olup olmadığı hususunun araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir.

5. Fen bilirkişi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen ve kadastro çalışmalarında fiili zeminde karayolu olarak terk edilen alanın davacılar adına tapuya tespit ve tesciline karar verilmiş ise de, kamulaştırılan kısım için davacılar adına mülkiyetin tespitine karar verilmesi gerekirken, davacılar adına tescil hükmü kurulması doğru olmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının 1 inci fıkrasında yer alan A harfli yere ilişkin hükmün düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
1. Yukarıda (V.C.3.1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, asli müdahil …, asli müdahil …, asli müdahil …, asli müdahil … vd. vekili, asli müdahil … vekili, asli müdahil … vd. vekili, asli müdahil … vekili, asli müdahil … mirasçıları vd. vekilinin tüm itirazlarının reddine, davalı … Belediye Başkanlığı vekili, davalı … vekili, davalı …, davalı … mirasçısı …, davalı … vekilinin dava konusu 74 ada 1, 2, 3, 4 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar yönünden tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu parseller yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

2. Yukarıda (V.C.3.2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … Belediye Başkanlığı vekili, davalı … vekili, davalı …, davalı … mirasçısı …, davalı … vekilinin, dava konusu 74 ada 5, 7, 8, 75 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 76 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 77 ada 1, 2, 3, 78 ada 1, 2, 3, 4, 5 ve fen bilirkişi raporuna ekli krokide A ve B harfli yerlere sair temyiz itirazlarının reddine,

3. Yukarıda (V.C.3.5) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, fen bilirkişi raporuna ekli krokide A harfli yere ilişkin davalı … Belediye Başkanlığı vekili, davalı … vekili, davalı …, davalı … mirasçısı …, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 1 inci fıkrasında yer alan, “fen bilirkişisi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen ve kadastro çalışmaları sırasında fiili zeminde yol olarak terk edilen alanın 4 hisse itibariyle 1/4 hissesinin … oğlu … mirasçıları adına, 1/4 hissesinin … oğlu … adına, 2/4 hissesinin … oğlu … mirasçıları adına tapuya tespit ve tesciline…” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “fen bilirkişisi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen ve kadastro çalışmaları sırasında fiili zeminde yol olarak terk edilen alanın davacıların mülkiyetinde olduğunun tespitine” ibaresinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının A harfli bölüm yönünden bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3. Yukarıda (V.C.3.3) ve (V.C.3.4) no.lu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı … Belediye Başkanlığı vekili, davalı … vekili, davalı …, davalı … mirasçısı …, davalı … vekilinin dava konusu 74 ada 5, 7, 8, 75 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 76 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 77 ada 1, 2, 3, 78 ada 1, 2, 3, 4, 5 ile fen bilirkişi raporuna ekli krokide B harfli yere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Taraflarca 1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,15.03.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.