YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16714
KARAR NO : 2015/7342
KARAR TARİHİ : 11.02.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın, yakınan …’a yönelik “yağma” suçundan kurulan hükmünde; erteleme hükmü değerlendirilirken TCK 51 yerine, CMK 51 olarak yazılması, yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi hata, gerekçeli kararın, mahkeme mührü ile mühürlenmemesi yerinde tamamlanması olanaklı eksiklik, olarak kabul edildiğinden; 5237 sayılı TCY.nın 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK’nın 522. maddesindeki “hafif” ve “pek hafif” ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değer azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun, daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da değerlendirilip, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, sanık hakkında aynı Yasanın 150/2. maddesi uyarınca mağdur …’e yönelik yağma suçundan indirim yapılması, 25.02.2005 tarihli “Olay, Yakalama, Üst Arama, Zapt Etme Tutanağı”na göre, diğer yakınan …’a yönelik yağma eyleminde polisler tarafından suçüstü yakalanan sanığın, üst aramasında, daha önce yakınan …’dan yağmalandığı anlaşılan suça konu Motorola T 190 marka cep telefonunun ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında; etkin pişmanlık koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında, mağdur …’a yönelik yağma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 168/3. maddesi ile hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu’nun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğinin kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan yoksunluğun 5237 sayılı TCY’nın 53/3. maddesi uyarınca yalnızca kendi alt soyundaki kişiler bakımından koşullu salıverilmeyle sona ereceği gözetilmeden, anılan hakların yönelik olduğu kişiler bakımından bir ayrım yapılmadan, sanığın aynı Yasanın 53/1-c maddesinde yazılı haklardan şartla tahliyesine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “53. maddenin uygulanmasına” ilişkin bölümler çıkartılarak, yerlerine “sanığın, TCY’nin 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiriler dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.