YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7508
KARAR NO : 2023/1372
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
mirasçıları ve asıl davada davacılar, birleştirilen davalarda davalılar … ve … vekili
Taraflar arasında görülen asıl ve birleştirilen davalarda vasiyetnamenin iptali ve tenkis ile muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın açılmamış sayılmasına, birleştirilen 2010/246 Esas sayılı davada asıl ve karşı davanın reddine, birleştirilen 2010/595 Esas sayılı davada davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkeme kararı asıl davada davalı, birleştirilen davada davacı-karşı davalı, birleştirilen davada asli müdahil … mirasçıları ve asıl davada davacılar, birleştirilen davalarda davalılar … ve … vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.03.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl davada davacılar, birleştirilen davalarda davalılar … ve … vekili Av. … ile asıl davada davalı, birleştirilen davada davacı-karşı davalı, birleştirilen davada asli müdahil … mirasçıları vekili Av. … geldiler. Diğer taraftan asıl davada davalılar, birleştirilen davada davacılar … ve … mirasçıları Av. … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacılar … ve … vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin babası …’in 05.02.2010 tarihinde vefat ettiğini, mirasçıları olarak davacılar ile davalı kardeşleri…ile üvey anneleri …’in kaldığını, murisin ölümünden çok önce …. Noterliğinin 01.06.2000 tarih ve 23529 yevmiye No.lu ve yine aynı Noterliğin 25.07.2005 tarih ve 208727 yevmiye No.lu vasiyetnameleri düzenlediğini, murisin hastalıkları, yaşı ve ruh hâli dikkate alındığında vasiyetnamelerinin kendisine manevi baskı ve zorla yaptırıldığını ileri sürerek dava konusu vasiyetnamelerin iptaline, olmadığı takdirde davacıların saklı paya tecavüz eden kısmın iptaline veya iptal kararı verilmeyecek ise hesaplanacak saklı pay oranında tenkise, müvekkillerinin veraset ilâmında yazılı hissesine isabet edecek oranda mülkiyet haklarının tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen …Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/246 Esas sayılı davasında davacı-karşı davalı … vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalıların muris …’in mirasçıları olduğunu, miras bırakanın İstanbul ili, İstiklal Mahallesi, 56 ada 4 No.lu parsel üzerinde bulunan ikinci normal katında bulunan 4 No.lu daireyi önce eşine noter vasiyetnamesi ile bıraktığını daha sonra çocukları olan davalılara vasiyet ettiğini, daha sonra başka bir vasiyetname ile de eşinin ölümüne kadar oturmasını ve ölümünden sonra davalılar … bıraktığını, her iki vasiyetname arasında çelişki olduğunu ileri sürerek, dava konusu vasiyetnamelerin iptaline, olmadığı takdirde müvekkilinin saklı payına tecavüz eden kısmın iptaline, iptal kararı verilmeyecek olursa bu taktirde hesaplanacak olan saklı pay oranında tenkise, müvekkilinin hissesine isabet eden mülkiyet hakkının tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
3. Birleştirilen … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/246 Esas sayılı davasında davalılar-karşı davacılar … ve … vekili karşı dava dilekçesinde özetle; miras bırakan …’ in … Noterliğinin 25.07.2005 tarih ve 28727 yevmiye No.lu vasiyetnamesi ile … ilçesi, … Mahallesi, 56 ada 4 No.lu parseldeki 4 No.lu bağımsız bölümün karşı davalı … lehine kullanma ve oturma hakkı, ayrıca dairedeki eşyaları karşı davalıya bıraktığını vasiyet ettiğini, bu vasiyetnamenin manevi baskı altında düzenlendiğini, murisin iradesinin fesada uğradığını, bu nedenle vasiyetnamenin iptalini, olmadığı takdirde müvekkillerinin saklı paylar oranında tenkis edilmesini talep ve dava etmiştir.
4. Birleştirilen…Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/595 Esas sayılı davasında davacılar … ve … vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin babası muris …’in … Mahallesi, 352 ada 24 No.lu parselde kayıtlı arsayı 03.04.1996 tarihinde 75.000.000,00 ETL bedelle oğlu …’e sattığını ve lehine intifa hakkı tesis ettiğini, bu intifa hakkının 29.01.1999 tarihinde terkin edildiğini, bu tarihte davalı …’ un 31 yaşında olduğunu, … Mahallesi, 352 ada 23 No.lu parselde kayıtlı taşınmazın da aynı tarihte oğlu davalı …’a aynı bedelle satıldığını ve 09.04.1996 tarihli lehine intifa hakkı tesis ettiğini, intifa hakkının 29.01.1999 tarihinde terkin edildiğini, murisin 03.04.1996 tarihinde yapmış olduğu satışların muvazaalı olduğunu, erkek çocuklarına daha fazla mal bırakmak için bu işlemlerin yapıldığını, satışın gerçek olmadığını, bağışlama olduğunu belirterek bu taşınmazlardaki davalıların paylarının muvazaa nedeniyle iptali ile müvekkillerinin miras payı oranında adlarına tescil edilmesini, olmadığı takdirde mirasçıların saklı paylarını aşan dava konusu taşınmazlara ilişkin tasarrufların saklı payları oranında tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.
5. Birleştirilen …. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/595 Esas sayılı davasında asli müdahil … vekili müdahale dilekçesinde özetle; asli müdahil …’in miras bırakan …’in sağ kalan eşi olduğunu, miras bırakanın 352 ada 23 ve 24 parselleri davalılar … ve …’e 03.04.1996 tarihinde 75.000.000,00 ETL bedelle satış suretiyle devrettiğini murisin yapmış olduğu satışların muvazaalı olduğunu, satışın gerçek olmadığını, bağışlama olduğunu belirterek bu taşınmazlardaki davalıların paylarının muvazaa nedeniyle iptali ile müvekkillerinin miras payı oranında terekeye iadesini, olmadığı takdirde asli müdahilin saklı payını aşan dava konusu taşınmazlara ilişkin tasarrufların saklı payları oranında tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin muris …’in eşi olması nedeniyle Medeni Kanun’un 499 uncu maddesi gereğince miras payının 14 olduğunu, yine MK’nun 506 ncı maddesi gereğince eşin, murisin alt soy ile birlikte mirasçısı olması hâlinde yasal miras payının tamamının saklı pay olup murisin hiçbir şekilde saklı payı etkileyecek şekilde tasarrufta bulunamayacağını, 2010/246 Esas sayılı dosyada vasiyetnamenin iptali için dava açtıklarını, her iki davanın birleştirilmesini istemiştir.
2. Asıl davada davalılar … ve … vekili cevap dilekçesinde özetle; muris …’in vasiyetnamesinde belirttiği gibi davacılara en az 11 bağımsız bölüm bıraktığını belirttiğini, hepsinin işyeri niteliğinde olduğunu ve değerinin çok yüksek olduğunu, bu bağımsız bölümlerin değer tespitleri yapıldıktan sonra görüleceği üzere davacıların mahfuz hisselerinden çok daha fazla mal varlığına sahip olduklarından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Birleştirilen …Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/246 Esas sayılı davasında davalılar-karşı davacılar … ve … vekili cevap dilekçesinde özetle; muris …’in vasiyetnamesinde …Caddesi, No:1/8 adresinde bulunan taşınmazı eşi davacı …’in üzerine aldığını, bu dairenin değerinin yüksek olduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
4. Birleştirilen …. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/595 Esas sayılı davasında davalılar … ve … vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaların doğru olmadığını, müvekkillerinin bedelini ödeyerek dava konusu 23 ve24 No.lu parselleri satın aldığını, daha sonra kendi imkânlarıyla her iki parsel birleştirilerek müvekkilleri tarafından bina inşa edildiğini ve yeni parselin 352 ada 81 No.lu parsel olduğunu, bu temliklerin miras payı ihlâl kastı ile yapılmadığını, muvazaa bulunmadığını, tenkis davası açma hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.10.2012 tarih ve 2010/293 Esas, 2012/623 Karar sayılı kararı ile davacılar …ve … yönünden açılan davanın atiye bırakılmış ve yenilenmemiş olduğundan HMK’nın 150 nci maddesine göre açılmamış sayılmasına, iş bu dosya ile birleştirilen (2010/246 Esas, 2010/417 Karar) davada vasiyetnamenin iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 12.12.2013 tarih ve 2013/18536 Esas, 2013/17841 Karar sayılı kararıyla;
3. Mahkeme kararının gerekçesinde, birleştirilen davadaki vasiyetnamenin iptali talebinin reddine ilişkin yasanın aradığı anlamda gerekçeli bir hüküm mevcut olmadığından verilen karar bu yönden doğru görülmediği,
4. Ayrıca, birleştirilen davada “vasiyetnamenin iptali, olmazsa saklı paya yönelik tenkis” talebi mevcut olup, mahkemece vasiyetnamenin tenkisine yönelik talep hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmeden eksik inceleme ile hüküm tesisi de doğru olmadığı,
5. Bundan ayrı olarak; davalılar … ve … 03.02.2011 tarihli dilekçeleri ile harcını da ödemek suretiyle karşılık dava açmış olup, mahkemece karşı dava hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1. 352 ada 23 No.lu ve 24 No.lu parsellerin, muris adına kayıtlı iken muris tarafından 03.04.1996 tarihinde her iki davalı oğlu Turgut ve Osman’a 75.000.000,00′ er ETL’den (toplam 150.000.000,00 ETL) satıldığı, asıl ve birleştirilen davalarda dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, muris …’in ekonomik durumunun iyi olduğu, 03.04.1996 tarihinde taşınmaz satışını gerektirecek herhangi bir ihtiyacının bulunmadığı, tapudaki bu parsellere ilişkin devirlerin, erkek evlat olan davalı … ve Osman lehine, diğer mirasçılar aleyhine mal kaçırmak amacıyla yapıldığı, murisin gerçek amacının satış değil, bağışlama olduğu (gerçek değerin çok altında bir fiyat ile resmi akit ile satıldığı göz önüne alındığında), böylece tapudaki görünürdeki işlem ile tarafların yapmak istedikleri işlemlerin birbirine uygun olmadığı, kaldı ki asıl ve birleştirilen 2010/246 Esas sayılı ve karşı davaya konu 25.07.2005 tarih ve 28727 yevmiye No.lu vasiyetname kapsamı ile de murisin bu hususu zımnen ikrar ettiği düşünülebilir. Çünkü bu vasiyetnamede 56 ada 4 No.lu parsel numarasına kayıtlı taşınmazın, 352 ada 23 parsel numarasına kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan dükkanlardan kazanılan para ile yapıldığı ve bu nedenle 4 No.lu parselde bazı bağımsız bölümlerin davacılara vasiyet edildiği görüldüğü, böylece murisin vasiyetnameyi eşi ve çocukları arasında bir nevi taksim amaçlı olarak düzenlediği ve 03.04.1996 tarihindeki devirleri telafi etmek amacıyla düzenlediği düşünüldüğü,
2. Bu nedenlerle 03.04.1996 tarihindeki dava konusu tasarrufların muvazaalı olduğu, vasiyetnamelerin ise paylaşım amaçlı olarak düzenlendiği kabul edilerek, birleştirilen 2010/246 Esas sayılı dosyadaki ve bu dosya ile ilgili karşı davalı … hakkındaki vasiyetnamenin iptali taleplerinin reddine, birleştirilen 2010/595 Esas sayılı davanın kabulü ile, İstanbul ili, Ümraniye ilçesi, İstiklal Mahallesi, 352 ada 81 No.lu parseldeki 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 No.lu bağımsız bölümlerdeki, davalılar … ve … adına kayıtlı olan tapu kayıtlarının 6/16 oranında iptali ile iptal edilen hisselerin davacılar … ve … mirasçıları adına tapuya tesciline, birleştirilen davalarda ayrıca tenkis talebinde bulunulduğu, tenkis hususunda murisin terekesinin netleşmesi gerektiğinden bu husustaki davalar tefrik edilerek, mahkemenin ayrı bir esasına kaydedilmesine, asıl davanın ise açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı, birleştirilen davada davacı-karşı davalı, birleştirilen davada asli müdahil … mirasçıları vekili ile asıl davada davacılar, birleştirilen davalarda davalılar … ve … vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada davalı, birleştirilen davada davacı-karşı davalı, birleştirilen davada asli müdahil … mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleştirilen …Asliye Hukuk Mahkemesi 2010/595 Esas sayılı davasında asli müdahil olarak nispi harç yatırdıklarını ve mahkemece asli müdahil taleplerinin kabulüne karar verildiği hâlde Mahkemece talepleri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediğini, asli müdahil olarak yatırdıkları 8.343,00 TL harcın ise birleştirilen davada davacılar olan … ve … yatırmış gibi onlara iade edildiğini ileri sürerek duruşma istemli olarak kararı temyiz etmiştir.
2. Asıl davada davacılar, birleştirilen davalarda davalılar … ve … vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, …. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/595 Esas sayılı davasının hatalı olarak birleştirilmesine karar verildiğini, muris muvazaasına yönelik birleştirilen davanın kanıtlanamadığını, kaldı ki murisin vasiyetnamesi yorumlandığında davalılara yapılan temliklerin mal kaçırma amacıyla yapılmadığını, murisin denkleştirme amacıyla mallarını paylaştırdığının belli olduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporlarında taşınmazların satış tarihlerindeki arsa nitelikleri dikkate alınarak değer belirlenmesinin gerektiğini ileri sürerek duruşma istemli olarak kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davalarda vasiyetnamenin iptali ve tenkis ile muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Asli müdahale, hukukumuzda ayrı (genel) bir kanun hükmü ile düzenlenmiş değildir. 6100 sayılı HMK’nın asli müdahale başlıklı 65 inci maddesinde;
“(1)Bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir.
(2)Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır.” hükmü getirilmiştir.
2. Asli müdahale talebiyle birlikte harç yatırılması, mahkemece asli müdahillik yönünden bir karar verilmesi gerekir.
3. Değerlendirme
1. Dosyanın incelenmesinde birleştirilen İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/595 Esas sayılı davasında … vekili, davacı yanda müdahillik için müdahale talebinde bulunmuş, 20.01.2020 tarihinde nispi harcı yatırmış, mahkemesince 01.06.2017 tarihli celsede müdahillik talebinin kabulüne karar verilmiştir.
2. Mahkemece asli müdahillik talebinin kabul edildiği, asli müdahilin yargılamalara iştirak etmiş olduğu anlaşıldığından …’in asli müdahil sıfatı kazandığı ancak, Mahkemece asli müdahilin talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmediği görülmüştür.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre asıl davada davalı, birleştirilen davada davacı-karşı davalı, birleştirilen davada asli müdahil … mirasçıları vekili ile asıl davada davacılar, birleştirilen davalarda davalılar … ve … vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Bozma nedenine göre Yargıtay duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.