YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/15904
KARAR NO : 2023/10641
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvuruların esastan reddine
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 14.10.2022 tarihli ve 2011/11698 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 24. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.01.2023 tarihli ve 2018/159 Esas, 2018/432 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesi, uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 21.02.2023 tarihli ve 2023/658 Esas, 2023/471 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu yönünden esastan reddi kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Elde edilen bulguların somut şekilde suçun unsurlarının mevcut bulunmadığını göstermekte olduğuna,
3.Müvekkilin uyuşturucu madde bağımlılığıyla mücadele etmekte olduğuna, ölümcül bir hastalıkla uğraşmakta olduğuna,
4. Müvekkilin samimi ikrarı ve pişmanlığı bulunduğuna,
5.Mağdurun şikayetini geri almış olduğuna,
6.Sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları ve hastalığı da dikkate alındığında hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim yapılması gerektiğine,
7.Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın yolda yürümekte olan mağdurun önüne çıkarak kendisini bıçak ile korkutmak suretiyle mağdurdan 90,00 TL parası ile cep telefonunu zorla aldığı, suça konu cep telefonunu soruşturma aşamasında dinlenen tanık P. A.’ya sattığı, anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı suçu ikrar ettiği anlaşılmıştır.
3. Mağdurun oluşa uygun ve tutarlı beyanda bulunduğu belirlenmiştir.
4. Tanık P.A.’nın soruşturma aşamasında beyanının alındığı anlaşılmıştır.
5. Soruşturma aşamasında mağdurun sanığı teşhis ettiğine dair canlı teşhis tutanağı ile suça konu cep telefonunun mağdura teslim edildiğine dair teslim tutanağının dosyada mevcut olduğu belirlenmiştir.
6. Olay gününe ait kamera kayıtlarına ilişkin görüntü izleme tutanağının dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Suçun Sanık Tarafından İşlenmediği ile Suç Unsurlarının Oluşmadığı Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’ un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’ un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın gündüz vakti yolda yürümekte olan mağdurun önüne çıkarak önce para istediği 90,00TL civarındaki parayı aldıktan sonra bu kez cep telefonu istediği, mağdurun telefonunu vermek istememesi üzerine ise bu kez mağdura bıçak göstermek suretiyle suça konu cep telefonunu da zorla aldığı, mağdurun teşhisi ile ulaşılan sanığın suçu ikrar ettiği, mağdurun oluşa uygun beyanlarda bulunduğu anlaşılmaka suçun sanık tarafından işlendiği ile suç vasfının silahtan sayılan bıçak kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen nitelikli yağma suçunun oluştuğuna dair kabul içeren hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Etkin Pişmanlık Hükümleri Yönünden
Dairemizce de benimsenen ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.03.2013 günlü, 2012/6-1232 esas ve 2013/106 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, çalınan malın 3 üncü kişiye satılması halinde; 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin uygulanabilmesi için suçunun failinin, sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın, suçun mağduruna iadesini sağlaması yetmez. Failin bizzat pişmanlık göstererek, satın alan iyiniyetli ise; sattığı yeri veya kişiyi söyleyerek çalınan malın suçun mağduruna iadesini sağlaması yanında aynen geri verme veya tazmin suretiyle satın alanın zararını da gidermesi, kötü niyetliyse; satın alandan elde ettiği para veya sağladığı menfaati, kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma makamlarına teslim etmesi gerekir. Somut olayda da sanığın suça konu telefonu sattığı yeri göstermekten ibaret eyleminde hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri koşullarının gerçekleşmediğinden hükümde bu yönüyle hukuk aykırılık bulunmamıştır.
3. Uyuşturucu ile Mücadele Edildiği Hususu Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 34 ncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iradi olarak alınan uyuşturucu etkisinde suç işleyen kişi hakkında, geçici bir nedenle ya da irade dışı alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış kişiye ceza verilmeyeceğine dair 5237 sayılı Kanun’un 34 ncü maddesinin birinci fıkrası hükmünün uygulanamayacağının belirtilmesi gözetildiğinde hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Ölümcül Hastalık Sebebiyle İlaç Parası İçin Eylemin Gerçekleştirildiği Yönünden
Somut olayda başka suretle korunmak olanağı dahil olmak üzere 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen zorunluluk hali hükümleri koşullarının oluşmadığının anlaşılması karşısında hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5. Takdiri İndirim Hükmünün Uygulanmaması Yönünden
5237 sayılı Kanun’un “Takdiri İndirimler” başlıklı 62 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre “Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir….”, şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Mahkemesince sanığın aynı suçtan farklı mahkemelerce verilmiş mahkumiyet hükümleri dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin takdiren uygulanmamış olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
6. Mağdurun Şikayetçi Olmaması Yönünden
Sanığın eylemine uyan nitelikli yağma suçun kovuşturulmasının şikayete tabi olmaması dikkate alındığında hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 21.02.2023 tarihli ve 2023/658 Esas, 2023/471 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 29. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.05.2023 tarihinde karar verildi.