Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/6209 E. 2023/1356 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6209
KARAR NO : 2023/1356
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen elatmanın önlenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; 453, 456, 494, 496 ve 497 parsel sayılı taşınmazların müvekkiline ait olduğunu, davalılara ait 933, 1050, 266, 582 parsel sayılı taşınmazlar ile komşu olduklarını, davalıların ortak sınıra su arkı açtıklarını, tarlalarının suyunu bu ark vasıtasıyla tahliye ettiklerini, taşan suyun müvekkilinin tarlalarına sızarak geniş bir alanın çoraklaşmasına sebep olduğunu ileri sürerek su arkının kapatılması suretiyle müdahale ve çekişmenin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesince karar, sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve taraf teşkilinin sağlanarak karar verilmesi gerekliliğine değinilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda: “…heyet raporuna göre, davalılar tarafından yapılan sulamanın taşınmazın alt tarafında açılan yüzey tahliye kanalı vasıtasıyla DSİ’nin açık drenaj kanalına göndermesinin normal olduğu, davacı ile sınır olduğundan bu kanal içerisinde su birikmemesi gerektiğini, bunun da ancak kanalların temizliği ve DSİ kanalına rahat bir akışla gönderilmesi koşuluyla olacağını, bu durumun DSİ’nin açık kanalının uygun derinlikte ve sürekli temiz olması şartına bağlı olduğu, DSİ kanalının sazlık ve bitkiler nedeniyle dolu olması halinde suyun boşaltımının uygun bir şekilde olmayacağını ve kanalda su birikintisi olacağı, … ve Sulama Birliklerinin olayda sorumlulukları olup, sulama sezonu öncesinde rutin olarak açık drenaj kanallarını temizlemeleri gerektiği, keşif esnasında da DSİ kanallarının temiz olmadığı, kapalı drenaj sisteminin tek başına çözüm olmayacağı tespit edilmiş olup, raporda bahsedildiği şekilde açık drenaj kanalının DSİ ve Sulama Birlikleri tarafından temizlenmesi sonucunda çözümlenebileceği…” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların taşınmazının kod farkı olarak yukarıda olduğunu ve vahşi sulama yapılması nedeniyle davacı taşınmazına zarar vermekte olduğunu, … boru hattından hendeğe sular salınmakta ve taşınmaza zarar verilmekte olduğunu savunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, komşuluk hukukuna aykırılık nedeniyle zararın giderilmesi ve kal isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Bilindiği üzere; çağdaş hukuk sistemlerindeki tanımıyla mülkiyet, geniş haklar, buna bağlı yetkiler ile birlikte bazı ödevlerin oluşturduğu bir hukuksal kurumdur. Başka bir söyleyişle mülkiyet, tanıdığı geniş hak ve yetkilerin yanında bazı ödevlerde yükleyen bir ayni haktır. 4721 s. Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde “Bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.” hükmü getirilmek suretiyle mülkiyet hakkının kanunla kısıtlanabileceğine işaret olunmuştur. Bu doğrultuda olmak üzere, taşınmaz malikini komşusuna zarar verebilecek her türlü taşkınlıktan kaçınmakla yükümlü kılan aynı Kanun’un 737 nci maddesi, komşuluk ilişkilerinden doğan zorunlu çıkar çatışmalarını düzenlemiş, bir arada yaşamak durumunda olan, komşu taşınmaz maliklerinin ekonomik, sosyal çıkarlarını dengede tutabilmek için onlara katlanma ve kaçınma ödevleri yüklemiştir. O halde, bir toplumda birlikte yaşama olanağı sağlayan insancıl, gerçekçi, zorunlu temel hukuk kuralına göre, hakim; somut olayın özelliğini, taşınmazların konumlarını, kullanma amaçlarını, niteliklerini, yöresel örf ve adetleri, toplumun doğal ihtiyaç ve gerçeklerini göz önünde bulundurarak, komşuların birbirlerine göstermekle yükümlü oldukları olağan katlanma ve hoşgörü sınırını aşan bir taşkınlığın bulunup bulunmadığını saptama, zararı giderici önlemlerden en uygununu bulma, kaçınılmaz müdahaleleri yapmak suretiyle özverileri denkleştirme durumundadır.

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, davalı yanın söz konusu zararda kusurunun bulunmadığı, … ve Sulama Birliklerinin sorumluluklarının bulunduğu tespit edilerek verilen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.