YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7744
KARAR NO : 2023/339
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2021 tarihli ve 2021/106 Esas, 2021/590 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.04.2022 tarihli ve 2022/142 Esas, 2022/419 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun, “sanık hakkında katılan …’ya yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümde katılanın organlarındaki uzuv zaafı ve kaybı dikkate alınarak TCK’nın 35/2. maddesi uyarıca üst sınırdan 15 yıl hapis cezası verilmesi gerekirken 12 yıl hapis cezası verilmesi aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığı” şeklindeki eleştirisi ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri;
1. Sanığın atılı suçu işlemediğinden beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Sanığın eyleminin kasten yaralama suçu olduğu dikkate alınmadan suç vasfının belirlenmesinde yanılgıya düşüldüğüne,
3. Mahkeme kararının yeterli gerekçe içermediğine ve eksik incelemeye
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık …’ın, katılan …’nın ailesi ile olay öncesine dayanan husumetinin bulunduğu, bu husumet çerçevesinde sanığın, katılanının abisi olan Mert Hızlı’nın öldürülmesi ve yine katılanı başka bir tarihte silahla yaralaması suçuna ilişkin olarak yargılanmalarının devam ettiği, sanık …’in olay günü katılanı öldürmek amacıyla şikayetçinin bulunduğu sokağa araçla geldiği, tanık ve temyiz dışı mağdur … ile tanıklar …. ve ….’nun birlikte sokak üzerinde sohbet ettikleri sırada şahıslara yaklaştığı, aracın sağ ön yolcu koltuğunda oturan sanığın aracın camından soruşturma kapsamında ele geçirilemeyen silahla katılan …’yı hedef gözeterek 4-5 el ateş ettiği, akabinde geldiği araçla olay yerinden uzaklaştığı, olayda katılanın hayatî tehlike geçirecek ve vücudunda 5. derecede kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı olayda;
Sübut yönünden her ne kadar sanığın aşamalardaki savunmalarında, olay yerinde olmadığını, eylemi kendisinin gerçekleştirmediğini savunmuş ise de; katılanın aşamalarda kendisine yönelik yargılamaya konu eylemi sanığın gerçekleştirdiğini beyan ederek sanığı teşhis ettiği, olayın bizzat görgüye dayalı tanıkları …. ile ….’nun olaya ilişkin şikayetçi ile benzer beyanlarda bulunarak sanık …’i teşhis ettikleri, dosya arasına alınan HTS kayıtlarında sanığın aşamalardaki savunmalarında kendi kullanımında olduğunu beyan ettiği 0530 933 27 06 numaralı telefonun olay saatlerinde olay yeri ve çevresinde baz sinyali verdiğinin tespit edildiği, sanığın maddi gerçeğe uygun düşmeyen ve dosya kapsamındaki somut delillerle doğrulanmayan savunmalarına itibar edilmeyerek yargılamaya konu eylemin sanık …’in gerçekleştirdiği kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Suç vasfı yönünden; sanığın husumeti nedeniyle katılan karşı kabuldeki şekilde atılı eylemi gerçekleştirdiği, sanığın hedef gözeterek birçok kere katılana silahla ateş ettiği, katılanın vücudunun çeşitli bölgelerine isabet eden mermilerle yaralanıp yere düştüğü, sanığın bunun üzerine eylemine son vererek olay yerinden uzaklaştığı, katılanın hayatî tehlike geçirmesine neden olacak birden fazla yaralanmasının bulunduğu hususları değerlendirilerek, sanığın katılana yönelik öldürme kastıyla hareket ettiği, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiği belirlenmiştir.
2. Sanık, üzerine atılı suçlamayı inkar etmiştir.
3. Katılanın aşamalarda istikrarlı anlatımları mevcuttur.
4. Temyiz dışı mağdur … ile tanıklar …. ile ….’nun beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
5. Şikayetçinin 21.12.2020 tarihli, tanık …’in 21.12.2020 sanığı teşhis tutanakları dava dosyasında bulunmaktadır.
7. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak İstanbul 2. Adlî Tıp İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan 15.10.2021 tarihli;
“1)Kişinin vücudunda; sol uyluk medialde 2 (iki) giriş, lateralde 1 (bir) çıkış yarası, skrotumun sağ lateralinde 1 (bir) adet giriş/çıkış yarası, skrotum orta hattın solunda 1(bir) adet giriş/çıkış yarası, sağ uyluk proksimal medial ve lateralde 1 (bir)’er adet giriş/çıkış yarası olmak üzere toplam 4 (dört) adet ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına ait toplam 7 (yedi) adet 4 (dört) adet giriş, 3(üç) adet çıkış) giriş-çıkış yarası tarif edildiği,
2)Sağ uyluk proksimal medial ve lateralde giriş-çıkış yarası tarif edilen, sağ femoral ven ve sağ safen ven proksimal yaralanmasına ve sağ femur açık boyun kırığına neden olan 1(bir) adet ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasının;
a.Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu,
b.Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
c.Vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi Hafif (1), Orta (2-3) ve Ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında; şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını AĞIR (5) derecede etkileyecek nitelikte olduğu,
3)Skrotum sağ lateralinde giriş/çıkış yarası ve skrotum orta hattın solunda giriş/çıkış yarası tarif edilen ve sol testisin akut kaybıyla sonuçlanan yaygın testis doku laserasyonuna neden olan 1 (bir) adet ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasının;
a.Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu,
b.Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
4)Sol uyluk medialde 2(iki) adet giriş, lateralde 1 (bir) adet çıkış yarası tarif edilen ve trase belirtilmeyen ancak olay tarihli grafilerin Kurulumuzca incelenmesinde sol uyluk distal posteriorda 1(bir) adet forme mermi çekirdeği görülen toplam 2 (iki) adet ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasının ayrı ayrı;
a.Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
b.Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
5)Yüz sınırları içerisinde cilt bütünlüğünü bozan travmatik lezyon tarif edilmediğinden yüzde sabit iz tayinine mahal olmadığı,
6)Vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi Hafif (1), Orta (2-3) ve Ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında; şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını AĞIR (5) derecede etkileyecek nitelikte olduğu,
7)Dava konusu olaya bağlı sol testis kaybının organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu,
8)Dava konusu olaya bağlı damar yaralanmasında femoral vene safen greft uygulanmasının organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu,
9)Yaralanmasının çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına neden olup olmadığı hususunda görüş isteniyorsa, kişinin bir üniversite veya eğitim ve araştırma hastanesi üroloji birimine sevki sağlanarak yeni yaptırılacak ürodinami, üriner ultrasonografi, PMR, TİT, biyokimya, FSH, LH, Total testosteron, Serbest testosteron, spermiogram incelemelerinin raporları ile birlikte teminen gönderilmesi gerektiği oy birliği ile mütalaa olunur.”
Görüşlerini içeren adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
7. Sanığa ait HTS kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sübuta Yönelen Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, olay tarihinde olay yerinde olmadığını beyan etmiş ise de katılanın aşamalarda değişmeyen beyanları ile bu beyanları doğrulayan temyiz dışı mağdur … ile tanıklar …. ve …’nun beyanları, aşamalarda sanığı teşhis etmiş olmaları, HTS kayıtları ve şikayetçide meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak tanzim olunan adlî muayene raporları karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Suç Vasfı Yönünden
Sanık ile katılan arasında husumetin olduğu, katılan hakkında düzenlenen ve hüküm kurmaya elverişli adlî muayene raporundan anlaşılacağı üzere sanığın katılana ele geçilemeyen tabanca ile ateş ederek toplam 4 yerinden ateşli silah mermi çekirdeği ile yaraldığı, sağ bacaktaki yaralanmasının hayatî tehlike oluşturduğu, kasık bölgesindeki yaralanmasının ise hem hayatî tehlike oluşturduğu hem de organlarından birinin işlevinin yitirmesine neden olduğu anlaşılmakla, sanığın suçta kullandığı aletin elverişliliği, atış sayısı hedef alınan vücut bölgeleri ile katılanda meydana gelen yaralanmaların yeri, nitelikleri ve nicelikleri dikkate alındığında kastının, öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmakla, suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yetersiz Gerekçe ve Eksik İnceleme Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.04.2022 tarihli ve 2022/142 Esas, 2022/419 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 15. Ağır Ceza, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.